Mut İlçemiz

SUMERLİLER TÜRKLERİN BİR KOLUDUR (*)

SUMERLİLER TÜRKLERİN BİR KOLUDUR (*)
Celal Necati ÜÇYILDIZ
Celal Necati ÜÇYILDIZ( celalnecatiucyildiz@hotmail.com )
KİRMEN
06 Ocak 2020 - 12:22

Sosyal medyada gördüğüm bir tanıtım yazısı, birden kayboluverdi. Konu Muazzez İlmiye Çığ olunca, ona ulaşmanın yolunu aradım. Dostumuz Mürsel Tekin’den telefonu aldım. Önce mesaj gönderdim. Sonra telefon açtım. Evet telefonun bir ucunda o vardı. Sesi hala dipdiri. O bir öğretmen, o bir hatip. Geç tanış oldum. Ama iletişim kurmuştum.

“ Aleviler ile ilgili bir kitabınız vardı, onu temin etmek istiyorum. “

“ Sumerliler Türklerin Bir Koludur. Kaynak Yayınlarından temin etmeniz mümkün. “ dedi.

Hem o kitabını hem de diğer UYGARLIĞIN KÖKENİ SUMERLİLER  1 ve 11. Ciltlerini de sipariş ettim. Ama esas olarak daha önce okuduğum bir kitap vardı.

ON İKİNCİ GEZEGEN / ZECHARİA SİTCHİN / Çevirmen : YASEMİN TOKATLI. Sumerlilerin tarihini, dünyanın bir tarihini oradan değişik bir konumda karşıma çıkınca bu konuda yaşayan Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’ı tanımak, onun yapıtlarını okumak isteğim ortaya çıkmıştı. Dilerim onu bir gün söyleşisinde dinlerim. Sorular sorarım.

Önsöz de diyor ki ;

“ Sümerlilerin Orta Asya dan Mezopotamya ya göç eden Türklerin bir kolu olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. “

Kitabı bir araştırmacı gözü ile okudum. Tabii ki bir dil bilimci olsam başka bir açıdan da bakabilirdim. Bakışım açısı içinde :

“ ne de olsa bu kitap büyük olasılıkla Türkçe gibi bitişken bir dil ile konuşan ve Güney Mezopotamya ‘ya 6-7 bin yıl önce orta Asya nın her hangi bir yerinden göçmüş olan Sumer halkı hakkında; Sumerlilerin Türkler ile ilgili bir halk olduğu fikri Atatürk zamanında geçerli idi. Böyle olabileceği hakikatten hiç uzak değildir. “

Sumerolog Benno landsberger  ise :

“ Sumer dili , hem dil bakımından hem de bütün Asya boyunca dağlık bölgelerde konuşulan dil olması bakımından önemlidir. Bu türden olup, bugün hala yaşayan dil Türk dilidir. “ diyor.

Türkmen yazarları ;

“ Sümerce nin daha çok Türkmen Türkçesine benzediğini leri sürüyorlar.  “

Sumer tabletleri incelendikçe görülüyor ki ;

“ Orta Asya’ da ki Türk yer adları ve Anadolu da ki yer adları ile bir birlerine ne kadar çok uyduğunu gördük. Bu uygunluğu Sumer – Türk bağlantısı olarak görebiliriz. “

Anlatılan tufan öyküleri , bir birlerini tamamlıyor. Kahramanları hep aynı. İsimler bir birlerime benziyor.

6 mayıs ta Hıdır- Ellez, Hızır ile İlyas, Hıdır Nabi  bayramı gibi değişik adlarla günümüze geliyor. Hala tüm dünyada kutlanmaya devam ediyor. İşte Hıdır-Ellez Bayramı.

“ Hızır ile İlyas 6 mayıs ta birleşiyorlar. Bu birleşme ile ortalığa bolluk bereket geliyor. Halkta bu birleşmenin sevinci ile kırlarda, çeşitli eğlencelerde kutluyorlar. Bazı yörelerde bu eğlenceler bir yatır, bir türbe civarında veya mezarlık yakınında ( Tahta Kuşlar/ Edremit tahtacı Köyünde olduğu gibi ) yapılıyor. Bazı yerlerde o gece insanlar gül dibine , gelecek yıl istediklerini bildiren simgeler koyuyorlar. Evlenmek isteyen kılar çömlek içine yüzüklerini koyarak gül dibine bırakıyorlar. Sevgililer de o gece gökyüzüne bakarak iki yıldızın birleşmesini bekliyorlar. Eğer iki yıldız birleşirse ; onlarda kavuşacaklarına inanıyorlar. “

Hıdır ile Nabi nin birleşmesinin ise inana ile Dumuzi nin birleşmesi simgeleniyor.

Sumerlerde  Dumuzi , Tanrıça inan ile evlendikten sonra ülkelerin tanrısal tahtına oturuyor. Onların evlenmesi ile de ülkeye bolluk ve bereket geliyor.

Şaman davulu , gün geliyor sumerlilerin elinde çalmaya başlıyor. Gün oluyor, tedavide, gün oluyor haber vermede, gün oluyor sevinç günlerinde. Baharın doğduğu günde, gün oluyor ergen ekondan çıkışta . davullar çalıyor.

Türklerde Şaman/ Kam davulu aracılığı da ruhun davulu ile birleşmesini sağlanıyor. Şaman, davul çalarak ruhlarla bağlantı kuruyor. Sumerde tanrı Enki davul çalarak kilden yapılan insana Tanrılardan ruh veriyor. Hastalık cinlerini vücuttan atıyor.

7 çalgı orta Asya dan Sumerlilere geliyor. Kaval  sesi ile ölüler diriliyor. Can geliyor. Toprağa üflenen ses ile, toprağa akıtılan kan ile toprak verim vermeye başlıyor. Kazma ile dağlar, taşlar kazılıyor. Kanallar yapılıyor. Kazma en önemli bir çağın geçiş aleti.

“Yüce anzam- kabında su al

Dök onu.

Ilgın ve maştakal- bitkisini

Onun özüne kat.

Bu adamın üstüne serp onu,

Buhurdanlık ve meşale

Alıp ona götür.

Adamın gövdesindeki nam-tar

Akıcı bir şey gibi

Çıkıp gidecek ondan

Göğün kahramanının

Yüce davulu .

Güven ona

Bırak savunsun seni

Göğün kahramanın

Koca davulu…..”

ALEVİLERİN CEM AYİNİ  İLE GUDEA’NIN YENİ MAMEDE GİRİŞ AYİNİ

Cem ayini yapılacağı zaman , cem yapılacak yer iyice düzene sokulup, temizleniyor. Sonra çeşitli yemekler , içecekler, tütsüler hazırlanıyor. 1. Pir /Mürşit, 2. Rehber, 3. Gözcü, 4. Tütsücü 5. Zakir, 6. Süpürgeci, 7. Kurbancı veya Sofracı, 8. Sucu/ saka, 9. Peyik, 10.temizlikçi, 11. Kuyucu, 12. Kapıcı , Sumerlerde ise 1. Arabacı, 2. Kahya, 3. Mübaşır, 4. Silahşör, 5. Müzisyen, 6. Kuşbaz, 7. Keçi Çobanı, 8. Dalyan denetleyicisi, 9. Haberci, 10. Tahıl Denetleyicisi, 11. Mabeyinci, 12 .Kapı Bekçisi.

Her iki törenler müzik eşliğinde yapılıyor. Alevilerde bağlama çalınıyor. Sumerler de ise; Balag çalıyorlar.  ( Muharrem Kılıç ve Hüsnü Merdanoğlu nun araştırmaları. )

Türklerde yayık çok önemli;

“Oy dolay dolay may dolay

Dolay olmazsa nerede bereket

Dolal oçak başında oturur

Yemek odasını kendisiyle doldurur

Yağ yoğurur,

Gövdeyi sallaya durur

Oy gövdede bekletilmiş kaymak çalkalanır…

Sumerlerde de yayık vardır.

“ hanım ağıla git

Genç kız sen buraya geldiğinde

İnana yayık seslensin.

Yayık senin eşine seslensin

İnana yayık seslensin.

Yayığın çalkalanması senin müzik olacak .

İnana , o ruhu neşelendirecek.

Kutsal yayık, senin için seslenecek.

İnana ! o ruhu şenlendirsin…… “

Sumerliler de ,  25 müzik aleti var. Hunlarda da 25 tür müzik aleti bulunuyor. Çift flüt ortak müzik aleti. Türkmenlerde inanç, flüt, kaval Adem e can veren olarak ifade ediliyor. Göğe kaldırılarak çalınıyor. Birisi tanrı ya istekte bulunurken, diğeri tanrı nın ona yanıtı olarak geri dönüyor.

Benzeyen, ortak paydalar çok. Belgeler, hem de bir kısmı İstanbul da, bir kısmı Amerika, bir kısmı Fransa, ya da İngiltere de , neyse ki bilim adamları çözümlemelerini birleştirmişler, tabletler dile gelmiş. Sümer tabletleri dünya kültürüne ışık tutuyor. Hani bize tarihçiler dayattılar ya, Türkler Anadolu’ya 1071 yılında geldiler. Oysa tarih Orta Asya dan başlayıp, Mezopotamya, Anadolu, ege de tarih ve kültür devam etmiş. Bir birlerinden esinlenmiş.

Alevi erkanlarını oluşturanlar, işte bu kültürü görmüşler. Bu kültürü özümlemişler. Ozanın sazında, ozanın dilinde, Şahatay, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre’de, Nesimi’nin nefeslerinde günümüze gelmiş.

Onun için Sumer yazıtları çok önemli. Karnından konuşan yazar, tarihçilerin yüzüne şamar olacak bir belge yumağı. Siz var olun Muazzez İlmiye Çığ, sizlere sağlık esenlikler diliyorum. Siz kitaplarınız ile söyleşileriniz ile bize ışık tutmaya devam edin.

(*) SUMERLİLER TÜRKLERİN BİR KOLUDUR / Sumer- Türk Kültür Bağları / MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ / KAYNAK YAYINLARI iletişim@kaynakyayinlari.com

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com