Mut İlçemiz

ANNELİK DUYGUSU…

ANNELİK DUYGUSU…
Havva UYAR
Havva UYAR( havva.uyar@hotmail.com )
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEYLER VAR
10 Mayıs 2020 - 23:24

Bugün anneler günü. Bakıyorum herkes sosyal medya hesaplarında annesinin fotoğrafını paylaşıyor. Anneleri  ya ölmüş ya  hayattalar… Kimisinin annesi yanında kimisinin uzakta kimisinin de var mı yok mu arasında…  Kimisi hüzünle anıyor kimisi sevgiyle kimisi anne olamamanın verdiği burukluğu yaşıyor içinde sessizden. Kimisi anne olmuş çocuğunu bağrına basmış, kimisi anne olmuş  ama o veya bu sebeplerle hayat onu ters köşeye yatırmış analık edememiş evladına, kimisi analık duygusunu içinde hissedememiş bir nedenle hayatın ona verdiği eşsiz hediyenin değerini bilememiş. Kimileri erken ayrılmış çocuklarını  emanet etmişler. Kimileri ana olmadan, doğurganlığın ne olduğunu bilmeden, tanrının lütfuyla bir can yaratmanın ne demek olduğunu anlamadan hem ana hem baba olmuşlar evlatlarına. Velhasılı hayat kimimize torpil geçmiş, kimimize  ekmeğe katık edecek  bir yudum sevgi vermemiş. Kimini sevgi dilencisi etmiş kimini sevincik delisi… İki iyiliksiz bir dünya işte…

Analarımız… Eğer ama demeden koşulsuzca ne olursak olalım, ne yaparsak yapalım onaylandığımızı  kabul gördüğümüzü hissettiğimiz  tek yer anne kalbi. Onlarca maskeyle dolaşırken kendimizi saklama ihtiyacı duymadığımız tek yer…

Sevdiklerimize sarılamadığımız, doya doya koklayıp öpemediğimiz bu günler bizlere sevgiyi dokunsal olarak hissetmenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. 

Herkes annesini paylaşırken ben kendi anneliğimi yaşadığım zamana bir yolculuk yapmak istedim nedense…

Bütün annelerin, yüreğinde annelik ruhunu taşıyan bütün kadınlarımızın anneler günü kutlu olsun. Güzel günlerde buluşmak dileğiyle.

İYİ Kİ DOĞDUN OĞLUM

Hayatta hiç unutamadığınız bir anınız var mı deseler aklıma ilk gelen doğum odasında Deniz’imin dünyaya gelişi olurdu inya inga nidalarıyla…Savaştan galip çıkmanın verdiği bir gururla, yorgun bir savaşçı gibi, boncuk boncuk ter içinde gözlerimi açtığımda, hemşirenin baş aşağı tutarak ağlasın diye poposuna vurduğu anı ve ilk ciğerleri sökülürcesine ağlayışı gelir aklıma. Ağlarken güldüğüm hıçkırarak ağlayıp yine güldüğüm ender zamanlarımı yaşıyordum. Allah’ın bizlere verdiği en büyük lütuftu. Anne olabilmenin gururuyla yaşadığım mutluluğun tarifi imkansızdı.

27 yıl önceydi.Evliliğin ilk aylarında hamile kaldığımı öğrendiğimde kadınlığımın başka bir boyutunu deneyimliyordum. Henüz iki kişilik yaşamayı öğrenemeden üçüncü kişiye kapılarımızı açıyorduk. Bedenimde benden ayrı ama benimle beraber bir “can” tohum atıyordu. Yeşerip büyümek için bir süre bedenimde misafir oluyordu. Ne muhteşem ne harika bir misafirlikti böyle. Artık her şeyimi içimdeki canı da düşünerek yapacaktım. Hareketlerime, oturup kalkmama, yediğime içtiğime, bulunduğum ortamlara dikkat edecektim. Ben miydim önemli olan yoksa içimden bi haber nerede büyüdüğünü bilmeyen “can” mıydı? Nerdeyse iki paket sigara içen ben, iki defa bırakmayı denemiş her iki denemede de en fazla bir yıl içmemeyi başarabilmiş yine de sigaradan kopamamıştım. Şimdi ne oluyordu da bir çırpıda bırakıveriyordum. Nasıl bir duyguydu ki en sevdiğim, yokluğunda yalvar yakar dilendiğim her şeyi yapacak noktasına geldiğim sigaradan koparabiliyordu? İçimde benden habersiz büyüyen minik bebek nasıl oluyordu da birden bire köklü bir alışkanlığı değiştirebiliyordu? Bu soruların cevabını hâlâ bulabilmiş değilim. Tek bildiğim çok güçlü ve yoğun, bütün varlığımı içine alan bir duygu oluşuydu.

Yavaş yavaş karnım büyümeye başlıyor. Memelerim süt kanallarının açılmasıyla bir beden daha büyüyordu. Bedenimdeki değişiklikler beni her kadın gibi korkuturken içimdeki mucize yeni bir anlam katıyordu hayatıma. Kilo alma endişesi, karnımın giderek büyümesiyle artan çatlaklar ve bir daha eski haline gelemeyeceğini bilmek düşüncesiyle beğenilmeme duygusu sararken içimi bana benzeyen benden bir parça olan benimle var olan benimle nefes alan benimle doyan benimle hastalanan hissettiğim her duyguyu benimle yaşayan inanılmaz bir mucize vardı içimde. Ellerimle gergin karnıma dokunduğumda hissettiğim varlığın hazzı kelimelerle ifade edilemezdi. Ona can verendim. Yaradanın lütfuyla bir can yaratıyordum. Ne muhteşem bir şeydi bu böyle. Bu duyguyu tek başına yaşamak ve kadınlığın en gurur verici yanını ilk defa deneyimlemek…

Hamileliğim sona ererken dünyaya gelmeye hazırlanan oğulcuğum en dayanılmaz acıları yaşatırken bana “Bir daha mı asla doğurmam” dedirtecek kadar büyük laflar ettiriyordu bana. Bebeğim üç gün boyunca hastane koridorlarında mekik dokuttu bana. Anlaşılan biraz büyüktü, hazneye yerleşirken ilk doğumun verdiği bir ihtişamla açma germe hareketleri inanılmaz güzellikte acı veriyordu. “Sabah olmaz öğleye, yok akşama… Hayır hayır ancak yarına olur.” derken beni üç gün kıvrandıran gece uykusuz, aç, harap ve bitap düşüren Deniz’im nihayetinde bir ağustos gecesinin on birinde dünyaya gözlerini açmıştı. Deriiin “oooh” çektiğim ve bu kelimenin gerçekte ne anlama geldiğini öğrendiğim unutulmaz bir andı.

Hep ilkleri yaşadım Deniz’imle… Başta sevginin katıksız, saf, sade halini; şefkatin, merhametin, özverinin iliklerime işlemesini. Gecelerce uykusuz kalmayı yine de “of” dememeyi, Üzerime işerken ya da kusarken bile iğrenmeden sevebilmeyi, hayatıma girişiyle sevdiğim her şeyden bir çırpıda vazgeçebilmeyi öğretiyordu. Minicik ağzına almaya çalıştığı meme uçlarımı içine çekerken sanki benim de içimden bir şeyler ona çekiliyordu. Sevgim aşkım ona akıyordu. Ben onda can buluyordum yeniden. Onun sevgisi de bende can buluyordu. Ben onda o bende… Nasıl da karışıyorduk birbirimize. Verirdim gözümü bile kırpmadan canımı… Hastalığı kederim, sevinci mutluluğum oluyordu. Annelik böyle bir şeydi.

Deniz’imin dünyaya gelişi işte böyleydi. Dün gibi nasıl da geçti zaman, boyumdan uzun artık, koynuna sokuluveriyorum, sigara kokulu hali parfüm gibi geliyor . Artık  koca adam oldu. Avukat adayı şimdilerde. O da baba olacak anne kıymeti bilen evlatlar yetiştirecek. Tıpkı babası gibi…

Deniz’im

Varlığın yetiyor hayatıma renk katmaya,

Yoluma ışık olmaya,

İçine düştüğüm çıkmazlarda canıma can katmaya

İyi ki varsın canım oğlum. İyi ki doğurmuşum. Hayat denen oyunda iyi ki annen olmuşum.

10.05.2020

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com