DOLAR
44,0682
EURO
51,2538
ALTIN
7.266,98
BIST
13.078,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
16°C
Mersin
16°C
Az Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
16°C
Pazar Açık
15°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
15°C
Salı Açık
19°C

“Çocuklarımızı Nasıl Koruyacağız?” Uzmanından Ailelere Kritik Uyarılar

“Çocuklarımızı Nasıl Koruyacağız?” Uzmanından Ailelere Kritik Uyarılar
A+
A-

Son dönemde kamuoyuna yansıyan olaylar, ailelerin en temel sorularından birini yeniden gündeme taşıdı: “Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?” Uzmanlara göre çocuk güvenliği yalnızca fiziksel önlemlerle sağlanamıyor; çocukların kendilerini güvende hissedebildikleri, duygularını ifade edebildikleri ve riskli durumları paylaşabildikleri bir ortam oluşturmak en az fiziksel koruma kadar önem taşıyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Bakımı ve Gençlik Hizmetleri Bölüm Başkanı Öğr. Gör. Elif Türel, çocukların güvenliğinin duygusal güven, sağlıklı iletişim, kişisel sınır bilinci ve dijital ortamlarda bilinçli kullanım becerileriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Çocukların güvenliğinin bireysel bir kaygı olmanın ötesinde toplumsal bir sorumluluk alanı olduğunu ifade eden Öğr. Gör. Elif Türel, çocukların karşılaşabilecekleri risklerin ortaya çıkmadan önce fark edilmesi ve bu riskleri azaltmaya yönelik önleyici stratejilerin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Türel, çocuğun kendini güvende hissettiği, ihtiyaçlarının karşılandığı ve duygularını ifade edebildiği bir aile ortamının koruyucu yaklaşımın temelini oluşturduğunu belirterek, “Çocuk ev ortamında güvenli bir ilişki deneyimlediğinde ailesinden sır saklama ihtiyacı duymaz ve yaşadığı olayları paylaşma konusunda daha açık olur” dedi.

“Sağlıklı İletişim Çocuğun Kendini Korumasını Destekler”

Aile içi iletişimin çocuk güvenliğinde belirleyici rol oynadığını vurgulayan Türel, ebeveynlerin çocuklarını yargılamadan dinlemelerinin ve duygularını kabul etmelerinin önemine dikkat çekti. Sağlıklı iletişim ortamının çocukların kendilerini ifade etmelerini kolaylaştırdığını belirten Türel, cezalandırıcı ya da korku temelli iletişim biçimlerinin çocukların yaşadıkları sorunları gizlemelerine neden olabileceğini ifade etti. Türel, ailelerin çocuklarla düzenli iletişim kurmalarının, günlük sohbetler ve ortak etkinlikler aracılığıyla bağlarını güçlendirmelerinin çocukların aileyi güvenli bir başvuru noktası olarak görmesini sağladığını söyledi.

“Kişisel Sınır Eğitimi Erken Yaşta Başlamalı”

Çocuk güvenliğinin önemli başlıklarından birinin de kişisel sınır bilincinin kazandırılması olduğunu belirten Türel, çocuklara bedenlerinin kendilerine ait olduğunun, istemedikleri durumlarda “hayır” deme haklarının bulunduğunun ve rahatsız edici bir durumla karşılaştıklarında yardım isteyebileceklerinin öğretilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle 0–6 yaş grubundaki çocukların gelişimsel özellikleri nedeniyle yaşadıkları olayları anlamlandırmakta zorlanabildiğini belirten Türel, bu nedenle erken çocukluk döneminde yaşa uygun ve korku yaratmayan bir dil kullanılarak kişisel sınır eğitimi verilmesinin koruyucu bir etki sağladığını vurguladı.

“Dijital Güvenlikte Yasaklayıcı Değil Rehberlik Edici Yaklaşım Benimsenmeli”

Günümüzde çocukların yaşam alanının dijital ortamları da kapsadığını ifade eden Türel, dijital dünyanın öğrenme fırsatları sunduğu kadar yeni risk alanlarını da beraberinde getirdiğini söyledi. Ailelerin çocukların dijital deneyimlerine eşlik etmeleri gerektiğini belirten Türel, yaşa uygun içerik seçimi, ekran süresinin sınırlandırılması ve ebeveyn rehberliğinin dijital güvenlik açısından önemli olduğunu dile getirdi. Çocuklara kişisel bilgilerini paylaşmamaları, tanımadıkları kişilerle iletişim kurmamaları ve rahatsız edici içeriklerle karşılaştıklarında güvenilir bir yetişkine başvurmaları gerektiğinin öğretilmesi gerektiğini ifade eden Türel, yasaklayıcı yaklaşımlar yerine bilinçlendirici ve rehberlik edici tutumların daha etkili sonuçlar verdiğini belirtti.

“Çocuk Güvenliği Günlük Yaşamın Her Anında Desteklenmeli”

Çocuk güvenliğinin yalnızca kriz anlarında gündeme gelmemesi gerektiğini vurgulayan Öğr. Gör. Elif Türel, çocuğun kendini ifade edebildiği, değer gördüğü ve desteklendiği bir aile ortamının hem koruyucu hem de önleyici bir işlev üstlendiğini söyledi. Türel, çocukların güvenliğinin sağlanmasının bilinçli ve tutarlı ebeveynlik yaklaşımıyla mümkün olduğunu belirterek, bu sürecin aileler kadar toplumun tüm paydaşlarının ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.