MUT’UN TAHIL ÜRÜNÜ YEMEK VE YİYECEKLERİ

BATIRIK
Malzemeleri: İnce bulgur (düğürcük), iç (ince dövülmüş – çekilmiş – kavrulmuş yerfıstığı, susam veya ceviz), maydanoz, marul, lahana, domates veya domates kurusu, salatalık, yeşil biber, salça, tuz, kırmızıbiber, taze veya kuru nane, fesleğen, kuru soğan, nar ekşisi veya limon.
Yapılışı: Bulgur, ince doğranmış kuru soğan, yeşil biber, kabuğu soyulmuş domates rendesi veya taze domates bulunmadığı zaman kurutularak dövülmüş domates (domates kurusu su ile bir taşım kaynatılır ve bulgura katılır) batırık tepsisine konulur. Malzemeler, bulgur yumuşayıncaya kadar yoğrulur, bu arada, kırmızıbiber ve iç ilave edilir. İnce doğranmış maydanoz, nane ve fesleğen katılır; mevsimine göre ılık veya soğuk su dökülerek çorba kıvamında sulandırılır. Tuzu ayarlanır, nar ekşisi veya limon sıkılır.
Batırık, aile ortamında ortaya konulan batırık tepsisinin içinden içilir(di). Günümüzde çukur kâselere konularak, üzerine küçük doğranmış salatalık veya çakır (az kızarmış) domates, haşlanmış lahana veya bağ yaprağı (tefek), ince doğranmış marul serpiştirilerek servis yapılmaktadır.
Gündüz gezmelerinde (kadınlar arasında) ve gece konukluğunda en çok tercih edilen bir ikram çeşididir. Öyle ki başka her türlü ikram olsa bile eğer batırık ikram edilmemişse evin hanımının “bir batırık bile yapmadı” şeklinde eleştirilmesi kaçınılmazdır.
BATIRIK
Batırıktır kadınların alayı
Et olmazsa ceviz kendir kolayı
Şimdi buldu bulgur küpü belayı
Yandı canım batırmanın elinden
Sabahleyin yaprağa saldı kızını
Hazır etti biberini tuzunu
Geleceği yola dikti gözünü
Yandı canım batırmanın elinden
Batırıktır kadınların ulusu
Yemeyenin ortadadır ölüsü
Cumhur oldu erkeklerin karısı
Yandı canım batırmanın elinden
Erleri çarşıdan etini taşır
Satırın sesinden tavan titreşir
Et olmazsa eğrimde pek yaraşır
Yandı canım batırmanın elinden
Erlerini köye kente salarlar
Komşulara elçi haber salarlar
Batırığı yerler, düğün kurarlar,
Yandı canım batırmanın elinden
Mustafa ERTAŞ’ın “Tekerleğin Değmediği Yer” adlı kitabından alınmıştır.
KAVURGA (Gavırga)
Bir çevrim kavurgalık saca veya tavaya konulup alevli ateş üzerinde sallanarak, sacda ise süpürge veya benzeri bir aletle devamlı karıştırılarak, pembeleşinceye kadar kavrulur.
Kavurga, eskiden köylerde kış gecelerinde hemen hemen her evde yapılırdı. Gece sohbetlerinde eğlencelik olduğu kadar, okula veya hayvan otlatmaya giden çocukların ceplerine de konulurdu.
BULGUR PİLAVI VE ÇORBASI
Bulgur pilavı, sade pişirilir. Yetecek kadar suda haşlanır. Suyunu çekince üzerine bir kaşık tereyağ konur ve bir süre dinlendirdikten sonra yenir. Varsa üzerine et bile konabilir.
Daha sonraları domateslisi de yapılmaya başlanmıştır.
Bulgurun çorbası da yapılır.
ÜTME PİLAVI VE ÇORBASI
Pirinç pilavı gibi pişirilir veya çorbası yapılır. Ütme, günümüzde hemen hemen unutulmuştur.
Buğday başakları henüz sertleşmeden kopartılarak alevli çalı ateşinde ütülür. Ovalanarak kabuklarından ayrılır (bu haliyle yemesi de keyiflidir) ve kurutulur. El değirmeninde kırılarak saklanır.
YARMA ÇORBASI
Yarma çorbası da döğme çorbası gibi pişirilir, ayran, yoğurt veya salça soslu hazırlanır. Nane, kekik serperek servis yapılır.
DÖĞME ÇORBASI
Akşamdan ıslatılan dövme iyice pişirilir. Döğme pişerken içine börülce (ülübü) de konulabilir. Soğuyunca yoğurt veya ayran karıştırılıp, üzerine nane, kekik serpilerek servis yapılır.
KEŞKEK
DÜNDEN BUGÜNE HER YÖNÜYLE MUT – Nurşen TEKİN – Mut Belediyesi Kültür Yayınları







