Mut İlçemiz

AH, VAH DİŞİM!

AH, VAH DİŞİM!
Musa DİNÇ
Musa DİNÇ( musadinc2109@gmail.com )
15 Mart 2020 - 23:32

Aşı Kampanyası tam takır tüm görkemiyle devam ediyordu. Siirt /Kurtalan’a bağlı Bölük tepe köyüne gittik. Sağlık ekibi olarak; görevimizi layıkıyla yerine getirmenin huzuruyla Köy Muhtarının evinde soluğu aldık.  Köyün Muhtarı çok cömertti. Krallara layık bir yer sofrası kurdurdu. Her şey güzeldi, hoştu; ama uğursuzluk getirdi bana. Pirinç pilavı içinden beyaz bir taş ağzıma geldi ve bir dişimin kırılmasına sebep oldu.  Yemek yemeği bıraktım, tek derdim dişimdi artık.

 Hayatımda hiç böylesine üzülmemiştim. O gün tüm gün düşündüm ve kırılan dişimin yasını tuttum. Bir gün, iki gün derken, tam bir hafta diş üzüntüsünü yaşadım. Üzülmenin yersiz olduğunu idrak ettim. “En iyisi dişime çözüm bulmalıyım,” dedim.  Bulunduğum ilçe, hatta ilde bile kamuya ait diş doktoru yoktu. Özel diş doktorların muayenelerini saymıyorum tabiî ki.  Onlar da sayısal anlamda parmakla bir elin beş parmağını geçmiyordu, komşu büyük şehir Diyarbakır Dicle üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde tam teşekküllü diş polikliniği vardı.  Kurtalan’dan Siirt Devlet Hastanesine, oradan da Diyarbakır Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi diş polikliniğine sevk etti. Diyarbakır’a gitmek için karayollarındansa demiryolunu tercih ettim. Nasıl olsa Kurtalan Ekspresi vardı. Zira gece 03: 45 trenine binersem, sabah mesaisine yetişebilirim düşüncesiyle 03.45 trenini tercih ettim. Halk arasında yoğurt treni olarak bilinirdi; çünkü yöre halkı yoğurdunu gece mayalar, trene bindiği gibi şehir merkezlerine getirip satar, o parayla da eve erzak alarak tekrar akşam saat 18.00 treniyle geri dönerdi.  Geceden saati kurdum. Gecenin saat 03.00’ de saatimin zili öttü. Trenin kalkmasına 45 dakika daha var.  15 dakikada istasyona yetişirim, diyerek bir on beş dakika daha kestireyim dedim, amanın bir daha uyandım baktım, saat 3. 30 gerçekten 15 dakika kalmış trenin kalkmasına. Yüzümü yıkadım, dişimi fırçaladım, tuvalet falan, giyim kuşam derken 8 dakika kaş göz arasında daha geçti,  kaldı 7 dakikalık sürem.  Lojmandan istasyona kadar koşarak gittim. Trene 50 metre kala, tren hareket etti, arkasından son sürat koştum, soluk soluğa trenin arka vagonundaki demire ulaştım ve tutundum. Allah razı olsun, duyarlı yolculardan birinin desteğiyle trene binebildim. Hele çok şükür. Bir daha tövbeler olsun ki saat öttü mü, bir daha şekerleme asla yok.   Takır, tukur sesleriyle kendimi ninemin beşiğinde hissedercesine kompartıman da uyudum. Beşiri /  İki köprüyü, Batman’ı geçmişiz, yorgunluktan fark etmemişim;  bir baktım ki Bismil’deyiz. Bir saat sonra Diyarbakır’a vardı trenimiz. İstasyondan Dağ kapı istikametine giden dolmuşa bindim. Dağ kapı meydanında indim. Burada Üniversiteye giden dolmuşa bindim. Yarım saat sonra hastaneye ulaştım.  Hastaneye, polikliniklere yöneldim, önce sıra numaramı aldım. İki saat sonra sıra geldi bana.

 Dişlerimi muayene eden Doktor:” Dişlerin gayet sağlam, yalnız kırılan bir dişin var, bu kırılan dişin kenarında bir çürüme söz konusu. Oraya dolgu yapmamız gerekiyor,” dedi.

“Tamam, siz de dolgu yapın,” dedim.

Hayatımda ilk kez dişçi koltuğuna oturuyordum. Bu koltuk berber koltuğu gibi değildi. Bu koltuk stres yüklüydü; sanki işkence aleti gibiydi. Allah’ tan narkoz veriliyor, yoksa tahammül etmek mümkün değildir. Hele şükür korktuğum kadar değildi. Toplam otuz dakika bile sürmedi.

“ Geçmiş olsun, beş saat bir şey yemeyeceksiniz,” dedi.

“Tamam, teşekkür ederim,” diyerek keyifle çıktım hastaneden.  Saat 11.00 civarı saat 16.00’ ya kadar gezdim, dolaştım, akraba, dost ve arkadaşlarımı ziyaret ettim. Saat 16. 30’ dan sonra önce bir ciğer ziyafeti, arkasından fıstıklı burma kadayıf; sonra dondurma yedim. Çok şükür bir sorun yok.  Saat 18.00’ de trene bindim Kurtalan’a geri döneceğim. Trene bindim, kompartımanda nefes almak cabası, zar zor boş bir yer bulabildim. Tren takır tukur yoluna devam ediyordu. Nefsimi de gidermekten ziyade karnımı da o biçim doyurmuştum,  Bismil’e kadar tren tıklım tıklım doluydu, Bismil’de inenler oldu, biraz nefes alabildik nihayet. Bismil’de de az sayıda trene yolcular bindi.

 Kompartımanın kapısını açan karı koca ve bir çocuklu çift  “Boş mu?” dedi.

“ Boştur,” dedim.  Beşiri/ İki köprü ’ye geldik.   Aile, çiklet sakız ikram ettiler, bende çiklet sakızı çiğnemek için ambalajından çıkarıp ağzıma attım, başladım çiğnemeye. Amanın sakızla beraber dolgum da çıktı.

Birden çığlık attım.

 “Ne oldu?” dediler.

“Hiç dilimi ısırdım,” dedim. Kompartımandan çıkıp, koridordaki tuvalete yöneldim. Ayna karşısında dişime baktım.  Dolgu çıkmış, yeri mağara boşluğu gibi duruyordu:

 “ Hayret diş dolgusu için ta Kurtalan’dan kalktım Diyarbakır’a gittim, daha Kurtalan’a varmadan dolgum düştü;  aynı tas, aynı hamam, dişim aynı!”

 O gün, bugün kamuya ait diş doktorlarını defterimden çıkardım,  Diş konusunda çok hassas davranıyorum ve özel diş doktorlarını tercih ediyorum. Ama her özel diş doktoru da değil, mesleğinde başarılı, kendini kanıtlamış, meslek deontolojine uyanları tercih ediyorum tabiî ki. İki yılda bir muhakkak dişlerimi temizletirim.  Dolgu olan dişim yıllara meydan okudu.  Daha sonra kaplama yaptırdım. Şimdi yan taraftaki üst çenemde bir dolgu vardı, bu dolgu zamanla kenarında çürümeler oldu. Ne yazık ki bu dişimi kurtaramadım.   Şimdi implant yapmayı düşünüyorum. Ama Dolar ve Euro bazında fiyat maliyeti yüksek çıkıyor, biraz bütçemi zorluyor, iki senedir, bir şey yapamadım.

Doların fren balatası koptu, patinaj bile yapmıyordu artık. Bu gidişle güzelim dişimizi yapacak gücüm yok.  Otuz üç yıl kamuya hizmet et, bir dişini senden esirgiyor devlet, destek çıkıp da yapmıyor. Bakıyorum biz vatandaşların oyuyla seçilen milletvekilinin tüm sağlık giderleri beleş. Bir diş implantın bedeli Dolar kuru veya Euro üzerinden maliyeti dört bin ile beş bin TL. Dolar ve Euro düşmez, gücüm de elvermediğine göre dişimi implant yapmak biraz hayal gibi geliyor. Ne yapayım, ben de yaptırmam!

Otuz iki dişim olacağına, otuz bir dişim olsun. 

***

Musa DİNÇ / Mizah Öykü

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com