Mut İlçemiz

İKİ ÇARŞI EKMEĞİ BİR GARPIZ – 2

İKİ ÇARŞI EKMEĞİ BİR GARPIZ – 2
İbrahim ARI
İbrahim ARI( borawien@hotmail.com )
YAŞAMDAN İZLER
854
27 Eylül 2019 - 20:35

Eve varmadan Tarzan’a uğradık. Yazzık, enikler kuru biciğini çekiştirip duruyor Tarzan‘ın. Kalan ekmeği de ovcalayıp Tarzan’a verdik. Enikleri elimize alıp okşayıp sevdik. Gün aşıp giderken eve geldik. Anam ocağı yakmış, çencire ocağın üstünde, ocak gürül gürül…

„Garpızla ekmek nerde oğlum?“

„Garpız gelirken kırıldı Ana“

„Ya ekmek?“

„Onu da acıkınca yedik“

„Hende üstüne başına ne oldu, hu çocuğun hali ne böyle ya?“

„Ağaçtan düştüm Ana“

„Nöğüreyim seni ben hindi?“

Baktım dayak geliyor hemen kaçtım. Süpürgenin sapını iki yapıştırdı ama anam kovalıyor ben kaçıyorum. Tutamadı tabi. Komşumuzun evinin köşesinden bir de ellerimi burnuma getirip „nanik nanik“ yaptım anama. Korkuyordum, bubam da gelmek üzereydi. Geriden geriye evde olanları seyrediyorum. Anam kardeşimin üstünü çıkardı, önceden ıçcattığı suyu imiştirdi, sonra süreğeçle iyice sırt ve ayak kirlerini sürtüp kevkiyle döktüğü suyla kardeşimi eylik çimdirdi. Peşkire sarıp köşe minderinin üstüne oturtup içeri girdi. Ben eve tam yaklaşırken bubam aniden rus moturuyla geldi. Moturu yerine koyup kontağı çıkardı. Bana dönüp:

„Orda nöğürün be!“

Benden ses yok tabi. Bi yaramazlık yaptığımı çaktı. Kulağımdan tutup doğru eve götürdü.

Anama dönüp: „Gene nöğürdü bu çocuk?“

„Göndürdüğün garpızla ekmeği gelirken yemişler.“

„Vay eşşoğlueşşek vay…“

Biraz tıpışladı, dayağı yedik tabi…

Misafirimiz de geldi, hatırı sayılır bir akrabamız. Yemekler yendi, garpızın ve çarşı ekmeğinin başına gelenleri konuşup gülüştüler. Harıl harıl ordan burdan sohbet ediliyor. Akrabamız divanda ayak ayak üstünde fosur fosur sardığı cığarasını içiyor. Uzun, siyah bi dakımı var. Bir yandan çaylar içiliyor diğer yandan sohbet ediliyor. Gözümden uyku düştü düşecek. Öteki odaya geçtim; anamın kaldırdığı sofra bezini açıp içindeki ekmek kırıntılarını aldım, ordan bulduğum sütle birlikte hepsini doğru Tarzan’a götürdüm. Tarzan çok sevindi, coştu elimi yüzümü yalamaya çalıştı, yavruları da viyak viyak birbirlerine sürtünerek dönüp duruyorlar. Onları biraz okşayıp sevip geri döndüm. Zaten damda yatıyoruz. Üstümü başımı bile temizlemeden yatağımın içine girdim. Hava kararmış, yıldızlar yavaş yavaş gözükmeye başlamıştı. Aklıma ağlayarak evlerine giden Göde Ağmet ve onun patlayan topu geldi. Sonra Gostak Fadime abanın istediği iplik öğürü… Anama söylemeyi unutmuştum, yüzüm kızardı, suçlandım ama yatağımdan da kalkmadım…

Öylece uyuyakalmışım.

Sabah bubamın moturunun sesiyle uyandım. Hale gidiyordu, dükkan açacak. Kalkıp benden önce uyanan anamın yanına vardım…

Benim için yeni bir gün daha başlamıştı…

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com