Mut İlçemiz

İKİNCİ HAYAT

İKİNCİ HAYAT
Serkan YALÇIN
Serkan YALÇIN( smmmser@hotmail.com )
11 Nisan 2021 - 13:56

Garip bir duygu değil mi? Uzun bir aradan sonra yolculuk yapmak ve yeniden yazmaya başlamak. Askerlik görevim boyunca çok düşündüm. O kadar zor süreçlerden geçerek askere gitmiştim ki, giderken herkese tatile gidiyorum demiştim. Yani en azından benim için tatil olacak gibi düşünmüştüm. En azından, akşam ne yiyeceğim, sabah kahvaltılığım var mı, doğal gaz kontörüm yetecek mi? Böyle telaşlarım olmayacaktı, yat kalk sürün sabah, öğle, akşam yemeğin veriliyor akşam da yatacak yerin var oh mis. Bekâr hayatı yaşayan bir insan daha ne istesin ki…

Askerlik kısa dönem olsa da zaman bir türlü geçmedi. Şunu anladım; bütün bu süreç bittikten sonra gerçek askerlik başlayacaktı ve hayatımın kendi başıma kaldığım son süreciydi belki askerlik. Ne yapacağımı bilmiyorum ve bundan sonrasında olacaklar için hiçbir fikrim de yok. Bildiğim bir şey var; otogara geldiğim zaman bileti nereye alırsam memleketim orası olacak. Şafak daraldıkça seçim yapma zamanım azalıyor ve kendimi çok değişik duygular içerisinde hissediyorum.

Biletimi aldım. Bütün özlemime rağmen biletimi Ankara’ya aldım. Çınarların altındaki ağaçlar, her geldiğimde koşa koşa suyunu içtiğim çeşmelerim ve çocukluk kahramanım Mut Kalesine rağmen biletimi Ankara’ya aldım. Birkez daha geri dönmeye cesaret edemedim. Hayatım boyunca vermiş olduğum kararların hep arkasında oldum, hiç pişman olmadım ama en çok üzüldüğüm kararım bu olmuştu galiba.

Gün doğumundan gün batımı yönüne seyahat ediyorum. Torosların zirvesine geldik ve Aksaray yönüne doğru gidiyoruz. Ben otobüste ne sağıma bakabiliyorum ne de soluma. Toros dağlarının heybetine bakmaya yüzüm yok. Kendimi bir an önce bozkırın kurak topraklarına atarsam en azından içimdeki üzüntü ve burukluk biraz azalacak. Korktum; dağlar, kekik kokan yaylam, geri dönersem onlara tekrar nasıl bakacağımı onlarla nasıl birlikte yaşayacağımı bilmiyordum. O kadar uzun zamandır birbirimizden ayrıydık ki onlarla beraber yaşamaya cesaretim yok. Kabul ediyorum kolay olanı seçtim. Ama sen de bensizliğe alışmışsın demek ki hiç itiraz etmedin. Gel dedin de ben mi gelmedim? Demek ki birbirimizi unutmuşuz.

Hayatımın her gününde, ama gün içerisinde bir kere mutlaka aklıma geliyorsun. Benim sana geri dönmeye cesaretim olmasa bile senin beni her sabah pasparlak güneşin ve gökyüzünle karşılamana minnettarım. Biliyorum hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ama birgün eski günlerdeki gibi değirmen yoluna doğru alacakaranlıkta yol boyu yapacağız ve top sahasına doğru her yerimizi siyaha boyayan çekirdeklerimizi çitleyeceğiz. Yol boyunca iğde kokularının arasından şehrin içindeki bahçelere giden suyun toprakla buluştuğundaki o kokuyu tekrar duyacağız. Bir gün hep beraber Roma dondurmacısından bir külah dondurma alarak çocukluğumuza döneceğiz.

Ben bir karar aldım ve sana geri dönemedim. Ama seni hiç unutmadım ve sana olan sevgimi her zaman, her yerde haykırdım. Sen hep benim masal şehrim oldun, ben de senin Siyah Beyaz Mutlu çocuğun.

Sen bana küsmezsin ve eminim ki, iki küreklik de olsa yerim var üzerinde.

Uzun ve şehirlerarası yolculuklarda başladım yazmaya. Şoförün selektör sesinden başka ses yoktu arabada, herkes uyumuş ve ben hayatımın ikinci yarısını yaşamak için memleketimden yine çok uzaklardayım..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

© Mutilcemiz.Net 2021 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com