Babaannem çok akıllı bir kadındı
Yıllar önce bir gün Mut’a inmiş yayladan
Muhtemelen Karamanlı Türklerden bir aileye konuk olmuş
O zamanlar Mut’ta onlar da yaşarmış
Mübadelede tamama yakını Yunanistan’a göç etmiş
Emin değilim ama öyle tahmin ediyorum
Hem yaşantıları hem çocuklarının adının Aslan olması;
Aslan’ın sonra fotoğrafçı olması,
Bana bunu düşündürdü
Karamanlı Türkler, Aslan, Kaplan gibi isimleri ilk ad olarak çok koyarlarmış
Babaanneme karpuz ikram etmişler
Tabağın yanında çatal da varmış
O zamanlar yörüklerde çatal ne gezer?
Ebem kararsız kalmış
Evin hanımı içeriye geçince
Küçük Aslan’ı yanına çağırmış ve yemesini istemiş
Onu görünce ebem de aynı şekilde devam etmiş
Aslan büyür fotoğrafçı olur
Muhtemelen Mut’un tek fotoğrafçısı
Silifke ile de bir ilişkileri vardır
Annesiyle yaşamaktadır
Bir de küçük kız evlat edinirler
Kız ile ben yaşıttım
Ara sıra bize geldiler
Daha çok ben onlara gittim
Uzun uzun oynardık
Görgüleri çok farklıydı
İstanbul hayatı yaşıyorlardı
Sonra ne oldu bilmiyorum
Aslan Bey de annesi de çok kiloluydu
Misafirperverdiler, ikramlıydılar
Sarı Ahmet dedemi çok sever, sayardılar
Benim için çok renkli bir resimdiler
Farklılıkları ile hep zihnimdeler