Mut İlçemiz

TÜRKİYE GİBİSİN!

TÜRKİYE GİBİSİN!
Mehmet AKPINAR
Mehmet AKPINAR( mehmet.akpinar33@hotmail.com )
İMBİKTEN SÜZÜLENLER
202
17 Kasım 2018 - 2:19

Puslu bir kış günü. Orhun yatağında gözlerini ovalayarak  doğruldu,  pencereden dışarıya baktı. Vakit ne vakitti anlayamadı!  Saati yoktu, hiç de olmamıştı… Telaşlandı, okula geç mi kalmıştı !?

Akşamdan minderin altına düzgünce koyarak ütülediği pantolonu; kapının arkasında asılı duran gömleği, anasının ördüğü yün kazağı ve ceketini giydi; bağını hiç bozmadığı kravatını takarak hızla evden çıktı. Hiç paltosu olmamıştı, şemsiyesi de…  Gazetenin arasına koyduğu kitaplarını sıkıca kavrayarak hem üşümemek, hem de gök gürültüsünün arkasından gelecek yağmurda ıslanmamak için okula doğru hızlı adımlarla ilerledi.

Hademe okulun kapısını yeni açmış, sobayı yakmış, etrafa şöyle bir göz gezdirerek görevini itina ile yapmaya çalışıyordu. Erken saatte onu kapıda görünce şaşırdı.
Babacan bir tavırla;

-Rüyandan mı korktun evladım?

Orhun mahcup bir ses tonu ile cevap verdi:

-Şeyy… İşte!  Vakti kestiremedim!

Bir o, bir de hademe vardı. Sıcacık sobanın başına geçip, iyice  kızındı. Bir süre sonra kantin açıldı, çay demlendi, simitler tezgaha sıralandı. Simit 50, çay 25 kuruştu; haftalık harçlığı ise 5 TL… Simit mis gibi kokuyordu, çay tavşan kanı… Bugün kendine bir ziyafet çekecekti, her gün olmazdı.

Arada sıkıcı olsa da, zevkli geçerdi dersleri. Arkadaşlarının çoğu kavruk Anadolu çocukları idi. Mağrur ve şımarık olanlar da vardı. Onlardan hep uzak dururdu Orhun.

En yakın arkadaşı Samet’ti; Cihan, Oğuz ve diğerleri… Samet esmer uzun boylu, yaşça kendisinden büyüktü. Kızlarla arkadaşlık zordu o zamanlar; uzaktan bakışırlar ve göz göze gelmenin yollarını ararlardı. Şanslı olan bir kaç yüz metre  birlikte yürüyebilirdi.

Samet ile Orhun öğle vakti okuldan birlikte çıktılar; mutad olduğu üzere kahvaltı yapmamışlar, kurt gibi acıkmışlardı. Evleri yakın, birer göz oda da yalnız kalıyorlardı. Manavdan ıspanak, soğan aldılar; Samet’in evinde güzelce kavurarak bolca köy ekmeği ile kendilerine tadı damaklarında kalacak bir ziyafet çektiler.

Hep böyle geçerdi günleri; zor ama zevkli ve özgür… Hafta sonu sinemaya gitmeyi ihmal etmezlerdi. Siyah önlük içinde görmeye alıştıkları kızları rengarenk farklı giysiler içinde görmek heyecan verirdi onlara. Çoğu zaman filmin konusu içine onları da koyar, iç çekerlerdi.

Yıllar ilerledikçe memlekette olup bitenlere de kulak vermeye başladılar. Ders dışında kitaplar da okuyorlardı. Ergenekon Destanı ve Dede Korkut’la heyecanlanır, Tevfik Fikret’ten haz alır, M. Akif ile duygulanır, Tasavvuf ile tefekküre dalarlardı.

Gönül işleri, siyasi-kültürel faaliyetler dünyasına girse de; zar zor yakaladığı okuma imkanını ziyan etmeden üniversiteli olmak istiyordu Orhun.

Vakti gelince büyük şehrin yolunu tutmuş; kayıt sırasında Ekrem ile tanışmışlardı. Ekrem zayıf, uzun boylu, esmer, konuşkan ve rahat davranan bir gençti. Büyük şehre alışkın olduğu her halinden belliydi. Fakir bir Anadolu çocuğu olsa da, feleğin çemberinden geçmiş, bilge bir tavrı vardı.

Orhun alışageldiğinden farklı bir dünyada buldu kendini. Sakallı gençler, bluejeanli, cilalı kızlar sarmaş dolaş ağaçların altında oturuyorlardı. Bir taraftan da insanlar kıpır kıpır, biri gelip biri gidiyor ve ortam giderek kalabalıklaşıyordu. Bir gariplik vardı. Etrafına bakarken, Ekrem’in kolundan tuttuğunu fark etti. Gel dedi Ekrem, burası tekin değil, az sonra ortalık karışacak… Silahlar, sis bombaları patladı… Bir koşuşturma, herkes bir tarafa dağıldı.

Yeni hayatı ile tanışmıştı Orhun. Yeni arkadaşları, yeni maceraları olmuştu. Üniversite böyle bir şeydi. Birlikte hareket eden kızlı erkekli gruplar vardı. Hep tehlikeli değil, heyecan verici güzel anlar da vardı elbet! Günün birinde bir grupta kara kaşlı, kara gözlü, güzel bir kıza rastladı. Yüreği titredi, gözleri parladı. Herkes kızın etrafında pervane olmuştu. “Ben Ülkü” dedi. Güzelliğinin farkında, kendinden emin, nazlı, biraz da kaprisli görünüyordu. Sohbet ederken bir taraftan da onu ve çevresindekilerin atraksiyonlarını izliyordu Orhun. Muzipçe tebessüm etti; herkes Ülkü’cü olmuş diye mırıldandı. Gönlüne takılsa da, mesafeli idi.

Kavga gürültü içinde kah ağlayıp kah gülerek sürüyordu hayat! Dersin ortasında, yemekhanede, koridorda her an beklenmedik sesler yükselir, ortalık karışıverirdi. Böyle bir günde jandarma alıp götürdü Orhun’u. Derdini anlatıncaya kadar aylar geçti taş medreselerde… Adalet dedi, yutkundu. Başka bir şey demedi…

Bir sabah uyandığında radyoda Hasan Mutlucan’dan türküler söyleniyor,  “… Rica ederim, Kenan EVREN” ile biten bildiriler okunuyordu. İlk zamanlar bir rahatlık, rehavet olsa da gerçek öyle değildi. Bir çok arkadaşı zindanlara dolduruluyor, darağacına gönderiliyordu. Bir kez daha adalet dedi Orhun.

Hayatın cilvesi bir gün Adalet ile tanıştı; buğday benizli, güzel, alımlı bir kızdı… Kalbi kıpır kıpırdı, etkilendi. Acaba adı neden Adalet’di.  Merak etti, ama sormadı. Adalet’i rahat bırakmıyorlardı, onun da gözü yükseklerde idi. Nedense Adalet’e güvenmedi; mülke temel olmaz diye düşündü… Hep öyleydi Orhun, içinde fırtınalar kopsa da, gönül işlerinde temkinli…

Hiç düşündüğü gibi olmadı hayat; her şey çözülürken yeniden düğümleniyor, öyle veya böyle devam ediyordu. Yorulsa da teslim olmadı. Bir işi, ailesi ve çocukları vardı artık.

Ülkü nerede, Adalet yerini buldu mu? Bilmiyordu.

Gerilere gitti. Üniversite yıllarında kader birliği yaptığı arkadaşları ile buluştu; ortak mazileri olsa da düşünceleri ve dilleri farklı farklı idi. Köprünün altından çok sular geçmişti. İçi sızladı.

Bir ikindi vakti  güneşin ağır ağır batışını izlerken çayını yudumladı, içseydi bir de sigara yakardı. Tüm hayatı gözlerinin önüne serildi. Arkaya yaslandı; biraz hüzün, biraz da gururla mırıldandı: ” Türkiye gibisin Orhun!”

HANGİSİNİ MUT BELEDİYE BAŞKANI OLARAK GÖRMEK İSTERSİNİZ?

Üzgünüm, bu anket tamamlandı. 24-03-2019 - about 2 gün ago

  • DEVRİM ŞİMŞEK - TKP --> 377
  • DURMUŞ KUMRU - BTP --> 5
  • HALİD KILINÇ - SP --> 61
  • MEHMET SAYDAM - CHP --> 477
  • MURAT ORHAN - İYİ P --> 339
  • VOLKAN ŞEKER - MHP --> 372
  • KARARSIZIM --> 9
Gönder
Sonuçlar
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ÖLÜM VİRAJINDA KAZA: 1 ÖLÜ
GÜNLÜK HABER AKIŞI
MUT İDMAN YURDU AFFETMİYOR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SEÇİMİ KİM KAZANACAK?
GÜNLÜK HABER AKIŞI
BENİM MUHSİN BAŞKAN’IM
GÜNLÜK HABER AKIŞI
31 MART SEÇİM ANALİZİ
GÜNLÜK HABER AKIŞI
KORKU