Mut İlçemiz

YAŞAM STANDARDI MI YOKSA STANDART YAŞAM MI?

YAŞAM STANDARDI MI YOKSA STANDART YAŞAM MI?
Havva UYAR
Havva UYAR( havva.uyar@hotmail.com )
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEYLER VAR
524
15 Mart 2019 - 0:42

Hayat akıp giderken daha iyi bir yaşam için çırpınır durur, kaliteli bir yaşam standardı oluşturmaya çalışırız. Mutlu olanın koşulunu lüks içinde yaşamaya bağlarız.

Kimilerinin kolunda pahalı Omega ya da Rolex marka, kimilerinin kolundaysa ucuz işportacıdan alma gösterişsiz bir saat… Ortak yanı zamanı göstermesidir öyle değil mi?

Kimi ekonomik bilet, kimi birinci sınıf uçak bileti alır. Oysa varacağı yer aynı değil mi?

Kimimiz Mercedes araba, kimimiz sıradan daha ucuz bir araba kullanır. İkisinin de dört tekeri vardır. İkisi de ayağımızı yerden keser. Sonuçta ikisi de gideceğimiz yere götürür.

Kullandığımız telefonlar da öyledir. Kimimiz en son model Iphone x telefonlarla konuşur. Üstelik bilmediği ve kullanmadığı bir sürü özellikleri vardır. Kimimiz de en ucuz telefonlarla konuşur. Ortak yanı iletişimi sağlaması değil mi?

Daha güvenli, konforlu, daha akıllı evlerde yaşamak, daha iyi ve kaliteli yemekler yemek, sağlık koşullarından daha iyi  yararlanmak, daha lüks seyahatlere çıkmak isteriz.  Ama hep daha konforlu, daha lüks, daha pahalı ve hizmette sınır tanımayan, daha sıra dışı olsun isteriz. Peki neden?

Bütün bunlar kendimizi değerli ve yeterli hissetmenin yollarıdır. “Senden farklıyım ve daha üstünüm.” demenin başka bir biçimidir. Ya da “Benim de senden farkım yok aynı marka araba kullanıyoruz. O halde senden aşağı değilim.” mesajını vermenin ifadesidir. Değerimizin içten geldiğini unuttuğumuz için ya da unutturulduğumuz için hep dışarda ararız.

Yaşam kalitemizi yüksettikçe  daha mutlu olacağımızı zannederiz. Çünkü mutluluğun dışardan alınan bir meta olduğunu düşünürüz ! Televizyon reklamları, filmler, diziler, sosyal medya kanalları ve yarışma programları ile sanki yaşam standardımızı yükseltirsek mutlu olacağız fikri aşılanır. Akıllı evlerde, güvenlikli, havuzlu sitelerde oturursak, özel okullarda okursak, yurt dışı seyahatlerine gidersek, AVM’lerden çıkmaz, her istediğimizi ihtiyaç mı yoksa istek mi diye düşünmeden alırsak, mutlu olacağımız algısı oluşturulur. Bu tam da kapitalizmin istediği bir yaşam biçimidir. Toplum mühendislerinin insanları dizayn etmeye çalıştığı bir anlayıştır. Şimdi burada duralım ve derin bir nefes alalım.

Yaşam standardımızı yükselterek daha rahat, konforlu, güvenli ve sağlıklı bir yaşam istiyoruz. Bunun da bizi mutlu edeceğini düşünüyoruz. Değil mi? Çok güzel…

Buraya kadar bir problem yok. İsteyen istediği evde oturabilir, istediği telefonu kullanabilir. Çok istiyorsan özel uçağın da olabilir. Var olan kullansın hayrını görsün. 

Problem, yaşam standardımızı daha kaliteli hale getirmek adına çabalarken standart yaşantımızı yok saydığımızda ortaya çıkıyor.  Bizi mutlu edeceğini sandığımız yaşam standardına ulaşabilmek için köle gibi çalışmaya başlıyoruz.  Daha az dinlenip daha az uyuyoruz. Hafta sonları eve iş getirip, sevdiklerimizle geçireceğimiz pazar gezilerini erteliyoruz. Senede bir tatile çıkmayı kendimize lüks görüyoruz. Hobilere ayıracak vakit bulamıyor, çok da önemli görmüyoruz. Anne ve babayı ziyaret etmek artık giderek zorlaşıyor. Çok çalışmanın sonucu stres hayatı yönetir oluyor. Doğal olarak sağlığımız da bu durumdan nasibini alıyor. En önemlisi canımızdan çok sevdiğimiz evlatlarımıza iyi bir gelecek bırakmak  uğruna onları ihmal edip asıl ihtiyacı olan sevgiyi ve ilgiyi esirgemeye başlıyoruz. Büyük bir ironi değil mi?

 Standart yaşam; insani boyutta temel ihtiyaçlarımızı karşılayan, maddi değerlerden daha ziyade, hayatımızı anlamlandıran, kendimizi iyi hissettiren, sevdiklerimiz için yararlı olduğumuzu düşündüren  ve  bizi mutlu eden her  şeydir. Dünyanın en fakir insanları paradan başka hiçbir şeyi olmayan insanlardır. Çünkü hayatta paradan çok daha fazlası vardır. Ne kadar zengin olduğunuzu bilmek istiyorsanız, kötü günlerinizde yanınızda olan, sizi gerçekten önemseyen, birlikteyken kendinizi değerli hissettiren insanların sayısına bakın derim.

Mutluluğumuzun ve yaşam standardımızın bağlı olduğu değerler nesneler değil, insanlardır, ilişkilerdir. Mutluluğun dayanağı ise kalben sevgiyle birbirimize bağlı olmaktır. Bu gerçek neşeyi içimize katar. Hayat kolaylıkla ve ihtişamla gelir. Platon “İnsanın nihai amacı mutluluktur ve mutlu olmanın yolu da iyi olmakla mümkündür.” der. Yaşam kalitemizi arttırırken standart yaşamımızdan taviz vermeden, sevgiyi kılavuz eyleyerek, erdemli insan olmaya çalışmak gerçek mutluluğun anahtarıdır.

Gerçek dostlukların, katıksız sevginin, koşulsuz birlikteliklerin yaşanması dileklerimle…

Sevgiyle ve aşkla…

HAVVA UYAR

10.03.2019

HANGİSİNİ MUT BELEDİYE BAŞKANI OLARAK GÖRMEK İSTERSİNİZ?

Üzgünüm, bu anket tamamlandı. 24-03-2019 - about 2 gün ago

  • DEVRİM ŞİMŞEK - TKP --> 377
  • DURMUŞ KUMRU - BTP --> 5
  • HALİD KILINÇ - SP --> 61
  • MEHMET SAYDAM - CHP --> 477
  • MURAT ORHAN - İYİ P --> 339
  • VOLKAN ŞEKER - MHP --> 372
  • KARARSIZIM --> 9
Gönder
Sonuçlar
GÜNLÜK HABER AKIŞI
ÖLÜM VİRAJINDA KAZA: 1 ÖLÜ
GÜNLÜK HABER AKIŞI
MUT İDMAN YURDU AFFETMİYOR
GÜNLÜK HABER AKIŞI
SEÇİMİ KİM KAZANACAK?
GÜNLÜK HABER AKIŞI
BENİM MUHSİN BAŞKAN’IM
GÜNLÜK HABER AKIŞI
31 MART SEÇİM ANALİZİ
GÜNLÜK HABER AKIŞI
KORKU