DOLAR
44,8605
EURO
52,8877
ALTIN
7.005,83
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
27°C
Mersin
27°C
Az Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
26°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
19°C
Pazar Yağmurlu
20°C
Pazartesi Yağmurlu
20°C

ADLİ YIL BAŞLADI

ADLİ YIL BAŞLADI
04.09.2025
A+
A-

Yargıda toplu izin kullanımı anlamına gelen ve 20 Temmuz’da başlayan adli tatil sona erdi. 2025-2026 adli yılı, 1 Eylül Pazartesi günü başladı.
Mut’ta adli yılın başlaması nedeniyle Mersin Barosu Mut Baro Temsilciliği tarafından Atatürk Anıtına çelenk konuldu. Baroya kayıtlı avukatlar, Hükümet Caddesi üzerinde bulunan Atatürk Anıtına çelenk koyarken; Mut Baro Temsilcisi Avukat Mehmet Türkmen tarafından basın açıklamasında bulunuldu.

TÜRKMEN: “ADALET TOPLUMUN ORTAK VİCDANIDIR”

Mut Baro Temsilcisi Avukat Mehmet Türkmen tarafından yapılan basın açıklamasında, “Adalet, yalnızca mahkemelerin değil toplumun ortak vicdanıdır. Yeni adli yılın başlangıcında, yargının kurucu unsurlarından biri olan savunmanın temsilcileri olarak; mesleğimizin onurunu, hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerini ve adil yargılanma hakkının yaşamsal önemini, toplumun ortak vicdanına katkı sunmak amacıyla bir kez daha kamuoyuna hatırlatma sorumluluğundayız” dedi.

“YARGI BAĞIMSIZLIĞI ZEDELENDİ, SAVUNMA BASKI ALTINDA”

Hukuk devletinin, ancak bağımsız bir yargı ve özgür bir savunma makamıyla var olabileceğini belirten Baro Temsilcisi Türkmen, “Bugün ise yargının bağımsızlığının zedelendiği, savunmanın sistematik biçimde baskı altına alınmaya çalışıldığı bir tablo ile karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.

“SAVUNMANIN VE TOPLUMSAL MUHALEFETİN CEZALANDIRILMASI, ASLINDA ADALETİN YARGILANMASIDIR”

Yürütmenin yargı süreçlerine doğrudan müdahalesi, mahkeme kararlarının uygulanmaması ve keyfi tutuklama pratiklerinin yurttaşların hukuka ve adalete olan güvenini derinden sarstığını ifade eden Türkmen, yargıda karşılaşılan sıkıntıları şöyle sıraladı: “Tutuklama tedbiri bir ceza aracına dönüştürülmüş; yalnızca mesleğini ifa eden avukatlar değil, gazeteciler, seçilmiş belediye başkanları, demokratik ve Anayasal haklarını kullanan geleceğimiz olan öğrenciler de gözaltına alınıp tutuklanarak keyfî uygulamaların hedefi hâline getirilmiştir. Bu durum yalnızca bireylerin özgürlüğünü değil, doğrudan toplumsal barışı ve hukuk devletinin temelini tehdit etmektedir. Savunmanın ve toplumsal muhalefetin cezalandırılması, aslında adaletin yargılanmasıdır. Baroların bağımsızlığına yönelik yargı müdahaleleri de, yalnızca yönetimsel bir tasarruf değil, doğrudan hukukun üstünlüğüne yöneltilmiş ağır bir saldırıdır. Baroların ifade özgürlüğünü kullandıkları için hedef alınması ve yönetimlerine müdahale edilmesi, demokratik meşruiyeti zedelemektedir.”

“VAROLUŞ MÜCADELESİ VERİYORUZ”

Meslektaşlarının yalnızca mesleklerini icra ederken karşılaştıkları baskılarla değil, ağırlaşan ekonomik koşullar ve saldırılar nedeniyle de ciddi bir varoluş mücadelesi verdiğini kaydeden Türkmen, açıklamasının devamında şöyle konuştu: “Avukatların ekonomik ve mesleki güvenceden yoksun bırakılması, savunmayı işlevsiz hâle getirmekte; bu da doğrudan adil yargılanma hakkını imkânsızlaştırmaktadır. Öngörüsüzce açılan hukuk fakülteleri, mesleğin niteliğini ve geleceğini tehdit etmektedir. Devlet üniversitelerinin kontenjanlarının azaltılması olumlu bir adım olsa da yeterli değildir; vakıf üniversitelerinin kontenjanlarının da aynı şekilde azaltılması, başarı sırasının yükseltilmesi ve hukuk eğitiminin niteliğini artıracak adımların atılması zorunludur. 23 Ocak 2025’te açıklanan 2025–2029 Yargı Reformu Stratejisi’nde avukatlara ilişkin hedefler dikkat çekicidir. Serbest çalışan avukatların iş alanlarının genişletilmesi, Bağlı çalışan avukatlar için mesleğin onuruna uygun bir ücret rejimi oluşturulması, Stajyer avukatlara destek sağlanması, Kamu avukatlarının özlük haklarının düzenlenmesi, Zorunlu müdafilik ödemelerinin artırılması ve adli yardım ödeneğinin yükseltilmesi hayati önem taşımaktadır. Türkiye Barolar Birliği’nin ve baroların ısrarlı taleplerini içeren bu düzenlemelerin yalnızca meslek için değil, toplumun adalete erişim hakkı için de kritik önemde olduğunu hatırlatıyoruz. Ancak, bu hedeflerin hayata geçebilmesi için toplumda hukuka güvenin yeniden tesis edilmesi zorunludur. Bu yalnızca yeni yasaların çıkarılmasıyla değil, Anayasa ve mevcut yasaların eksiksiz uygulanmasıyla mümkündür. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı güvence altına alınmadıkça, adalet duygusu onarılamaz. Bağımsız yargının ve güçlü bir savunmanın teminatı; ekonomik ve mesleki açıdan güvenceli avukatlardır. Avukatların, gazetecilerin, öğrencilerin ve seçilmiş yöneticilerin özgür olmadığı bir ülkede adaletten söz edilemez.”

“YENİ ADLİ YIL, ADALET MÜCADELESİNİN YILI OLMALI”

“Bizler, bağımsız savunmayı, meslek örgütümüzün özerkliğini ve hukukun üstünlüğünü koruma kararlılığımızı bir kez daha kamuoyuna duyuruyoruz” diyen Mut Baro Temsilcisi Avukat Türkmen, “Yeni adli yıl, yalnızca yargının kurucu unsurları olan avukat, hakim ve savcıların değil, bütün yurttaşların adalet mücadelesinin yılı olmalıdır” dedi.
Yeni adli yılın; bağımsız yargının güçlendiği, baroların özerkliğinin güvence altına alındığı, yargı mensuplarının ve toplumun tüm kesimlerinin adaletle buluştuğu, gazetecilerin, öğrencilerin ve seçilmiş belediye başkanlarının özgürlüğüne kavuştuğu bir yıl olmasını dileyen Türkmen, açıklamasını şu temenniyle sonlandırdı: “Değerli meslektaşlarım bugün ayrıca 1 Eylül Dünya Barış Günü bu vesileyle ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ ün ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ sözünü bir kez daha şiar edindiğimizi beyan ederek, son yıllarda en büyük insanlık soykırımının yaşandığı Gazze başta olmak üzere tüm dünyada silahların sustuğu ve barışın hakim olduğu bir yıl olmasını da temenni ediyoruz.”
Yapılan basın açıklamasının ardından adliyeye geçildi ve yeni adli yıl kutlandı.

Mehmet Gürbüz