Mut İlçemiz

KORKU MU SEVGİ Mİ?

KORKU MU SEVGİ Mİ?
Havva UYAR
Havva UYAR( havva.uyar@hotmail.com )
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEYLER VAR
502
17 Kasım 2018 - 2:30

Şu iki kelime beni nerden nereye getirdi. Düşündükçe yazdım , yazdıkça sorguladım, sorguladıkça yeniden öğrendim. Duygularımızın ne kadar önemli olduğunu, aslında duygularımızın bizi yönettiğini, kontrol edebilmeyi öğrenmenin gerçek özgürlük olduğunu keşfetmek bana yeni bir kapı açtı.
Duygularımız çok önemliydi, onların farkında olmak bizim bir adım önde olmamızı sağlayacaktı.

İnsanların düşüncelerini ya da davranışlarını etkileyen en önemli unsurlar duygularıdır. Duyguların başlangıcında ise ya sevgi vardır ya da korku. Kısacası temelinde iki duygu var diye düşünebiliriz. Diğer bütün duygular bu iki duygunun değişik türevleridir. Aslında aynı kaynaktan çıkan duyguların farklı şekillerde ifade edilmesidir.

Korku; bize zarar veren, yanlış yapmamıza neden olan, bizi hapseden, daraltan, sınırlandıran, sıkan, engel olan, sürekli sömüren, amalara, keşkelere mahkum eden, sahiplenen, daha saldırgan yapan, önyargılı bakmamızı sağlayan, yıpratan, yoran, yalnızlaştıran, cesaretimizi kıran, kararsız, kaygıl … vs. olmamızı sağlayan bütün negatif olumsuz duyguların kralıdır.

Sevgi ise; bizi iyileştiren, şefkatle sarıp sarmalayan, kucaklayan, güven veren, özgürleştiren, mutlu eden, rahatlatan, doğru olmamızı sağlayan, paylaşan, açık olan, genişleten, hoşgörülü, saygılı, şakacı, neşeli sadık, sevecen, iyiliksever …vs. olmamızı sağlayan bütün olumlu duyguların kraliçesidir.

Korku sahip olduklarına sımsıkı yapışır, boğar… Sevgi sahip olduklarını paylaşır. Bilir ki, evrende hiç kimse hiç bir şeyin sahibi değildir.

Korku yakınlık ister, olmazsa zorla, şerle sahip olmak ister…. Sevgi yakınlığı sevecenlikle ister. Bilir ki, aslında sadece gönülden gelen yakınlıktır gerçekte var olan.

Korku bırakmak istemez. Sevgi özgür bırakır. Ama asla vazgeçmez. Sevginin vazgeçemeyecek kadar özgür bırakmak olduğunu bilir.

Korku cesaretimizi kırar. Sevgi bağrına basar.

Korku enerjimizi her daim sömürür bir parazit gibi. Sevgi gücüne güç katar. Enerjisini bütün evrene yayar. bilir ki, bumerang gibi geri dönecektir.

Korku öfkeyi sever, hırçındır. Sevgi hoşgörüden yanadır. Şefkatlidir. Hoşgörünün ve şefkatin bütün kapıları açtığını bilir.

Korku hata yaptırır. Kızgınlık doğası gereğidir. Sevgi affeder, bir kez daha şans verir. Yanlışların hesabını yapmaz. Bilir ki, affeden, bağışlayan yüreklerde sevgi yeşerir, can bulur.

Anlaşılıyor ki, sevgiden kaynaklı düşünceleri seçtiğimizde yaşamı sürdürmek o kadar zevkli bir hale gelir ki, onun da ötesine geçer insan yaşarken. Kazanmaktan, başarmaktan daha öte bir gerçeklik boyutuna ulaşırız. Sadece bütün yapacağımız sevgide kalmayı istemek. Sevgide kaldıkça mutlu, özgür, huzurlu, cesur, neşeli, memnun, güvenilir, dost ya da saygı değer olmayı başarabiliriz. Korkuyu seçtiğimiz zaman ise neleri yaşamımıza çektiğimizi söylemek istemiyorum artık… Eğer kaygılı, öfkeli, hırçın, korkak, beceriksiz, sevimsiz, sabırsız, sıkıcı, itici, yetersiz ya da mutsuz bir insan olmayı arzuluyorsanız ne yapacağınızı biliyorsunuz. Korkuyu çağırdığınız anda etrafınızı sarıverirler. Sevginin ürettikleri mi yoksa korkunun çağırdıkları mı?

 Seçim sizin.

Sevgiyi mi seçiyorsunuz?

İşte o zaman gerçekte kim olduğumuzun inanılmaz olağanüstü güzelliğini deneyimlemeyi seçeriz. Sevgide kalmayı öğrendikçe zenginleşir, çoğalırız, bir olduğumuzun, bütünün bir parçası olduğumuzun farkında oluruz. Kendimizi buluruz. Yaşam amacımızı keşfeder daha çok haz alarak ruhumuzu besler, özgürleştiririz. Bu hayattaki hepimizin ulaşacağı en yüksek zirveye ulaşırız. Varoluş sebebimizin özünde sevgi olduğunu düşünürsek eğer sevgide kalmayı öğrenmek en büyük dersimiz olmalıdır.

Sevgiyle kalın.