Mut İlçemiz

MUT ÇITLIK İSTANBUL TOPLANTISINDAKİ KONUŞMAM

MUT ÇITLIK İSTANBUL TOPLANTISINDAKİ KONUŞMAM
Nihat MUSTUL
Nihat MUSTUL( nmustul@hotmail.com )
YAZARIN KALEMİNDEN
220
30 Ocak 2019 - 23:16

Eveettt…
Mut’ta iki kişi var, birisi Gara Sait, birisi Gara Yusuf. Gara Yusuf berberdi, öleli çok oldu. Gara Sait yaşıyor. Benim Dokuz Mutlu kitabının kahramanlarından birisi. Bir akşam ikisi, Gara Sait’in evinde rakı içerler. Bir büyük şişeyi bitirince Gara Sait sorar, “Devam edelim mi ortak?” “Edelim anasına satayım!” Gara Sait oğlu Ferhat’ı çağırır, “Oğlum doğru Hacı İbrahimoğlu’nun dükkanına git, benim selamımı söyle, gazete kağıdına bir büyük şişe sarıversin, al da gel.” “Tamam baba.”
İki üç dakika sonra Gara Sait saatine bir bakar, “ Şimdiye bizim oğlan Taşköprü’ye vardı” der. İki üç dakika sonra bir daha bakar, “ Şu anda rakıyı aldı, Çınarlara doğru geliyor” der. Az sonra bir daha bakar, “Şimdi de Taşköprü’yü geçti, yokuşa tırmanıp geliyor” der. İki dakika sonra bir daha bakar, “Geldi gelmek üzere” der. 
Tam bu sırada Ferhat, “Babaaaa!” der. Gara Sait Gara Yusuf’a dönerek, “Geldi gelmek üzere demedim mi ben sana!” der. Ferhat bir daha seslenir; “Babaaa, ayakkabımın tekini bulamadımm!..”

Evet arkadaşlar, bir arkadaşım geldi gelecek diye benim gözüm de deminden beri hep kapıdaydı…
Hepinizi Mut Çıtlık dostluğuyla kucaklıyorum. Bu dev şehirde bir yerden bir yere gitmek bir zulüm. Bu yüzden hepinize büyük teşekkür ediyorum. 
Tabi Hasan Gezer’e ve diğer dernek yöneticilerine bu ev sahipliklerinden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. 

Çoğunuz biliyorsunuz ki Mut Çıtlık Dergisi 11 yıldır çıkıyor. Burada da yedi sekiz kez kahvaltı düzenledik. Bu kahvaltılara 100, 150, 180, 200 üzerinde katılımlar oldu. Mut Çıtlık yürüyüşleri bile yaptık. Tabi Mutlular Derneğinin de kahvaltı, yemek gibi bir etkinlik çabası var. İkili bir görüntü çok gereksiz olurdu. Zaten Çıtlık okurlarının çoğu dernek üyesi. Bu yüzden de biz geçen yıldan bu yana kahvaltı yapmaz olduk, bu tür çaylı, pastalı, söyleşili toplantılar yapıyoruz artık. 

Bakın sayımız az gibi görülebilir, ama nitelik olarak çoğuz biz sevgili arkadaşlarım, nitelik olarak. Bir şeyin değeri sayısından çok niteliğindedir aslında. Sizlerin niteliğiyse Mut bilinci, kültür sanat bilinci, Mut Çıtlık bilinci ve dernek bilincidir. Bunlarla çoksunuz…

Şimdi benim yanıma hepiniz yakışırsınız, ben hepinizin yanına yakışırım. Ama şu anda bir yanımda Dernek Başkanı, bir yanımda bir delikanlı… Bu delikanlıyı biraz sonra söyleyeceğim.

Elbette Mut’tan haber soruyorsunuz bana. Bu yıl, her yer gibi bol yağışlı bir yıl yaşıyor Mut. Zeytin ve zeytinyağı para etmedi, bunu da biliyorsunuz. Bir de korkunç bir betonlaşma yaşanıyor Mut’ta.

Mut Çıtlık olarak güzden beri yaptığımız etkinliklere gelecek olursak: Çınaraltı’nda 5. Karacaoğlan Türküleri Gecesini düzenledik. Başta Musa Eroğlu ve A.Rıza Yımaz olmak üzere 7 kişi katıldı geceye. Yine Karacaoğlan İlk ve Ortaokullarına yönelik Karacaoğlan Etkinliği yaptık. Dergimizin 47. Sayısını elden dağıtmak için Mut Çıtlık Mersin, Adana, Silifke ve Ankara toplantılarını yaptık. 48. Sayısı için de İzmir’deki dostlarımızın düzenlediği kahvaltıya katıldık. Şimdi de buradayım işte. Yine doğa yürüyüşlerimizi yaptık. Ayrıca, benim son kitabım Batırık Hanım için değişik yerlerde imza günleri düzenledik.

Biliyorsunuz geleneksel üç şenliği var Mut Çıtlık’ın. Bunlar Fıstık Şenliği, Ütme Şenliği ve Kiraz Şenliği. Şubat ayında buna bir yenisini daha ekleyeceğiz, Mut Çıtlık Kavurga Şenliği yapacağız. Tabi bunların hepsi bir kültürü yaşatmak için. 

Sayımızın bir azlığı da şundan arkadaşlar: Beş gündür buradayım ben, buraya gelemeyecek olan nice arkadaşın yanına gittim, dergilerini verdim.
Şimdi gelelim dergimizin son sayısına, yani 48. sayıya. Ön kapakta Mut’un 70 yıl öncesine ışık tutacak bir fotoğraf var. İşte görüyorsunuz, biçki dikiş kursu öğrencileri. Ne kadar çağdaş bir görüntü. 70 yıl öncesi böyle bir Mut. Derginin kapağında bu fotoğrafa 70’li yıllardan desek de, sonradan bunu Ankara’dan aldığımız bilgiye göre 50’li yıllardan diye düzeltsek de, burada da fotoğrafta annesi ve kardeşi olan iki kişi, “ 47-48 yıllarından” demesin mi!.. 

Arka kapak yine, ölen 20 kişiyi unutturmamak için her yıl ocak ayında yaptığımız, 20 fotoğrafla 12. Bir Demek Mut Halk Çiçeği… 
Öğretmenlerimiz yaşamımızın çok önemli kişileridirler. Öğretmenlerimizi unutturmamak için üç sayıdır Öğretmen Sayfamız var. Yine iki sayıdır, Anne Babalarımızdan Unutamadıklarımız Sayfamız var. Bu iki sayfaya sizler de katılabilirsiniz. Böyle yaşatılır zaten bir dergi. 

Genç kuşaklarla yetişkin kuşaklar arasında korkunç bir kültür uçurumu var. Dünyalarımız çok ayrı. Onun için sizlerden isteğim; lütfen bu dergiyi çocuklarınıza tanıtın, sevdirin, onlar da okusun, birlikte okuyun, birlikte inceleyin… Bu çok önemli.

Yukarıda nice yerlere gittim dedim ya, bu gerçekten çok zor bir iş. Benim burada günümün 5-6 saatinin taşıma araçlarında geçtiğini biliyorsunuz. Bu dergiyi yaşatmak için ne kadar çok ter döktüğümü de. Ama sizin buraya gelmeniz de bir ter, bir emek. Bu yüzden ben Mut Çıtlık Dergisine, hep birlikte ortaklaşa açtığımız bir Kültür Sanat Mut Gülü diyorum. 
Yanımdaki bu delikanlıya gelince, benim İbrahimli Köyümdeki ilkokul öğretmenim. Kendisi şu anda burada kalıyor. Eminim ki benim Nihat Mustul olmamda onun payı büyüktür. O da bir yazardır. Ve yine eminim ki benim kadar o da mutluluk duyuyordur şu anda. Zaman zaman Çıtlık’ta yazıları da çıkıyor. 

Artık bu zorluk yüzünden sevgili arkadaşlarım, İstanbul’a iki yılda bir gelmek istiyorum. Bu yüzden aboneliklerinizi iki yıllık yenilemenizi istiyorum sizlerden. Aboneliğimiz yine aynı, on bir yıldır hiç değişmedi. 
Aslında bir delikanlı daha gelecekti ama gelemedi. İki gün önce ben gittim yanına. Mut Çıtlık’a kaç yıllığına abone oldu biliyor musunuz? 25 yıllığına. Bu delikanlı da, Dr. Rahmi Baykan. 

Aramızda bir güzel insan daha var. O da taa İzmit’ten geldi. Üç yıldır beni İzmit’e gidip yorulmaktan kurtarıyor. İzmit abonelerinin parasını bana veriyor, dergileri de götürüp dağıtıyor. Bu güzel insan da Mustafa Akkulakoğlu. Şimdi ben sizin hepinizi alkışlıyorum, sizlerden de bu üç güzel insanı alkışlamanızı istiyorum.

Artık zamanınızı almak istemiyorum. Duygu ve düşüncelerini bizlerle paylaşmak isteyen vardır herhalde. Başta öğretmenim…
Hepinize çok teşekkür ediyorum…

HANGİSİNİ MUT BELEDİYE BAŞKANI OLARAK GÖRMEK İSTERSİNİZ?

Bu anketin açık olma tarihi: 24-03-2019 - Kalan süre:1 ay

  • DEVRİM ŞİMŞEK - TKP --> 32
  • DURMUŞ KUMRU - BTP --> 2
  • HALİD KILINÇ - SP --> 7
  • MEHMET SAYDAM - CHP --> 88
  • MURAT ORHAN - İYİ P --> 89
  • VOLKAN ŞEKER - MHP --> 92
  • KARARSIZIM --> 3
Gönder
Sonuçlar