Mut İlçemiz

NASIL MİZAH YAZARI OLDUM / 3

NASIL MİZAH YAZARI OLDUM / 3
Musa DİNÇ
Musa DİNÇ( musadinc2109@gmail.com )
17 Mayıs 2020 - 22:14

Savaş sonrası herkes barışırdı. Kin,  garez olmazdı; ama eğer birbirlerinden gıcık kapmışlarsa savaş marifetiyle kavun ve karpuz kabuğu darbeleriyle, o öfkeler de dinmiş olurdu.

      Kurşun sıkıp, adam öldürmek; sonrasında cezai müeyyide olarak hapse girip çürümektense, bu vizyon çok iyi bir yöntemdi.    

      Savaş sonrası Faaliyet Sonrası İncelemesi ( FSİ ) yapardı. Hata, eksik veya yanlışlar var ise; bir bir sıralar, onların yerine yapılması gerekenleri ve doğruları da ekleyip, söylerdi. 

      Tüfeğin künyesini ezberletirdi, ezberleyemeyen veya yanlış okuyanı şınav ve mekik çekme ile cezalandırırdı, sonra onların gönüllerini alırdı.

“Askerlikte yabancılık çekmezsiniz, sonra kaslarınız şimdiden güçlensin,” derdi.

Şınav ve mekik çekenler hallerinden memnun idiler.  Belli bir zaman sonra tüfeğin künyesini bülbül gibi öterlerdi.

       Aklımda kalanıyla Zabit Dedem’in bizlere ezberlettiği tüfeğin künyesi:

     “Yedi ve sekiz modalı, küçük çaplı, model mavizer, sağar parçık, solar parçık, köprü köprüsü, iğne  iğne yayı, somun somunu, tırnak, horoz ve tetik. “

      Sanki bir yerinde eksiklik var gibi, bu haliyle söylediğimi görse;  torunuyum, adaşıyım,  gözlerimin yaşına bakmaz, basar kalayı; şınav ve mekik cezasını garanti yerdim.

Her neyse; en sonunda etrafa yayılan ve param parça olan kavun ve karpuz kabuklarının toplanmasını emrederdi. Öyle çevrenin dağınık ve kirli kalmasına da izin vermezdi, sonra bu kabukları çuvallara doldurtup, köyün çobanı Abdal’a gönderirdi; koyunların yemesi için. Çoban Abdal, Zabit Dedem’e iki kilo süt jestiyle karşılık verirdi, Dedem ‘de komşu bostan bekçileriyle paylaşırdı.

      Acurların el bombası benzetmesine çok gülmüştüm. Yıllar sonar Tank Asteğmenken el bombasını çok yakından gördüm ve tanıştım; hakikaten acura çok benziyordu. Zabit Dedem’in savaş taktikleri de ‘Tank Asteğmenlik Dönemi’mde çok işime yaramıştı.

     Dedem ‘in mesellerinde en çok da heyecanlandığım;  bazen de çok korktuğum mesellerinde cin, peri, pirabuk, bizden iyler, devler rüyama girerdi,  çok korkardım. Ya Annem’in koynunda, ya da Ninem’in yatağına girer, korkudan ona sarılırdım.

      “Nine, ya cin gelirse!”

        Ninem ve Annem; her ikisinin de adları Emineydi. Cin, pirabukardan korkmamam için çok güzel bir formül bulmuşlardı:  

        “ Korkma çaresi var,” dedi Annem.

        “ Neymiş?”

         “ Güzel ay parçası peri görürsen, rahmanidir. Besmele çek, hafiften iğne batır ona.  O kaçamaz attık, sana ait olur,  emrine girer.” Derdiler.

          “Pekâlâ, şeytani kötülük saçan cinler musallat olursa ne yapayım?” derdim.

         “  Korkmana gerek yok, ona iğne yerine çuvaldız batıracaksın ve tüh neuzibillah şeytanı recim diyeceksin!”

         “ Ya unutursam !… “

          “ Unutma!” derdi Annem.  Göz ucuyla Ninem’e bakardım. Annem’in söylediklerini tasdiklercesine başını öne doğru sallardı Ninem.

         Evimizden hiçbir zaman pekmez eksik olmazdı. Tatlıyı seven bir aileydik. Kuru üzüm, pestil, cevizli sucuk, karpuz ve kavun çekirdeği, meşe palamutları kış gecelerimizin nimetleriydi.

        Evimizin kiler bölümünde büyük bir küpte pekmez vardı. Bitişik küpte de yağ vardı. Öbür küpte de ev yapımı domates salçası vardı. Arkadaşlarımla oyun oynayıp, acıktığımda, açlığımı bastırmak ve karnımı doyurmak için ekmek üstüne domates salçası süreceğim sırada aaa bir de ne göreyim, bizim pekmez küp, dışarıya taşıyor; Annem ‘in yanına koştum:

        “Anne,  anne pekmezimiz dışarıya taşıyor!” dedim.

         Annem derhal susmamı istedi ve ekledi:  Berekettir, berekettir, diyerek çinko bir kap aldı pekmez küpünün yanına koştu: “ Bismillah bismillah!…” diyerek taşan pekmezi n altına çinko tası yerleştirdi.

        Ninem ’de olanları duydu, koştu yanımıza ; “ Emine yarısını bana vereceksin!” demesiyle 

       “Eyvah, sihri bozdun yenge !” dedi.

       İki saat sonra pekmez küpünde son durum üç litre pekmez eksilmişti. Bir anlam verememiştim; ama yıllar sonra kimya dersimizle,  kimyasal olayla fermantasyona uğradığını öğrenmiş oldum.

***

Musa DİNÇ / Nasıl Mizah Yazarı Oldum 3. Bölüm

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com