Mut İlçemiz

NASIL MİZAH YAZARI OLDUM / 6

NASIL MİZAH YAZARI OLDUM / 6
Musa DİNÇ
Musa DİNÇ( musadinc2109@gmail.com )
27 Mayıs 2020 - 8:14

Benden resmiyette dört yaş, ama gerçekte altı yaş büyük olan abim Gencer abim,  teselli etti beni: “Üzülme, bu senin için bir deneyim ve kazanımdır. Hiç moralin bozma, kalan 2. Dönemi de kayıtsız sürdür. Hatta keyifle git, canın istemediği gün gitme, bazen derse katıl, bazen de katılma; işi esnek tut.”

  Abimin bu yapıcı ve tutarlı konuşması, beni derinden etkiledi ve motive etti

“Tamam abi,  Okula kayıtsız gitmeye devam edeceğim, “ dedim.

Abim de bana şu söz verdi:  “Dönem sonunda okula gelir, öğretmeninle konuşurum,  kaydını bu sefer ben yapacağım,” dedi.

“Anlaştık, “ dedim.

Pekâlâ, Hüsnü abimin beni okula kayıt etmesi, neden fiyaskoyla neticelenmişti?

Abim Hüsnü’nün de kendine has bir savunması vardı.

“Ne yapayım, okula kardeşimle beraber gittik.  Okulun müdürü ve öğretmeni evrakları masaya bırak ve git, dedi. Ben de bıraktım ve geldim. “

Okulun hem müdürü, hem de öğretmeni konumunda olana sordu abim.  

“Neden kardeşimin kaydını yapmadınız? “

“ Okulun bunca işleri başımda, hem öğretmenim, hem müdürüm; odacısı, memuru yok. Tüm işler bana bakıyor; tek öğretmenim,  dalgınlığıma gelmiş olabilir veya yanlışlıkla evraklar çöpe gitmiş olabilir, ya da sizin aileyi sevmeyen birileri kasıtlı olarak evrakları çöpe attı. Her türlü ihtimal var. Hepimizin hatası var,  ama en büyük hata Hüsnü abinizindir.  Ona,’ öğleden sonra gel, demişim, o ise gelmemiş.  Ne yapayım kardeşim, Musa kaydı olmadığı halde;  en mülayim, en çalışkan ve istekli Musa’ydı.  Sömestri ye yakın karneler dağıtılacağı sırada fark ettik, ama ne çare telafisi olmayan bir hata yapmıştık.   Seneye ilk kayıt Musa’nındır, “dedi.

Dönem sonu geldi, öğretmen gönül alırcasına, resmi olmayan bir karne elime tutuşturdu. Notlarımın hepsi pekiyi idi.

Köyde Zabit Dedeme ait belki 500 dönüme yakın tarlalarımız vardı, ama ne çare yaşım küçük olduğu için bundan habersizdim. Tarlalarımızı Dedem’ in kardeşi Davut ve Yeğeni Süleyman işletiyordu. Bir kısım tarlayı da bir başka akraba kendine ekip biçiyordu.  Ekin toplama dönemlerinde Ninem’ in gözünü boyalamak adına getirir birkaç ölçek buğday, arpa, mercimek, nohut verirlerdi.   

Babam, Karayollarında, Amcam ve Dayım’ da Karayolları personeliydi. Dayım şantiye de bekçi, Amcam ise Şef/ Mühendis ’in makam şoförüydü.   

Abilerim ilkokulu bitireli 3 yıl olmuş. Köyde ortaokul olmadığı için her iki abim de köyümüzün can damarı Karaçay’daki domates tarlamızda dönüşümlü olarak bakar ve sulamasını yaparlardı.   

Okulun açılmasına 10 gün kala Gencer abimle beraber okula gidip kaydımı yaptık. Bu sefer herhangi bir sorun yaşamadan ne de olsa kıdemli bir öğrenciydim. 

*

Okulda başarılı bir performans gösteriyordum. Seviyordum, seviliyordum, el üstünde tutuluyordum. Bir gün köyümüzün okuluna illüzyonist / sihirbaz geldi, gösteri sunmak için. O zamanın parasıyla bilet 50 kuruştu. Bugünün parasıyla 20 lira.  Gösteri için 50 kuruşumu hazırlamıştım. Bu elli kuruşu da Zabit Dedem ‘in tarlasında yetişen kabak satışından elde etmiştim.  Sihirbazın gösterisi ne beş dakika kala, öğretmenimiz beni kucakladığı gibi penceren gizlice gösterinin olduğu salona bıraktı.   Belki inanamayacaksınız ama hayretlik veren bir atakla tekrar dışarıya çıktım, kapıdaki görevliye 50 Kuruş’u avucunun içine bırakıp: “ Hakkımla içeriye girmek istiyorum,” dedim.

Öğretmenim çok şaşırmıştı: “Neden yaptın yavrum, senin para vermeni istemedim.”

“Öğretmenim, haksızlık olmasın arkadaşlarıma, onlar nasıl parayla içeri girdilerse, ben de paramla içeri girmek istiyorum; ayrıca bu gelenlerin emek hakkı bize geçmesin,” dedim.

Öğretmenimizin bir kez daha takdirini kazanmıştım.

Köy okulumuz bir gün Karaçay gezisi düzenledi. Herkes kendi kumanyasını hazırlayacak ve öyle piknik mahiyetinde bir gezi- gözlem olacaktı. Gezi ile ilgili gözlemlerimizi yazacaktık.  

Annem’e,  bana piknik için ‘yolluk hazırlamasını,’ söyledim. Annem tavada yağda bir yumurta kırdı güzelce bir omlet yaptı. Tatlıyı sevdiğimi bilen annem, üzerine de şire üzümü pekmezinden döktü, yanına bir tandır ekmeği. Başka bir şey yok, yola çıktık.  Karaçay’da Süleyman Ağa Kanyonu’na geldik. Burada mağaralar var, eski ve köklü bir tarihi geçmişe dayanan bir yerleşim yeriymiş. Zamanında Süleyman Ağa yaşamış burada.  At Gölü’nü kuşbakışı gören Sêrangê Mağarası’na geldik.  Herkes burada kumanyasın açtı. İçme sularımızı Karaçay’dan tedarik ettik. Yemek molası verildi.  At Gölü’ne yakın domates tarlamız vardı, buradan domates, biber getirmeye karar verdim.  En azından yemeğim kuru kuru gitmez diye düşündüm. Öğrenci arkadaşlarımdan Yukarı Mahalle’den Hüsso diye biri vardı, yanıma yaklaştı.

“Arkadaş beraber yemeğimizi yiyelim mi?”

Paylaşımcı olduğum için “ Olur,” dedim.

‘Hani soframız beraber zenginleşir,  belki o da farklı bir yemek getirmiş olabilir,’ diye düşündüm.    Yemeğimi Hüsso’ya teslim ettim.

“Tarlamızdan domates, biber getirip geleceğim; ayrıca At Göl ü Şelalesi’nden pırıl pırl akan sudan mataramı su doldururum,”  dedim,

“Tamam,” dedi Hüsso.   

Tarlamıza geldim,  yarım kiloya yakın domates, beş tane sivri tatlı biber kopardım; şelaleden de matarama su doldurdum ve ivedilikle öğrenci arkadaşlarımın yanına döndüm.  Tabii ki öğretmenimden izin almayı da ihmal etmemiştim.    Ben gelinceye kadar ühü açgözlü Hüsso omletimi cumburlop midesine yuvarlayıp, yemiş buldum. Tabak bomboş, şaştım yerimde donakaldım.

“Ulan Hüssso, niye yemeğimi yedin?”

“Ayıp ediyorsun, bir yumurta için kavga mı edelim yani!”

“ Ulan aşk olsun sana, bana bunu yapmayacaktın!”

  Çıkınımda bir parça ekmek kalmıştı, suyla ıslattım, domates biber katık yaptım ve karnımı doyurdum. Mataramdaki sudan istedi ben de kızgınlığımdan suyumu paylaşmadım, haydi başka kapıya, deyip kovdum yanımdan.  Bir kazık ta Hüsso’dan yemiş oldum.  Öğretmenim duyarlı biriydi, manzarayı çaktı, beni yanına çağırdı; yemeğini benimle bölüşmek istedi. Kabul etmedim, “doydum öğretmenim,” dedim.  Öğretmenim, Hüsso’ya çok fena diş biledi.

*

Devam edecek

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com