DOLAR
8,4548
EURO
9,9713
ALTIN
483,77
BIST
1.427
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Gök Gürültülü
27°C
Mersin
27°C
Gök Gürültülü
Cuma Parçalı Bulutlu
30°C
Cumartesi Az Bulutlu
32°C
Pazar Az Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C

ALAMUTLU VELİ AĞA (*) BİR KANAAT ÖNDERİ

Dr. Hasan Kulakoğlu, dedesi Alamutlu Veli Ağa’nın bir birine ulalı öykülerini yazmış. Sanki bir roman gibi.

Kurtuluş Savaşı’nda Madran dağında çadırlarda, çardaklarda yaşayan Tahtacı obası ile Yörük Ali buluşması. Yunan‘a karşı mücadelenin içinde bizzat obası ile birlikte yer alan Tahtacı Veli, Alamutlu Veli Ağa.

Uçurulan köprüler, dağlara gelen Yunan birlikleri ve onların işbirlikçileri ile mücadele. Her bir öykü, dönemi anlatıyor. Dedik ya bir birine ulalı.

Kılıç Artığı, Maryas’ın Ağıdı, Efendi Yaylası, Cumhuriyet Sana Çok Şey Borçlu, Ne Mutlu Gün, Cahil Değer Bilmez, Canından İki Can Düşer Toprağa, Sevim Sevmediğimi Zaman Gösteri, Kaç Efsane Göçtü Bu Dünya‘dan.

Kurtuluş Savaşı’nın ortasında kalan bir Tahtacı Obası. Efendiler yurdunda çardaklarda, çadırlarda yaşam mücadelesi. Birkaç koyun keçi, ama elinde baltası, o ormandan o ormana kesime giden Tahtacıların yaşam öyküleri.

Alamut’u Avukat Hüseyin Biçen‘den öğrendim. Üç defa ziyaret ettim. Orada dostlar edindim. Madran Dağında ziyarete gidemedim. Bir gün olur gider ziyaret ederiz. Niyaz ederiz. Bu kez rehberimiz Dr. Hasan Kulakoğlu olur.

Alamutlu Veli Ağa, Kurtuluş Savaşı bitince, Nazilli, Bozdoğan arasında yer alan Alamut Çiftliğine yerleşmek onların en büyük hayali olur. Araya Vali, Jandarma komutanı, Demirci Efe girer, Müftüzade Hasan Fevzi Bey’den 30 bin altına satın alırlar. Obanın çıkıları bir araya getirilir. Alamut çiftliği veli Ağa adına alınır.

Obayı toplar, nüfusuna göre, onlara pay eder. Sonra parası olmayanlara da arsa verirler. Onlar da yurt sahibi olurlar. Veli Ağa, Cumhuriyet döneminde alınan bir çiftlikte toprak reformu uygular. Bu o dönemde çok önemli olay olur. Üniversite öğrencilerine tez konusu olur.

Rumlardan, Ermenilerden kalan arazilerin üzerine el koymak için hükümet konaklarını yakıp, tapu kayıtlarına el koyanların yanında, bu vatan için savaş vermiş tahtacı obası, kendi parası ile satın aldıkları çiftliği aralarında pay ederek cennete çeviriler. İnciri, pamuğu, küncüsü, buğdayı, arpası hele de bağları ekerler, dikerler.
Ama bir şey daha yaparlar, çocuklarını okula gönderirler. Yurt dışına giderler. Her zaman gurur duyduğumuz Elit Tahtacı köyü olarak Alamut samahı ile bütün ülke, dünya tanır.

Nazilli, Aydın, İzmir’de okumuş kültürlü veli Ağa torunları. Cumhuriyet dönemi aydınlanmasına devam ediyorlar. İşte yazarımız babası ikinci dünya savaşı içinde yakınlarını kaybeden, onların acıları içinde askerlik yapmak isterken şehit olan bir babanın çoçuğu Ünal‘ı Alamutlu Veli Ağa onu okutacak, Öğretmen olacak. Köyüne gelip evlenecek, köyüne hizmet edecek. Sonra onun oğlu Hasan da okuyup, askerde şehit olan dedesi Hasanlar ölmesin diye doktor olur. Gün olur bir yazar olur.

Ama torun Dr. Hasan KULAKOĞLU önemli bir hizmet edecek. Köyünün, Dedesi Alamutlu Veli Ağa’nın öykülerini yazacak. Geçmiş kültürüne hizmet buna denir.

Kitabın önsözünü yazan Prof. Dr. Şadan Gökovalı önsözde şöyle diyor:
“ … yarım yüz yıl sonra bir muştu geldi. Veli Ağa’nın torunu Hasan Kulakoğlu doktor olmuş; asıl mesleğine yazarlığı eklemiş. Bir kucak kır çiçeği gibi yazdığı öyküleri getirdi bana. Yazıların eleştirisine girmeyeceğim. Önemli olan, iyi tohumun iyi ürün verebileceğine tanık olmak. Kaldı ki görünen köy kılavuz istemez; dolayısıyla ben Veli Ağa’nın torunun yazdıklarıyla aranızdan çekiliyorum. Parmakların yorulmak bilmesin Alamut çocuğu Dr. Hasan Kulakoğlu …. “

(*ALAMUTLU VELİ AĞA (*) BİR KANAT ÖNDERİ / Dr. Hasan Kulakoğlu
Temren Yayınevi – Bayraklı- İzmir 
temrendergisi@hotmail.com
İletşim: 0530 016 27 94

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.