Mut İlçemiz

ERSUN UYSAL İLE SÖYLEŞİ

ERSUN UYSAL İLE SÖYLEŞİ
42
16 Kasım 2018 - 19:38
DOĞDUĞUMUZ ŞEHRİ GÖKYÜZÜNDEN GÖRMEK…
MUT’U GÖKYÜZÜNDEN ALGILAMAK…


Ersun UYSAL: “Türkiye üzerinde uçan bütün dünya pilotları şirin ilçemizin ismini ezbere bilmektedirler. Çünkü MUT adı ile Sertavul üzerinde rota tayininde kullanılan bir radyo istasyonu var. Ben de her üzerinden geçişimde özlem gideriyor ve anılarımı tazeliyorum. İyiki Mut’ta doğmuşum. Sevgili hemşehrilerime teklifim, uçuşta kaptan ismi anons edildiği zaman beni tanıdıklarını kabin görevlilerine bildirirlerse seve seve kokpite davet ederim.”

mutilcemiz.net: Sevgili Ersun söyleşimize klasik bir soruyla başlayalım mı? Ersun UYSAL kimdir?

Ersun UYSAL: Ersun UYSAL, 2 Kasım 1964 yılında Mut’un en yüksek noktasındaki evde eski ismiyle Doğancı, yeni adıyla Kültür mahallesinde doğdu. Aslen baba tarafı Karadiken, anne tarafı ise Kıravga köyünden. Çocukluğum Kale mahallesinde geçti.

mutilcemiz.net: Okul hayatın hakkında bilgi verebilir misin?

Ersun UYSAL: İlkokulu mahallemizdeki Cumhuriyet İlkokulunda Allah rahmet eylesin Mehmet Ali Kara öğretmenin öğrencisiydim. Şanslı bir öğrenciydim herhalde okulum eve çok yakındı. Tenefüste bile eve gidip gelebiliyordum. Ortaokul da hakeza çok yakındı. Çocukluğum Kale mahallesinde geçtiğini söylemiştim. Mahalledeki diğer cocuklardan farklı bir hayatım yoktu. Her esnaf çocuğu gibi okuldan eve, evden işe. Babaya yardım şeklinde. Aynı zamanda okuyamazsak iş öğrenelim diye dükkanda çalışırdık. Oyuna bile zaman bulamazdık. Telden yapılmış arabalarımızı sürerken, bilyalı kaykayları kale yokuşundan bağırta bağırta aşağıya salarak geçerdi günlerimiz. Ama yine de bazen dükkandan kirişi kırabildiğimiz zamanlarda mahalleler arası futbol maçlarını da ihmal etmezdik.

mutilcemiz.net: Başarılı bir öğrenci miydin?

Ersun UYSAL: Zannetmiyorum. Bizim öğrencilik yıllarımızda şimdiki öğrenciler gibi aramızda yarışma yoktu. Ancak kendimizle yarışırdık. Okumak isteyen çalışır ve okurdu. Yinede diğer öğrencilerden bir adım önde olmalıymışım ki, bir defasında sınıflar arası bilgi yarışması yapılan 2 guruptan birine beni de seçmişlerdi. Tabi bizim gurup hiç unutmam bir spor sorusu yüzünden yarışmayı kaybetti. Soru da o yıl şampiyon olan basket takımı idi. Gurubun tek erkek üyesi olarak bu sorunun cevabını bayan yarışmacı arkadaşlarım benden beklediler ama nafile. Seyirciler arasından bir arkadaşım yanlışım yoksa İbrahim Büyükgüdük bira içermiş gibi yapıp kopya vermesine rağmen Efes Pilsen’i anlayamamış ve cevabı verememiştim.

mutilcemiz.net: Ortaokuldan sonra askeri okula girmişsin.

Ersun UYSAL: Evet. Malum ortaokulu bitireceğimiz yıl 1979. Siyasetin gençlerin arasında hoşgörüden uzak şiddetin en üst seviyeye çıktığı tarihti. Lisede hergün kavga, okul tatil, öğrenim görülemiyor. Tabi bizi korku salmaya başladı. Keşke o yıllarda yaşıtlarımız meseleleri tartışarak çözebilselerdi. Şimdi Türkiye ve insanlarımız daha farklı olabilirlerdi. İşte bu ortamda okumak imkansız olduğundan askeri lise sınavlarına girdim. Kuleli Askeri lisesini kazandım. Liseyi İstanbul’da okudum.

mutilcemiz.net: Gelelim mesleğine. Neden pilotluk?

Ersun UYSAL: Hiç aklımda yoktu dersem yalan olur. Bir rivayet köyde bebekliğimde 5 metrelik yardan emekleyerek aşağı uçtuğum zaman anlaşılmış. Amcam bu konuda kendisinin yardımcı olduğunu söyler. Bana bakması için görevlendirmişler, o da uyuyup kalmış. Benim hatırladığım ise çocukluk yıllarındaki yaz gecelerinden. Bilirsin yazın köylerde damda yatarız. Yazları köye gittiğimizde geceleri elektrik yok, televizyon yok, bilgisayar-internet hiç yok. Malum çocuklar damda yatağa dizilir konuşa konuşa yıldızları sayarak uyurlar. Ben genellikle Sartavul üzerinden bazen Adana, bazen de Kıbrıs istikametine uçan uçakları sayarak uyumaya çalışırdım. O zamanlar şimdiki gibi fazla geçmezdi. Hep merak ederdim bu uçakları kullanan insanlar nasıl birileridir diye. Gözümde çok büyütürdüm. Onlardan biri olduktan sonra pilotların da diğer insanlardan bir farkı olmadığını anlamış oldum. Nereden nereye… Lal Paşa Camisi önünde Havuz amcadan bisiklet kiralayıp binmekte zorlanırken pilot olmak…

mutilcemiz.net: Kuleli’den sonra nasıl pilot oldun? Veya nasıl pilot oluna biliniyor?

Ersun UYSAL: O zamanlar 2 tane pilot yetiştiren kurum vardı. Biri Türk Hava Kurumu, diğeri Hava Kuvvetleri. Ben asker olduğum için gerekli sağlık kontrolleri ve uçuş testlerini başarıyla geçerek Hava Harp Okuluna kabul edildim. 4 yıl okuduktan sonra askeri pilot olmak üzere uçuş eğitimimi tamamlayıp pilotluk brövemi taktım.

mutilcemiz.net: Şimdi nasıl pilot oluna biliniyor?

Ersun UYSAL:Şimdiki gençler bizden çok şanslı. Hava Kuvvetleri ve Hava Kurumu yine yetiştirmeye devam ediyor. İlave olarak Anadolu Üniversitesi, özel uçuş okulları ve yurt dışındaki pilot okulları ihtiyaçlara cevap vermektedir. Aynı zamanda mezunlar havacılık sektöründe kolayca iş bulabilmekteler. Askeri havacılığın yanında sivil havacılık da çok gelişti. Türk Hava Yollarından başka birçok özel hava yolu şirketi de kurulup uçuşlara başlamıştır.

mutilcemiz.net: Mesleğiyin iyi ve zor tarafları nelerdir?

Ersun UYSAL: Türkiye’nin her tarafını, dünyanın bir çok yerini havadan ve karadan görme şansına sahipsin. Coğrafya dersinde haritada yerini bulamadığın şehirlerin caddelerinde yürüme şansına sahipsin. Avustralya ve Antartika kıtaları hariç 5 kıtada görmediğim ülke sayısı azdır. Bunlar güzel tarafları. Zor tarafları ise; her türlü kötü hava koşullarında, gece gündüz demeden yolcuları emniyetli bir şekildi sevdiklerine kavuşturabilme stresi ve güçlüğü.

mutilcemiz.net: Sanırım evlisin? Bir pilotun aile ve sosyal hayatı nasıldır?

Ersun UYSAL: Evliyim. Eşim Şerife hanım da Mut’lu. Oğullarımız Oskay ve Kutay’ı da kendi kültürümüze göre yetiştirmeye gayret ediyoruz. Mut sevgisini onlara aşılıyoruz. Ailemiz de mesleğimizi bizimle birlikte yaşamaktalar. Gün tanımı ve kavramı yoktur. Bazen gece bazen de gündüz uçarız. İki uçuş arasındaki istirahat periyodu ailemize ayıracak zaman için yeterli. Tabi herzaman ihtiyaç hissetliklerinde yanlarında olamıyoruz. En büyük özlemimiz ise memeleketteki yakınlarımız ile çok sık görüşememek ve memlekette pek fazla vakit geçirememek. Çünkü yazları ve bayramlarda insanlar uçakla tatile gitmekte, bizler de genelde uçuşta olmaktayız. Ben memleket haberlerini mutilcemiz.net sitesinden internet üzerinden takip etmeye çalışıyorum. Uzaktakilerin can simidi.

mutilcemiz.net: Uçuştan korkmalı mıyız? Başından kötu hadiseler geçti mi?

Ersun UYSAL: Uçuştan korku yersiz. En emniyetli yolculuk aracıdır. İnsanlardaki uçuş korkusu sanırım kapalı mekanda bulunma ve kendisini uçuran pilotları görememek olsa gerek. Ama unutmamalıyız ki pilot kendi canını riske atmayacağından yolcunun da hayatı garanti altındadır. Zaman zaman her pilot kötü hava koşulları ve teknik sebeplerden dolayı istenmeyen durumlarla karşılaşabilmektedir. Bu durumda pilot kendisi ve yolcusu için en emniyetli meydana rotasını değiştirmektedir. Unutamadığım en büyük hadise ise 11 Eylül’de ikiz kulelere uçaklar çarptığında, o gün ben de Newyork uçuşu için havadaydım. Avrupa üzerinden geri dönerek İstanbul’a iniş yaptık.

mutilcemiz.net: Senden başka Mut’lu pilot var mı? Mut’lu gençlere ne tavsiye edersin?

Ersun UYSAL: Evet tanıdığım Mut’lu ve Mut kökenli 4-5 pilot var. Gençlere tavsiyem; bu mesleğe gönül verin. Zor ve tehlikeli bir meslek değil. Erkek veya bayan herkes pilot olabilir. Ayrıca bayanlar için hosteslik de cazip bir meslek olduğunu bilmenizde fayda var. Şunu da ilave edeyim ki Türkiye üzerinde uçan bütün dünya pilotları şirin ilçemizin ismini ezbere bilmektedirler. Çünkü MUT adı ile Sertavul üzerinde rota tayininde kullanılan bir radyo istasyonu var. Ben de her üzerinden geçişimde özlem gideriyor ve anılarımı tazeliyorum. İyiki Mut’ta doğmuşum. Sevgili hemşehrilerime teklifim, uçuşta kaptan ismi anons edildiği zaman beni tanıdıklarını kabin görevlilerine bildirirlerse seve seve kokpite davet ederim.

mutilcemiz.net: Sevgili Ersun bu güzel söyleşi için sana sitemiz adına, okurlarımız adına teşekkür ederiz.

Ersun UYSAL: Ben teşekkür ederim.

23.04.2010