Osmanlı döneminde monarşi içinde parlamenter sistem çalışıyordu. Zaman geldi padişah onu fesih etti. 1906 İttihat Terakki, sonra 1920’lerde Ankara’da kurulan halkın meclisi; Türkiye Büyük Millet Meclisi. 1924 Anayasası ile Cumhuriyet değerleri içinde çağdaş uygarlığa doğru adım attık.
1946’da, tek parti dönemden çok partili döneme geçtik. 1960 yılında ise hazırlanan anayasa ile eşit yurttaş anayasası ortaya çıktı.
Özgürlükler, demokrasi renkleri ortaya çıktı. Her bir köşede kurulan Komünizm ile mücadele derneklerine rağmen sol, sosyalist düşünceler anlam bulmaya başladı.
Sendika yasaları ile kurulan sendikalar. İşçilerin siyaset meydanına inmesi. Mecliste ağaların yanında İşçi Partili vekillerin olması. Irkçı, ümmetçi partilerle birlikte yola çıkan demokrasi.
Çocuklar okutuldu. Öğrenciler üniversitede aydınlandı. Halk uyandı. Köy Enstitüleri aydınlanması ile aydın, yazarlar yapıtlar verdi. Halk sokak ile tanıştı. Gün geldi Bülent Ecevit ile birlikte CHP ortanın solunda yer almaya başladı. Ortanın solunu içine sindiremeyenler Güven (Koç ) Partisinde yerini aldı.
12 Mart, 12 Eylül işte uyanan halkın demokrasini çok gördüler. Ellerinde bulunan yetkiler ile zaman zaman uymadıkları anayasayı değiştirdiler.
Sendikalar yok edildi. Başta öğrenci hakları olmak üzere haklar yok edildi. Ne adına: ülkenin bekası için. Bu ülkede Maraş, Sivas, Çorum, Fethiye, Ortaca ve Gazi’de ümmet cennete gidecek diye insanlar katledildi.
Bu ülkede sınır ticareti yok edildi. Kürtçe konuşmak yasak edildi. Kurulan PKK’nın 300-500 olan kadrosu 5000, on binleri buldu. Irkçılık üzerinden binlerce insan öldürüldü.
Ülkede kolay karar alınsın diye tek adam sistemine geçildi. Bir asırlık halkın idaresi, cumhuriyet değerleri, demokrasi, insan hakları bir kenara kondu.
Şimdi oturduk demokrasiyi kurtarmak için parlamenter sisteme geri dönmeye çalışıyoruz. Ülkede sağ partiler, sol partiler; bir masada bir araya geldiler günlerce konuştular.
Tek adam yerine parlamenter sistem geri gelecek. Hak, hukuk, adalet yerini bulacak.
Solcular, sosyalistler amaçlarını, hayallerini unuttular. Önce parlamenter sisteme geçelim. Kavgamızı sonra yaparız dediler. Ötekiler bir araya geldi, berikileri göndermek üzere iken, birisi masayı devirdi. Ne adına, ırkçı, kafatasçı anlayış görüntüsünde, ama aldığı emir ile tek adam yönetimine devam dedik.
Gelin 2026 yılını parlamenter sisteme geçiş yılı ilan edelim. Bu ülkede barış, demokrasi gelecekse ancak böyle gelebilir. Irkçı, ümmetçi düşünceleri bir kenara itelim, ötekiler bir araya gelsin. Ama yuvarlak masa yerine meydan yerde, cemal cemale oturalım. Hani Cem evlerinde oturma düzeni var ya; cemal cemale bir birimizin gözlerini görerek bir karar verelim. O meydanda ikrar verelim.
İlle de parlamenter sistem kurulsun. Demokrasi, cumhuriyet değerlerini özledik. O zaman yeni anayasa hazırlanır. Demokrasi olunca özlediğimiz tartışmaları tekrar yaparız. “Eşit yurttaş“ tanımı ile ülkede barış gelir, sevgi ile yola devam ederiz.
2026 yılında BARIŞ, SEVGİ YOLU açılsın. Bunu hep beraber yapalım.
Kaynak: İLHAM İŞMAN * DÜNYADA TEK ADAM REJİMLERİNİN SONUÇLARI VE ETKİLERİ 28.11.2024