Mut İlçemiz

CEHALET

CEHALET
Musa DİNÇ
Musa DİNÇ( musadinc2109@gmail.com )
05 Nisan 2020 - 17:27

Cuma’nın mesleği araba tamirciliği idi. Çekirdekten yetişme, işinin ehliydi; ilkokulu bitirdiği gibi, babası onu çırak olarak Sanayi Sitesi’ne vermişti.

Gel zaman git zaman kalfalıktan sonra ustalığa terfi edince, kendisine tamirci dükkânı açmıştı. Cuma’nın işi bir hayli yoğundu. Sabah erkenden işine gider, gece geç saatlere kadar, ancak eve dönerdi.

Cuma’nın yetmiş yaşlarındaki sevimli Annesi Sıdıka Teyze’nin gözleri iyi görmediği gibi, bazen de ağrı ve sızısı oluyordu. Oğlu Cuma’ya ha bire sitem ediyordu:

     “ Oğlum iyi görmiyem, bahan gozlık al!”

     “ Ana rastgele gözlük alamam, doktora götüreyim, sana gözlük yazsın; ondan sonra alıram!”

    “Oğlım Cuma, o zaman eczahaneden göz merhemi al.”

    “Tamam, ana sabret; bu aralar fırsatım yoktır.”

     Cuma pek fazla ciddiye almaz, işi geçiştirir; derken evde kırılan parçaları onarmak için Cuma bir gün tamirci dükkânından yapıştırıcı getirir. Tabii bundan ev halkının haberi yoktur. Ertesi gün Sıdıka Anası:” Gozlerim ağriyor, Sevım kızım, Cuma’nın getirdıği bu merhemi getır, gozlerime çek” demiş. Aksilik bu ya, ikisi de okuryazar olmadığı için göz merhemi niyetine annenin gözlerine çekmişler. Beş dakika geçmeden Sıdıka Ana basmış feryadı: “ Haho, gozlerım patliyor!” diye; Sevim, Mardin Kapı’dan yüz metre ilerde olan Cuma’nın tamirci dükkânına yalın ayak ve soluk soluğa zor varmış:

    “Cuma çabuk yetış, ana kor oldi!”

      Cuma’da topuğa bakan kenarı içe kıvrılmış antika ayakkabısıyla ve üstü başı yağ, kir ve pas içinde ablası Sevim’le eve vardığında, Sıdıka Anaları evin avlusunda yerde emekleyerek:

     “Ooy babo, kor oldım!” diye yaygarayı koparıyormuş.

Cuma’nın sinirleri iyice gerilmiş: “ Yahu abla, ben evden çıktığımda sapasağlamdı; yarım saatte nasıl yaptız, ananın gözıni çıkardınız?”

      “ Ne bıliyem! ‘ Gozlerım ağıri, merhem çek!’ dedi, büfenin üstünde merhemi gördım, senin eczahaneden getirdiğıni zannettım. Bende sürdım!”

      “İyi halt ettinız, Allah belanızi versın! O merhem değıldi, Japon yapıştırıci idi!” deyip, apar topar annesini taksiye bindirdiği gibi, soluğu Nümune Hastanesi Acil’inde alırlar. Doktorlar ivedilikle ameliyata alırlar ve iki saatlik ağır bir operasyondan sonra, Sıdıka Ana’nın gözlerini zar zor açabiliyorlar.

O gün bugün; ne Sıdıka Ana, ne de kızı Sevim, kimseye bir şey okutup, danışmayıncaya kadar, pet şişesinden su bile içmiyorlar.

     “İşte oğlım Cuma; insanın başına ne tür bela gelırse, bıl ki cehallığtan geli!…”

Musa DİNÇ / Öykü

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com