Mut İlçemiz

DÜNYA DEĞİŞİRKEN…

DÜNYA DEĞİŞİRKEN…
Havva UYAR
Havva UYAR( havva.uyar@hotmail.com )
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEYLER VAR
26 Mart 2020 - 0:03

Nihayetinde sadece ülke olarak değil dünya olarak kabuğumuza çekilmiş durumdayız. Yaşananları bir film izler gibi izliyoruz. Toplu bulunulan bütün mekanlar, etkinlikler, eğitim kurumları, eğlence merkezleri vs. kapatılıyor. Marketlerde reyonlar boşalıyor. Sokaklarda belirsizliğin sessizliği yankılanıyor.

Hayat, ruhsal gelişim fırsatını günümüz insanının ayağına getiriyor. Toplu bir uyanış, sanki hızlandırılmış bir kurs gibi… Belirsizlikle birlikte yol almanın, belirsizliğe razı olmanın getireceği hediyeleri bulmaya davet ediyor belki de.

Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamaları, bilim insanlarının uyarıları, doktorların demeçlerini izliyoruz. Virüs nedir? Ne yapmalıyız? Nelere dikkat etmeliyiz? Öğreniyoruz. Bazı kesimler işin ciddiyetini anlamak istemese bile. Tabi bu arada bilgi kirliliğini yabana atmayalım. Komplo teorilerini de eklersek şu sorularla karşı karşıya kalıyoruz.

Dünyada neler oluyor? Ülkemizi de tehdit eden bu küresel salgının anlamı ne? Bu felaketi neresinden okumamız gerekiyor? Salgının önce Çin’de çıkıp sonra Avrupa’yı hedef alması ve İtalya’nın salgın karşısında gafil avlanmasını nasıl yorumlamalıyız? ABD ve Avrupa’nın devleri  İngiltere, Fransa ve Almanya’nın korku ve paniği arttıran demeçlerini nasıl okumalıyız? Bu küresel salgının dünyada ekonomik, politik, sosyolojik ve toplumsal boyutu ne olacak? Nereye gidiyoruz ya da nereye götürülmek isteniyoruz?

Sanki tüm dünyada bir kaos ve panik havası yaratılmak isteniyor. İçimize korku tohumları ekerek bütün insanlığı yeniden programlamak istiyorlar. En temel içgüdü olan hayatta kalma ve  en büyük korkumuz olan ölüm korkusuyla yüzleştiriliyoruz.

Gelelim sadede… Bu yaşatılan virüs korkusu, kaos bize ne anlatıyor? Gerçekte olan ne? Neyi görmemiz gerekiyor?

“Corona” kelimesinin İspanyolca karşılığı taç demekmiş. Gücü tek elde tutma anlamına geliyor. Taç ya da çember… Bir diğer tanımı da Güneş ve Ay’ın etrafındaki ışık huzmesi imiş.

Taç kimlerin başında olur? Malum kralların, kraliçelerin yani gücü elinde bulunduranların başında bulunur.  Taç aynı zamanda kibir demek, gücü tek elde tutmaya çalışanların tahtının simgesi demek. Yani iki gözüm…Yaşam: “Kibirinden uzaklaş, bedenini korku ve endişeyle besledikçe kendinle bağını koparıyorsun. Bağışıklık sistemini çökertiyorsun. Korktukça korkunun türevlerini doğuruyorsun. Yaşadığın dünyayı cehenneme çeviriyorsun.” diyor.

Dünyada sadece insan ırkı varmış gibi teknoloji ve konforlu yaşam uğruna diğer yaşamlara saygı duymamanın, doğayı yok saymanın, havayı, suyu, toprağı, kirletip ormanları bitmeyecekmiş gibi cayır cayır yakıp yok etmenin, kaynakları tüketmenin, doğayı çöplük gibi görmenin, içinde yaşayan canlıları hiçe saymanın, bir çok hayvanın neslinin tükenmesine sebep olmanın bir sonucu mudur bütün  bu yaşananlar ne dersiniz? Birbirimize görünmez bağlarla bağlı olduğumuzu, birimizin diğerinden sorumlu olduğunu anlamanın zamanı gelmedi mi?

***

Devam edecek…

HAVVA UYAR

24.03.2020

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com