Mut İlçemiz

BEDRİ KOÇAK İLE SÖYLEŞİ

BEDRİ KOÇAK İLE SÖYLEŞİ
Celal Necati ÜÇYILDIZ
Celal Necati ÜÇYILDIZ( celalnecatiucyildiz@hotmail.com )
KİRMEN
15 Mayıs 2020 - 20:27

BEDRİ KOÇAK ÇUKUROVA’DAN SESLER SÖYLEŞİ

TRT Çukurova Radyosunda Yapımcısı Mert Şahin‘in yaptığı programa konuk olarak katıldık. Program TRT Türkü Radyo’da yayınlanmıştı.  İşte o söyleşiden satırlar. Sizlerle paylaşıyorum.

-Bedri Koçak kimdir?

Bedri Koçak 1950 yılında Silifke’nin Çatak Köyü’nde dünyaya gelir. Torosların en yüksek yerlerinden biri olan Çatak Köyü, aynı zamanda yörenin en eski köylerindendir. Yıllara dayanan köklü bir geleneğin yansıması olarak Çatak Köyü, adeta müziğe sevdalı insanların yaşadığı bir köydür. Müzik sesleri köyün semalarından eksik olmaz. Hele yaz aylarında kurulan düğün törenleri, ardı ardınca bağlanır birbirine. Düğünün biri biter, diğeri başlar. Bedri Koçak, işte böylesi bir ortamda geçirir çocukluk yıllarını. Köye düğün çalmak için gelen ve keman çalan Mustafa Andaç, Aziz Eren ve Mehmet Demircioğlu’nu büyük bir dikkatle dinler ve küçük yüreği bu yaşlarda, sesin ve sözün büyüsüne kapılır. Bedri Koçak’ın ailesinde de müzisyenler vardır. Yörede “Defçi” lakabıyla bilinen dedesi Ömer’in yanı sıra, köyde imamlık yapan babası Mehmet de keman çalar. Bedri Koçak, ilk etkileri böylece ailesinden alır ve yöre sanatçılarını izleyerek, dinleyerek kendini geliştirmeye çalışır. Müziğe duyulan bu ilgi ve sevgi, Koçak ailesinin genelinde hakimdir. Tıpkı Bedri Koçak gibi, kardeşleri de müzikle yakından ilgilidir.

-Müzikle tanışması nasıl olmuştur?

Bedri Koçak ilkokulu köyünde okur. Okumak, tahsil yapmak onun en büyük isteklerinden biridir ancak, olmaz. İlkokuldan sonra maddi koşullar yaşamı belirler ve çocuk yaşında geçim derdine girer. Garsonluk, kahveci çıraklığı derken pek çok işte çalışır. Geçinmek için bir taraftan değişik işlerle uğraşsa da, müzik çalışmalarından geri kalmaz. O güne kadar güzel sesiyle yöre türkülerini seslendiren, yeni türküler öğrenmeye çalışan Bedri Koçak, 1964 yılında, kardeşi Ömer’den aldığı etki ve destekle, keman ve davul çalmaya başlar. Aileden getirdiği özellikleri ve yıllardır dinlemenin bir sonucu olarak, kısa sürede başarılı olur bu çalgılara ses vermede. Artık elinde kemanıyla sazına ses, sesine söz katar ve yöresinin türkülerini seslendirir.

Çatak Köyünde onun gibi çalan söyleyenler vardır. Silifke’de Türkmen Şenliklerine katılan büyükleri ile o da katılır. 

1990 yılında Silifke Belediyesi’nce düzenlenen Geleneksel Müzik ve Folklor Festivali’nde amatör ses yarışmasına katılır ve birinci olur. 1991 yılında, birinciliği yine elinde tutar. Ancak bu birincilikler ona yeni bir kapı açar. TRT Çukurova Radyosu tarafından çalışmaları değerlendirilir, yöresinin ezgilerini mahalli sanatçı olarak çalıp söylemeye başlar. Aynı zamanda Çukurova Radyosu’nun Sarıyayla üzerinde yaptığı çalışmalarda kılavuz olarak görev alır.

-Bedri Koçak, müzikal anlamda kimlerden etkilenmiştir?

Köyünde bulunan Köy Enstitülü öğretmenlerden, köyde düğünlerde çalıp söyleyen yakınlarından etkilenmiştir. Çatak köyü Karacaoğlan köyü ile çok yakındır. Karacaoğlan onun hayalini kurduğu önderidir. Karacaoğlan  Karakız’ın aşkı ona yol çizer.  Eşi Sümbül ile Karakız  arasında benzerlik kurar.

-Bedri Koçak, Mersin – Silifke yöresi müziğinde nasıl bir yere sahiptir?

Bedri Koçak, 1990 yılından itibaren daha da yoğunlaşan çalışmalarının ardından, 1992 yılında Atakent Belediyesi Kültür ve Turizm Bürosu’nda çalışmaya başlar ve 2004 yılına kadar buradaki görevini sürdürür. 2000 ve 2004 yılında “Sarıyayla” olarak adlandırdığı iki albüm doldurur. Bu albümlerinde yöre türkülerinin yanı sıra, kendi türkülerine de yer verir.

-Bedri Koçak, müzik hayatında ne tür faaliyetlerde bulunmuştur?

 TRT İstanbul radyosunda 19 Mart 2007 tarihinde TRT-Radyo-4’te yayınlanan “Halk Ozanlarımız Mahalli Sanatçılarımız” programında yer alır. Kurduğu sanatçı grubu ile yörede festivallere katılır.

2012 yılında yakalandığı amansız hastalığa kadar bu yaşamı sürer.

-Müzik ekolü olarak kimler tarafından örnek alınmıştır?

Başta Karacaoğlan olmak üzere Saraydın köyünden Musa Yıldız, Hüseyin Say, Kemeneci  Zeynel, Musa Eroğlu gibi sanatçılardan örnek almış. Çaldığı kaval, kabak kemane, bağlamalarda kara düzen adı verilen yöresel ağızları dikkate almıştır.

KİRMEN
CELAL NECATİ ÜÇYILDIZ

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com