Mut İlçemiz

HAYAT BÖYLE BİR ŞEY!

HAYAT BÖYLE BİR ŞEY!
Mehmet AKPINAR
Mehmet AKPINAR( mehmet.akpinar33@hotmail.com )
İMBİKTEN SÜZÜLENLER
4
17 Aralık 2018 - 19:10

Torosların eteğinde Karasu’nun Göksu Nehrine kavuştuğu; su sesi ile kuş cıvıltısının yarıştığı; üzüm, incir ve nar lezzetinin damaklarda buluştuğu cennet köşesi bir köyde büyüdü Neyzen. Kıpır kıpır, afacan, yaramazlıkları ile dikkat çeken bir çocuktu. Karasu’nun kaynağından su içer, Göksu’da yüzer, balık tutar; isteksiz de olsa bağ- bahçede ailesine yardım eder, hayvan otlatırdı. Oyuna doymaz, bir kaç kez çağırılmadan eve gelmezdi. Anası onu “kara kuzum, karaca oğlum” diye sever; çok kızdırırsa, anlamını düşünmeden “Neyzeeen! Adı batasıca, çabuk evegel.” diye ünlerdi. Köyünü çok sevse de, orada gözü yoktu, şehirde okumak istiyordu Neyzen…

                                                             *****

Kara Emmi’nin kara kızı Özben, Kestel Dağının kar sularından beslenen; Kapızı yalayıp, düz ovada kıvrılan ve devamında Göksu ile buluşan Pirinç Suyu’nun kıyısında, dağın eteğinde bereket fışkıran topraklarda büyüdü. Şalvarı çeker köylü, formayı giyer okullu olurdu. Ufaktefek, becerikli, güzel bir kızdı. Biraz da sivri dilli! Anası onu “karakızım, ceylan gözlüm, tombişim” diye severdi. Ailesinin bir ayağı köyde bir ayağı şehirde idi. O da gözünü şehre dikmiş, okumak istiyordu.

                                                             *****

Göksu Nehri başı dumanlı dağlardan beslenerek dolu dizgin akarken; Şeytan Tepesi’nden, Bekçi Beleni’nden ve Kızıl Dağın eteklerinden Göksu’ya bakarak gönlü kabaran Orhun da dağın gerisindeki şehir merkezinde okumanın hayalini kurardı herkesten habersiz.

Mağras Dağının arka yüzündeki köyünde  çocukluğunu yaşayan Veli Köseoğlu; Beci Güzleğinden Çoban Kahya’nın oğlu Atabey; Tekeçatı Yaylasından Yörük Muhtar’ın torunu Alim, Ermenek Çayının Göksu’ya aktığı gibi, kıpır kıpır istikbale yürümeye hazırlanıyorlardı.

Göksu’nun güney yamacında Dayıcıklı İmamın kızı  Nalan, Cemali Dedenin torunu Cemal ve Konur Köyünün uysal çocuğu Ozan yağmurların derelere, derelerin Göksu’ya cazibeyle koştuğu gibi içi efil efil şehre inmek için gün sayıyorlardı.

Gülser, Caner, Arif , Şahin ve Tatlıların Mustafa Dereyurt’tan, Göğden Yaylasından ve Sason Kanyonundan coşarak Kurtsuyu’nda birleşen sular gibi şehre gitmenin heyecanını yaşıyorlardı.

                                                               *****

Okullar açılmış; yenibir hayat başlamıştı onlar için. Birbirinden habersiz onca insanın kaderi aynıyerde, aynı amaçla birleşmişti. Birbirine benzese de, yabancı ; sessiz ve  gizemli bir hava vardı  her birinde. Ufku henüz açılmamış, el yordamı ile geleceği yakalamaya çalışan, hocaların ellerinde yoğrulan kavruk Anadolu çocukları idi onlar. Tanıdıkça birbirlerini sevdiler, samimi arkadaşlıklar kurdular. Bir birine mesafeli olanlar da vardı. Köylerden gelenler biraz çekingen, şehir çocukları daha hareketli idi. O günlerin anlayışı ve kültürel yapısı gereği kızlar daha ketum görünmeye çalışır, kız-erkek arkadaşlıkları da çok hoş karşılanmazdı. Kavga gürültü yoktu. Lakin anı biriktirecek ortak faaliyetler yok denecek kadar azdı. Gönlüne sevda düşenler, uzaktan göz süzenler, bir kenarda konuşanlar da vardı elbet!

Dersler; kalanlar, geçenler; eskiler, yeniler; fen-edebiyat derken yıllar yılları kovaladı, törensiz, eğlencesiz mezun oldular okullarından.  Farklı farklı üniversitelere gidenler, kısayoldan hayata atılanlar, kendi işini kuranlar oldu. Herkes kendi hayat mücadelesi içinde sürüklenerek dört bir yana dağıldılar. Yolları kesişenler, hayatını birleştirenler, sık sık görüşenler de oldu. Soğuk savaş yıllarının ideolojik rüzgarlarından nasiplerini aldılar. Adeta birbirine yabancılaştılar. Darbelere tanıklık ettiler, sosyal travmalar yasadılar. Geçim gailesi içinde yuvarlanırken çocuklara, torunlara kavuştular.

                                                                 *****

Orhun bir yaz günü balkonda oturup güneşin batışını izlerken, bir taraftan da bilgisayarına yüklediği eski resimlere bakıyordu. Toplu çekilmiş siyah-beyaz bir resim ilişti gözüne. Resmi zoomlayarak büyüttü;  tek tek inceledi; bir kaç kişi hariç hepsini ismiyle hatırladı. Nerede, ne yapıyorlar acaba diye mırıldandı kendi kendine.

Ve resmi sosyal medyada paylaştı: Mut Lisesi 1975 Mezunları.

Facebook’ ta 5-6 ortak arkadaşı, rehberinde telefonu  kayıtlı 7 kişi vardı.

Aylar geçtikçe sayılar artıyor, imece usulü herkes bildiklerine ulaşıyordu. Belli ki bu durumu çok sevmişlerdi. İlerleyen zamanlarda her an sohbet edilebilecek aktif bir whatsApp grubu oluşturdular. Eski arkadaşlarının çoğunu yeni tanıyorlardı. Birbirini hatırlamayanlar oldu. Yeniden tanıştılar.

Orhun ve  Nimet Mersin’de aynı kurumda çalışıyorlardı. Veli hem siyaset yapmak, hem de hobilerini gerçekleştirmek için askeriyedeki görevinden emekli olarak Mersin’e yerleşti. Hobileri ile birlikte yürüttüğü mütevazi iş yerinde şiirler, öyküler yazıyordu. Bir süredir yalnız yaşıyor, yeni bir hayat kurmak için sessiz ve derinden ilerliyordu.

Halit resim atölyesinde sanatını icra ediyor; Nalan, Gülser, Aysun, Cemal, Uysal Ozan, Ali Kutlu ve Tatlıların Mustafa Mersin’de emeklilik hayatını sürdürüyorlardı.

Alim, Ünlübey, Sedat Akara’ da; Kerim Ali İzmir’de, Arif Denizli’de, Atabey Adana’da emekli hayatı yaşıyorlardı. Şahin halen Konya’da çalışıyor, emeklilik hesapları yapıyordu.

Özben bir doğu ilinde üniversite öğrencisi iken gönül düşürdüğü genç ile, ailesini karşısına alarak, evlense de hiç bir şey beklediği gibi olmadı. Uzun süren sıkıntılardan sonra eşinden boşanarak Ege sahilinde Reşadiye Yarımadasına yerleşti. Torunları, çocukları ve çiçekleri ile sade bir emeklilik hayatı yaşıyordu.

İzmir’de üniversite okuyan Neyzen Anadolu’nun değişik illerinde memuriyet hayatını sürdürürken, çalışma hayatındaki memnuniyetsizliğinden dolayı emekli olarak Antalya’ya yerleşti. Bir oğlu vardı. Bir süre önce eşinden boşanmıştı.

                                                              *****

Birbirlerini grup üzerinden tanıma imkanı bulan eski arkadaşlar, bir sonbahar günü yüz yüze görüşmek üzere Mersin’de bir sahil lokantasında buluşmaya karar verdiler.

Nalan, eşi ve birkaç arkadaşı ile erken gelerek, hükümeti kurma görevi alan başbakan adayı gibi başköşeye oturmuş; sağ ucunda Neyzen, sol ucunda Özben yer almıştı. Aralara Nalan’ın eşi Ömer ile birkaç arkadaş da bakanlık bekler gibi yerleşmişlerdi.

Orhun eşi ile birlikte gelerek bir uca oturdu. Habip eşi ile, Veli tek başına geldi. Ozan eşi ve oğlu ile birlikte… Ali Kutlu ve Cemal de eşleri ile…   Nimet annesinin rahatsızlığı nedeniyle geç geldi ve assolistliği kaptım diye espriyi patlattı.

Nalan, Orhun’ un kaleme aldığı bir şiirle hoş gediniz dedi:

Dört bir yana dağılanlar,
Yıllar sonra bulunanlar,
Kırk üç yıllık arkadaşlar,
Mutlulukla hoş geldiniz.


Eski yeni bilinenler,
Ara sıra görülenler,
Eşe dosta sorulanlar,
Sefa ile hoş geldiniz.


Birbirinden haz alanlar,
Unutulan eski canlar,
Çok yakında bulunanlar,
Muhabbetle hoş geldiniz.

Yıllar var ki görülmeyen,
Nerededir bilinmeyen,
Hal hatırı sorulmayan,
Eski dostlar hoş geldiniz.

Erkekler ve kadınlar,
Her biriniz arkadaşlar,
Velhasıl bütün dostlar,
Buluşmaya hoş geldiniz.

Neyzen’nin kucak dolusu güllerinin, filizlenen bir aşkın ete kemiğe bürünmüş hali olduğunu ve bu vesileyle herkesin güllerden nasiplendiğini kimse düşünmedi o an. Özben’ in hediye getirdiği kitap ayracını, yakaladığı aşkın geldiği safhaya koyduğunu da anlamadı kimse, Nalan’dan başka… Nalan şiir, şarkı, fıkra ve ikram ettiği doğal alıç ile oluşturduğu sis bulutları arasında saklamaya çalışıyordu yeni boy atan aşk hikayesini.

Hiç şüphesiz günün en anlamlı hediyesi Halit Ressamın herkesin ismine ayrı ayrı hazırladığı Atatürk rölyefli plaket idi. Bolca alkış aldı okuduğu şiirle birlikte. Bu arada Maliye emeklisi Cemal görevini yapmayı ihmal etmedi!                                                       

                                                                      *****

İlerleyen günlerde whatsApp grubunda sohbetler, muhabbetler hep devam etti. Neyzen bir batıp, bir çıkıyor; Özben torun, çocuk, çiçek, böcek bahanesiyle fazlaca görünmüyordu. O cephede yeni olan tek şey BÖCEK’ ti!

Bir akşam flaş flaş flaş!!!

Bir Nikah Davetiyesi:

“Özben & Neyzen. Biz evleniyoruz!” yazdı ekranlar…

Aysun: ” Bana bile söylemedi” dedi hafif sitemle…

Gülser :” Ben tahmin etmiştim.” diye ekledi tebessümle…

Caner :”Ben gördüm onları” diyerek bir adım ileri gitti.

Orhun, öyle olmadığını bile bile “40 yıl öncesine gider mi acep bu hikaye!?” diye bir laf attı orta yere. Taş yerini buldu.

Daha fazla dayanamadı Nalan: ” Her şey benimle başladı; 2-3 ay falan, gerisi yalan.” diye itiraf ediverdi her şeyi.

Alim Ankara’dan seslendi: ” Grup meyvesini verdi.” Doğru dedi herkes…

Orhun : “Bir çöp diken, bir de çöp çatan var.” diye boşboğazlık etti.

Herkes çok mutlu oldu; kutlamalar, tebrikler birbirini izledi.

Keşke Mersin ve Ege sahillerinin, Dalyan’ın dili olsaydı; yayla muamması çözülebilseydi!  Nalan ne kadarını söylediyse o kaldı zihinlerde!

Yıllarca Torosları, doğuyu, batıyı dolaşan; yılların yükünü üstünde taşıyan Özben ile Neyzen’in yolları kesişivermişti Kacaoğlan ve Karacakız gibi. Ve vuslata ermişlerdi onlara nispet!

Tüm dikkatler Veli Köseoğlu’nun şiir dinletisine çevrilmişken, Neyzen NEY’i  üfleyivermişti aradan ; “sıra Veli’de, dahasıda olur” diye aklından geçirdi herkes.

Grup arkadaşları; ama oğuldan, ama torundan, ama arkadaştan hep mutlu haberler beklediler.

Yaş aldılar, yaşlanmadılar. Çocukları ile genç, torunları ile çocuk, arkadaşları ile dostoldular.

Ve “Hayat böyle bir şey” dediler gülümseyerek…

Aralık 2018                                                                                                                    Mehmet AKPINAR

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com

deneme bonusu

mobil ödeme bahis

mobil ödeme bahis

bahis siteleri

bedava bahis

bonus veren siteler

güvenilir bahis siteleri

cmt cüzdan

güvenilir casino siteleri

deneme bonusu veren siteler

bedava bonus

illegal bahis