Mut İlçemiz

SİYAH BEYAZ MUT’LU /20

SİYAH BEYAZ MUT’LU /20
Serkan YALÇIN
Serkan YALÇIN( smmmser@hotmail.com )
18 Aralık 2020 - 20:03

MUT KALESİ – İKİ PINAR BEŞ ÇINAR

Çok güzel yağmur yağıyor. Çınaraltı’ndan otogara uzanan köşeden Mut Kalesi’ne giden bir patika yol var. Çocuklar oradan kaleye ulaşmaya çalışıyorlar. Kalenin altında eski bir ortaokul var ve bahçesinde uzun uzun otlar. Bize anlatılan hikâyelere göre buralarda çok büyük savaşlar olmuş. Oklar, mızraklar kullanılmış. Biz de ok ucu bulur muyuz diye kalenin surlarının etrafında geziyoruz. Birimiz demirden bir şey buluyoruz hemen toplaşıp acaba mızrak ucu mu, yoksa ok ucu mu diye tartışmaya başlıyoruz.

Burada bir kale var ve mutlaka bir hikâyesi de var ama çözemiyoruz bir türlü. Boş, kıraç, bakımsız bir tepe, her tarafta küçük taş parçaları var. Kim yapmış, neden yapmış bilmeden etrafında oyunlar oynuyoruz. Önceden tepesine çıkıp memleketi kuşbakışı izleyebiliyorduk. Sonradan kapısına bir kilit konuldu. Hep anlatılan bir efsane var; Çınaraltı’ndan kaleye giden bir yol varmış, bilmiyorum herkes öyle diyor. Hep merak ediyorum gerçekten var mı? Eskiden bir aşevi varmış, dibinden bir yol geçermiş. Oradan kaleye giden yollar varmış. Bütün çocukluğumuz bu yolu aramakla geçti.

Kaleyle ilgili sonradan edindiğim ilgimi çeken bilgi ise; Evliya Çelebi, Seyahatname’sinin IX. cildinde Karamanoğlu Yakup Bey’in kaleyi, Rumların elinden almak için birçok askerle savaştığı, ancak askerlerinin burada şehit olduğu için, kaleye Darmevt denildiğini anlatmaktadır. Çelebi yazısında; “Sonra Karamanoğlu İbrahim Bey kaleyi fethedip, 70 bin Rum’u ve krallarını kılıçtan geçirip, kalenin kuzeyindeki tepeye gömdürmüştür. Tepeye bu yüzden Maşatlık Tepesi denilmektedir. Fetihten sonra kaleyi yıkmıştır. Ama sonra Celali eşkıyasına karşı Kuyucu Murat Paşa yeniden yaptırmıştır. Etrafı altı yüz adımdır” demektedir.

Çocuk aklı işte etrafında altı yüz adım atıpta tutturamayınca Evliya Çelebiye kızdığımız da oldu. Mızrak ve ok ucu aramak yanılmadığımız bir tespitmiş ve bu beni mutlu eden bir ayrıntı.

Mut Kalesi’nin kapılarının bir bayram günü açıldığını duymuştuk. Arkadaşlarla koşa koşa gittik. Mimarisine ve içindeki yapıya bir türlü anlam veremedik. Neresinde yaşıyorlar kalenin, hükümdar neresinde kalıyor? Gözetleme ve ok atma yerleri var ama adam o gözetleme yerlerine nasıl çıkacak? Bir bilen anlatsın dedik ama herkesin bizden bir farkı yoktu. Yaşlı bir amca dedi ki, bu kale sadece askerlerin kuşbakışı tüm ilçeyi gördüğü ve nöbet tuttuğu bir kule. Siz kale deyince ne anlıyorsunuz çocuklar? Neyin peşindesiniz? Ne bileyim kale deyince biz surlardan surlara atlayan Cüneyt Arkın’ın filmlerindeki gibi bir kale bekliyoruz herhalde. Çocukluğumuzun yaşayan efsaneleri var bunlardan bir tanesidir Mut Kalesi. Hala gizemini ve yaşanmışlıklarını saklayarak yerinde tüm görkemiyle duruyor.

Neşri Atalay demiş ki; Laal Paşa Camii avlusu duvarı ile Çınarlı parkın duvarları arasından çarşı caddesi geçer. Mut Kasabasının en muhteşem yeri de burasıdır. Burada kısmen enkaz haline gelmiş kale burçları ve surları ile çevrilen iç kale, tek kubbeli ve revaklı minareli Laal Paşa Camii, iki tane sivri külahlı Selçuk ve Karamanoğlu beyliğine ait türbe, yine kale içinde Ortaokul binası, çarşıya yaslanan ufak belediye sarayı ile beş tane azametli çınar, bu çınarların altından havuzdan havuza akıp ufak bir şelale ile Mut deresine boşalan bol sulu Kale Pınarı ki, işte eşine rastlanamayan ulu olduğu kadar, ruhları gönülleri kendine çeken asil bir topluluk… Kale Pınarı’nın suyundan bir defa içen, yedi sene sonra tekrar gelip bir daha içermiş.

“İki pınar, Beş çınar

Bunlar olmasa Mut, yanar.”

tekerlemesi meşhurdur. Bu tekerlemeyi yapan, Mut maliyesinin eski muhasebe memurlarından Silifkeli Hamdi bey adında bir adamdır.

Uzun ve şehirlerarası yolculukları sevmiyorum. Şoförün selektör sesinden başka ses yok.  Uzun okul maratonundan sonra memlekete dönüyorum. Mut’un girişine geldiğimde her sabah Mut Kalesi beni tüm ihtişamı ile karşılıyor. Otogardan yukarı merdivenleri çıkıyorum, pınarlardan suyumu içiyorum. Laal Paşa Camii avlusunda kumru sesleri arasında evimin yolunda ilerliyorum. Kale tüm esrarengiz hali ve ihtişamı ile bana gülümsüyor.

Geldin mi  yine Siyah Beyaz Mutlu Çocuk..

OTOGAR YÖNÜNDEN MUT KALESİ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

© Mutilcemiz.Net 2021 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com