Mut İlçemiz

DAĞPAZARI KÖYÜ

DAĞPAZARI KÖYÜ
17 Nisan 2020 - 17:47

DAĞPAZARI

Köy, ilçe merkezinin 35 kilometre kuzeydoğusundadır.

Dağpazarı Köyü halkı, Osmanlıların gerileme döneminde Avrupa’da yaşanan karışık ortamda sivil halkın iç bölgelere taşınması çalışmalarına bağlı olarak Anadolu’ya göçenlerdendir.

Dağpazarı için kaynaklarda değişik bilgiler verilmekte, 1306 tarihinde Bulgaristan’ın Hacıoğlu Pazarcığından Muhacir olarak buraya geldikleri, bazılarında da 18 çadır göçmen olarak Yunanistan’ın Selan Kovanlısı’ndan geldikleri ve önce Taşucu’nun Vezirli Koyağı denilen bölgesine, daha sonra da Dağpazarı’na yerleştirildikleri; bazı kaynaklarda ise köyün 1891 yılında kurulduğu, bunların Romanya göçmenlerinden olduğu yazmaktadır. Neşri Atlay, Mut Tarihi adlı kitabında “Dağpazarı köyü: 1891 yılında kuruldu. Bunlar Romanya göçmenlerindendi. Romanya’da Köstence Kasabası kaymakamı bunlara Türkiye’ye vardığınızda istasyon veya iskelelere yakın bir yere yerleşin diye tavsiyede bulunmuş imiş. …Mut ilçe merkezinin Pınarbaşı Mahallesi’nin olduğu yere yerleşen göçmenler burayı beğenmeyerek başka bir yere gitmek istediklerini bildirmişler bunun üzerine Karaman’daki Yeniköy’e yerleştirilmek üzere yola çıkarılan göçmenler Dağpazarı’na geldiklerinde burayı beğenerek yerleşmek istediklerini bildirdiler” tespitini yapmaktadır.

Daha sonraki dönemlerde Mut’a bağlı bir köy olan Dağpazarı, 1914 yılında, -birçok aşiretin çevresine geldiği pazaryeri- aynı isimle bir yayladır. Halkının gayretleriyle Karaman demiryoluna arabalarla yük taşınması, havası, suyu gibi özellikleriyle her türlü gelişmeye açık ve uygun olması nedenleriyle “Dağpazarı, Çivi, Eleksi, Güme, Navdalı, Kavaközü, Buyuntu, Cerid, Değirmenbaşı, Yerebakan, Kertmen, Şansa, Malya” köylerinin birleştirilmesiyle Mut’a bağlı nahiye olarak teşkilatlandırılmıştır.
Merkez köy statüsünde olan Dağpazarı köyünün kırsal kesimde bir yerleşim alanı vardır. Köyün 2005 yılı nüfus sayımına göre 158’i kadın, 155’i erkek olmak üzere nüfusu 313’dü. İl merkezine 200, ilçe merkezine 35 km uzaklıktadır. Kadastro çalışmaları tamamlanmış, tescil aşamasındadır.

Geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Dağpazarı Köyü’nün, 2006 yılı sonu itibariyle yaklaşık 93 sığır, 1500 koyun, 300 keçi, 3 at ile 906 tavuk 1 hindi mevcudu vardır. Başlıca tarım ürünü adi fiğ, hububat ve elmadır. Köyde Tarımsal Kalkınma Kooperatifi faaliyettedir.

Köyde, ilköğretim okulu, lojman, köy konağı, içme suyu, su deposu ve umumi WC mevcuttur. 35 km asfalt yolu vardır.

Dağpazarı Köyü sınırları içinde kilise ve diğer tarihi kalıntılar bulunmaktadır (Bu bilgiler Tarih ve Kültür Varlıkları bölümünde ayrıntılı olarak verilmiştir.)

DAĞPAZARI
Adı: Dağpazarı
Nüfusu: 313 (155 Erkek, 158 Kadın)
İlçeye Uzaklığı: 35 km.
İle Uzaklığı: 195 km.

Konumu : Mut’un kuzey-doğusunda ve Mut-Karaman karayoluna 21 km. mesafede olup: karayolunun 24. km’sinden sağa ayrılan asfalt yolla ulaşım sağlanır.
İnternet Adresi: http://www.dagpazari.com

Tarih : Dağpazarı köyünün bulundugu yer, Bizans İmparatorluğu zamanına kadar giden eski bir yerleşim yeri olmasına rağmen, köyün hangi tarihte kurulduğu tam olarak belli değildir.
Köyün, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşıi (93 Harbi) sırasında Bulgaristan’dan göç ederek buraya yerleştirilen Türklerden oluştuğuna dair rivayetler vardır. 2 Aralık 1913 tarihli rapora göre, kendi adını taşıyan nahiyeye bağlı 28 haneli bir köydür.

Coğrafya : Mut’un kuzeyinde geniş ve düz plato üzerinde kuruludur. Güney kısmında Pirinçsuyu deresiyle derin bir şekilde yarılmış Kestel kapuzu; daha da güneye inilince yol boyunca Kestel Dağı, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ile Dandı Yabandomuzu avlanma sahası yer almaktadır.
Dagpazarı köyünün evleri taş yapılı ve çinko çatılıdır. Köyün güneyindeki dağlık alan Ardıç, Andız, Köknar ve Ladin ağaçlarıyla kaplı; kuzey kısmı ise daha çok step bitki örtüsü özelliğine sahiptir. Köy içinde Kavak, Sögüt, Ceviz ve Elma ağacı gibi ağaçlardan oluşan bahçeler vardır.

Nüfus : Dağpazarı, hem eski bir yerleşim yeri, hemde cevrede bulunan köylerin merkezi olan bir konumda bulunmasina ragmen nüfusu, bulundugu konumla orantili olarak artis gösterememistir.
Nitekim köyün 1913’teki nüfusu 28 hanede sadece 96 kisidir(74 kadin ve 22 erkek). Cumhuriyet döneminde 1935’te 230 olan nüfus, takip eden yillarda belirli ir artis göstermemis; 1985’te ise en yüksek sayisina ulasmistir (598 ).

1913:96
1935:230
1940:302
1945:345
1950:330
1970:399
1977:445
1980:545
1985:598
1990:544
1997:326
2000:313

Sosyal ve Ekonomik Hayat : Düz bir plato üzerinde kurulu olan Dağpazarı’nda ekonomi tarim ve hayvanciliga dayalidir. Karasal iklimin etkisi altinda olan köyde daha cok hububat tarimi yaygindir. Özellikle bugday ve nohut önemli ekim alanlarina sahiptir. Bunun yani sira sebze ve meyvecilik de yapilmaktadir. Elma ve ceviz en fazla yetistirilen ürünlerdir.
Köyde hayvancilik yaygndir. Büyükbas hayvanciligin yani sira kücükbas hayvancilik da yapilmaktadir. Hayvancilik icin genis meralarin bulunmasi, burada koyun sürülerinin beslenmesine ortam hazirlanmistir.
Osmanli Devleti zamaninda da önemli bir yerlesim yeri oldugunu bildigimiz Dağpazarı, Mut’un yayla köylerinin merkezi durumundadir. Cevresindeki Kavaközü, Elmapinari, Demirkapi, Güme, Civi ve Balli köylerine giden yollar burada toplanir. Bu nedenle Dağpazarı, cevredeki bu köylerin halkinin toplanma yeridir. Burada Pazar kurumasi ve cesitli dükkanlarin bulunmasi belirgin bir ekonomik aktiviteye sahip olmasini saglamistir.
Köyün saglik ocagi vardirfakat faal degildir. İlkögretim okulu faaliyettedir.
Icme suyu yeterli, sulama suyu yetersizdir.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden : 2 Aralik 1913 tarihinde, Mut’un idari yapisi hakkinda düzenlenen ve Osmanli Hükümetine sunulan raporda, Dağpazarı nahiyesinin merkezi olmasi teklif edilen Dağpazarı köyü hakkinda su bilgiler verilmektedir:
Merkez nahiye olan bu köyün havasi ve suyu gayet latif ve her türlü gelismeye uygundur. Burasi hakikaten adeta bir panayiri andirir derecede olan ve ayni isimle anilan[Dağpazarı] bir Pazar yeridir. Halkin gayreti sayesinde Karaman demiryoluna arabalarla yük tasiniyor.
Merkez nahiye olmak üzere gösterilen Dağpazarı köyüne 1889 yilinda Rumeli’nden gelen 89 Kumanova’li [Kumanova, Kosova eyaletinin Üsküp sancagina bagli bir kaza] muhacir yerlestirilmistir. Kendisine baglanmak isteyen köylerin ortasindadir. Mevcut mufüs itibariyle gerci nahiye teskiline pek layik degilse de gerek kaza ve gerek komsusu ve gerekse tüm Icel liva halki tarafindan da bilindigi üzere, her sene Mart ayi basinda Tesrinievvel [Ekim] ve Tesrinisani [Kasim] ayi sonlarina kadar gecen 8-9 ay, Silifke’nin Tosmurlu, Catmali, Sarikecili ve seyyar Kiptiyan yerlesik olmayan asiretleri Dağpazarı’nin etrafina gelmek ve yazin burayi bir panayir yerine cevirmektedirler. Burada 25 ev kurularak asiretlerin buraya toplanmasi saglanabilir.
Dağpazarı’nin Karaman kazasina sinir olmasi ve halkinin yaylak olmasi, topraga yerlesik airetlerin ziraat yerlerinin burada bulunmasi, ayrica tün eti yenir hayvanlarin “yarengahi” olmasindan dolayi; burada darb ve cerh [dövme ve yaralama] ile sirkat [hirsizlik] gibi hukuksuz durumlarin nahiye olmalari halinde azalacagi aciktir.
 (Kaynak:BOA, DH,IUM.,nr E-3/65,ek.4.)

Kaynak: Mutlu Köyler – Ensar Köse

Dağpazarı Köyü

Mut’un 35 km kuzeybatısındadır. Antik ismi Coropıssus olan kentin Karaman’dan Silifke’ye inen bir antik yol üzerinde oluşu eski kente ayrı bir önem verildiğini göstermektedir

Özellikleri: Antik bir şehir kalıntısı üzerine kurulmuş olan yayla köyünde, bakkallar, kır kahveleri, sağlık ocağı, jandarma hizmet vermektedir. Köy ortasında bulunan kilise kalıntısı ve bir evin bahçesinde bulunan mozaikler görülmeye değer tarihi kalıntılardır. Çevresi ardıç ve maki türü bitkilerle çevrili olan köyün, iç kısmı ise meyve ve sebze bahçeleri ile kaplıdır.

Mersin Mut ilçesi, Dağpazarı bulunan bu kilisenin planını ilk olarak Headlam çıkarmış ve yapının Iustinianus devrinden önce IV. yüzyılda yapıldığını ileri sürmüştür. 
Kilise kesme taştan yapılmış olup, araştırmacılar bunun üç nefli bazilika olduğunu iddia etmişlerse de, sonraki çalışmalardan sonra farklı bir plan şeması gösterdiği ortaya çıkmıştır. Kilise doğu duvarına bitişik kare planlı merkezi bir alan ile onu üç taraftan çevreleyen beşik tonozlu dehlizlerden meydana gelmiştir. 

Kilisenin önünde içeriye üç kapı ile açılan bir narteks bölümü, dışarıya taşkın bir apsisi bulunmaktadır. Sonraki dönemde kiliseye bir takım ek yapılar eklenmiştir. Bunlar batıda tamamen toprağa gömülü olan 14.00×21.00 m. ölçüsünde ve 6.00 m. yüksekli inde bir sarnıç ile onun batısındaki vaftizhane olması muhtemel bir yapıdır. 
Bu kilise son devir Bizans mimarisinde dikkati çeken dehlizli tip kiliseler ile benzerlik göstermektedir. Bundan ötürü de binanın ibadet mekânına yüksek, merkezi bir kubbe, yapının ana kitlesinden taşarak yükselmekte ve üç taraftan da basık dehlizlerle çevrilmektedir.


Sur Dışındaki Bazilika (DAĞPAZARI MUT) 

Mersin Mut ilçesinde, Dağpazarı Kilisesi yakınında nehir yatağında üç nefli bir kilise ortaya çıkarılmıştır. Gough 1959 yılında bu yapı üzerinde çalışmış ve yapmış olduğu kazılarla kilisenin narteksini, batısındaki bir atriumu ve taban mozaiklerini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca kilisenin bema kısmında bulunan bir rölik muhafazası bugün Adana Müzesinde koruma altına alınmıştır. Bazilikanın basit bir ambonu da ortaya çıkarılmıştır. 

Bazilikanın MÖ.V.-IV.yüzyıllara ait olduğu sanılmaktadır.

Dağpazarı Savaşı 

II. İbrahim Beyin ölümünden sonra bölünen Karaman ülkesi iki kardeş tarafından idare edilmeye başlanmıştı. Çok geçmeden kardeşler (İshak ve Pir Ahmet beyler) arasında geçimsizlik başladı. Karaman ülkesinde tek sultan olmalıydı. İshak Bey İçelden asker çekip Beyşehir civarına vardı. Pir Ahmet Bey de Konyadan geldi. İki kardeş Beyşehir ile Kıreli arasındaki düzlükte karşılaştılar. Pir Ahmet Bey yenilerek kaçtı . İshak Bey gelip Karamana oturdu. Pir Ahmet Bey Fatih Sultan Mehmetten yardım istedi. Fatihte Gedik Ahmet Paşa komutasında bir miktar asker gönderdi. İshak Bey de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Beyden yardım getirdi. İki ordu Karaman önlerinde tekrar karşılaştılar. Pir Ahmet tarafı gene yenildi, Gedik Ahmet Paşa da birlikte Afyona kadar çekildiler. Böylelikle Ova il, İç il birleşti İshak Bey elinde kaldı.
Akkoyunlu askerler gittikten sonra Osmanlı destekli Pir Ahmet Bey kuvvetleri tekrar harekete geçerek Dağ pazarı önünde üçüncü defa karşılaştı, bu defa İshak Bey yenildi. Silifke kalesine sığınmak istedi ise de tutunamayıp Uzun Hasan Beyin yanına gitti. 1466

(Şimdi Yapıntı köyünün yaylası olan Navdalı özü ile Küçükkoru özünü ayıran Tömbekli burun üzerinde rast gele konulmuş toplu mezarlar var. Zamanla üzerindeki toprağın akmasıyla açığa çıkan insan kemikleri gözlenmektedir. Dağpazarı muharebesinin kalıntısı olması kuvvetle muhtemeldir).

DAĞPAZARI

Köy, ilçe merkezinin 35 kilometre kuzeydoğusundadır.

Dağpazarı Köyü halkı, Osmanlıların gerileme döneminde Avrupa’da yaşanan karışık ortamda sivil halkın iç bölgelere taşınması çalışmalarına bağlı olarak Anadolu’ya göçenlerdendir.

Dağpazarı için kaynaklarda değişik bilgiler verilmekte, 1306 tarihinde Bulgaristan’ın Hacıoğlu Pazarcığından Muhacir olarak buraya geldikleri, bazılarında da 18 çadır göçmen olarak Yunanistan’ın Selan Kovanlısı’ndan geldikleri ve önce Taşucu’nun Vezirli Koyağı denilen bölgesine, daha sonra da Dağpazarı’na yerleştirildikleri; bazı kaynaklarda ise köyün 1891 yılında kurulduğu, bunların Romanya göçmenlerinden olduğu yazmaktadır. Neşri Atlay, Mut Tarihi adlı kitabında “Dağpazarı köyü: 1891 yılında kuruldu. Bunlar Romanya göçmenlerindendi. Romanya’da Köstence Kasabası kaymakamı bunlara Türkiye’ye vardığınızda istasyon veya iskelelere yakın bir yere yerleşin diye tavsiyede bulunmuş imiş. …Mut ilçe merkezinin Pınarbaşı Mahallesi’nin olduğu yere yerleşen göçmenler burayı beğenmeyerek başka bir yere gitmek istediklerini bildirmişler bunun üzerine Karaman’daki Yeniköy’e yerleştirilmek üzere yola çıkarılan göçmenler Dağpazarı’na geldiklerinde burayı beğenerek yerleşmek istediklerini bildirdiler” tespitini yapmaktadır.

Daha sonraki dönemlerde Mut’a bağlı bir köy olan Dağpazarı, 1914 yılında, -birçok aşiretin çevresine geldiği pazaryeri- aynı isimle bir yayladır. Halkının gayretleriyle Karaman demiryoluna arabalarla yük taşınması, havası, suyu gibi özellikleriyle her türlü gelişmeye açık ve uygun olması nedenleriyle “Dağpazarı, Çivi, Eleksi, Güme, Navdalı, Kavaközü, Buyuntu, Cerid, Değirmenbaşı, Yerebakan, Kertmen, Şansa, Malya” köylerinin birleştirilmesiyle Mut’a bağlı nahiye olarak teşkilatlandırılmıştır.
Merkez köy statüsünde olan Dağpazarı köyünün kırsal kesimde bir yerleşim alanı vardır. Köyün 2005 yılı nüfus sayımına göre 158’i kadın, 155’i erkek olmak üzere nüfusu 313’dü. İl merkezine 200, ilçe merkezine 35 km uzaklıktadır. Kadastro çalışmaları tamamlanmış, tescil aşamasındadır.

Geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Dağpazarı Köyü’nün, 2006 yılı sonu itibariyle yaklaşık 93 sığır, 1500 koyun, 300 keçi, 3 at ile 906 tavuk 1 hindi mevcudu vardır. Başlıca tarım ürünü adi fiğ, hububat ve elmadır. Köyde Tarımsal Kalkınma Kooperatifi faaliyettedir.

Köyde, ilköğretim okulu, lojman, köy konağı, içme suyu, su deposu ve umumi WC mevcuttur. 35 km asfalt yolu vardır.

Dağpazarı Köyü sınırları içinde kilise ve diğer tarihi kalıntılar bulunmaktadır (Bu bilgiler Tarih ve Kültür Varlıkları bölümünde ayrıntılı olarak verilmiştir.)

DAĞPAZARI
Adı: Dağpazarı
Nüfusu: 313 (155 Erkek, 158 Kadın)
İlçeye Uzaklığı: 35 km.
İle Uzaklığı: 195 km.

Konumu : Mut’un kuzey-doğusunda ve Mut-Karaman karayoluna 21 km. mesafede olup: karayolunun 24. km’sinden sağa ayrılan asfalt yolla ulaşım sağlanır.
İnternet Adresi: http://www.dagpazari.com

Tarih : Dağpazarı köyünün bulundugu yer, Bizans İmparatorluğu zamanına kadar giden eski bir yerleşim yeri olmasına rağmen, köyün hangi tarihte kurulduğu tam olarak belli değildir.
Köyün, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşıi (93 Harbi) sırasında Bulgaristan’dan göç ederek buraya yerleştirilen Türklerden oluştuğuna dair rivayetler vardır. 2 Aralık 1913 tarihli rapora göre, kendi adını taşıyan nahiyeye bağlı 28 haneli bir köydür.

Coğrafya : Mut’un kuzeyinde geniş ve düz plato üzerinde kuruludur. Güney kısmında Pirinçsuyu deresiyle derin bir şekilde yarılmış Kestel kapuzu; daha da güneye inilince yol boyunca Kestel Dağı, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ile Dandı Yabandomuzu avlanma sahası yer almaktadır.
Dagpazarı köyünün evleri taş yapılı ve çinko çatılıdır. Köyün güneyindeki dağlık alan Ardıç, Andız, Köknar ve Ladin ağaçlarıyla kaplı; kuzey kısmı ise daha çok step bitki örtüsü özelliğine sahiptir. Köy içinde Kavak, Sögüt, Ceviz ve Elma ağacı gibi ağaçlardan oluşan bahçeler vardır.

Nüfus : Dağpazarı, hem eski bir yerleşim yeri, hemde cevrede bulunan köylerin merkezi olan bir konumda bulunmasina ragmen nüfusu, bulundugu konumla orantili olarak artis gösterememistir.
Nitekim köyün 1913’teki nüfusu 28 hanede sadece 96 kisidir(74 kadin ve 22 erkek). Cumhuriyet döneminde 1935’te 230 olan nüfus, takip eden yillarda belirli ir artis göstermemis; 1985’te ise en yüksek sayisina ulasmistir (598 ).

1913:96
1935:230
1940:302
1945:345
1950:330
1970:399
1977:445
1980:545
1985:598
1990:544
1997:326
2000:313

Sosyal ve Ekonomik Hayat : Düz bir plato üzerinde kurulu olan Dağpazarı’nda ekonomi tarim ve hayvanciliga dayalidir. Karasal iklimin etkisi altinda olan köyde daha cok hububat tarimi yaygindir. Özellikle bugday ve nohut önemli ekim alanlarina sahiptir. Bunun yani sira sebze ve meyvecilik de yapilmaktadir. Elma ve ceviz en fazla yetistirilen ürünlerdir.
Köyde hayvancilik yaygndir. Büyükbas hayvanciligin yani sira kücükbas hayvancilik da yapilmaktadir. Hayvancilik icin genis meralarin bulunmasi, burada koyun sürülerinin beslenmesine ortam hazirlanmistir.
Osmanli Devleti zamaninda da önemli bir yerlesim yeri oldugunu bildigimiz Dağpazarı, Mut’un yayla köylerinin merkezi durumundadir. Cevresindeki Kavaközü, Elmapinari, Demirkapi, Güme, Civi ve Balli köylerine giden yollar burada toplanir. Bu nedenle Dağpazarı, cevredeki bu köylerin halkinin toplanma yeridir. Burada Pazar kurumasi ve cesitli dükkanlarin bulunmasi belirgin bir ekonomik aktiviteye sahip olmasini saglamistir.
Köyün saglik ocagi vardirfakat faal degildir. İlkögretim okulu faaliyettedir.
Icme suyu yeterli, sulama suyu yetersizdir.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden : 2 Aralik 1913 tarihinde, Mut’un idari yapisi hakkinda düzenlenen ve Osmanli Hükümetine sunulan raporda, Dağpazarı nahiyesinin merkezi olmasi teklif edilen Dağpazarı köyü hakkinda su bilgiler verilmektedir:
Merkez nahiye olan bu köyün havasi ve suyu gayet latif ve her türlü gelismeye uygundur. Burasi hakikaten adeta bir panayiri andirir derecede olan ve ayni isimle anilan[Dağpazarı] bir Pazar yeridir. Halkin gayreti sayesinde Karaman demiryoluna arabalarla yük tasiniyor.
Merkez nahiye olmak üzere gösterilen Dağpazarı köyüne 1889 yilinda Rumeli’nden gelen 89 Kumanova’li [Kumanova, Kosova eyaletinin Üsküp sancagina bagli bir kaza] muhacir yerlestirilmistir. Kendisine baglanmak isteyen köylerin ortasindadir. Mevcut mufüs itibariyle gerci nahiye teskiline pek layik degilse de gerek kaza ve gerek komsusu ve gerekse tüm Icel liva halki tarafindan da bilindigi üzere, her sene Mart ayi basinda Tesrinievvel [Ekim] ve Tesrinisani [Kasim] ayi sonlarina kadar gecen 8-9 ay, Silifke’nin Tosmurlu, Catmali, Sarikecili ve seyyar Kiptiyan yerlesik olmayan asiretleri Dağpazarı’nin etrafina gelmek ve yazin burayi bir panayir yerine cevirmektedirler. Burada 25 ev kurularak asiretlerin buraya toplanmasi saglanabilir.
Dağpazarı’nin Karaman kazasina sinir olmasi ve halkinin yaylak olmasi, topraga yerlesik airetlerin ziraat yerlerinin burada bulunmasi, ayrica tün eti yenir hayvanlarin “yarengahi” olmasindan dolayi; burada darb ve cerh [dövme ve yaralama] ile sirkat [hirsizlik] gibi hukuksuz durumlarin nahiye olmalari halinde azalacagi aciktir.
 (Kaynak:BOA, DH,IUM.,nr E-3/65,ek.4.)

Kaynak: Mutlu Köyler – Ensar Köse

Dağpazarı Köyü

Mut’un 35 km kuzeybatısındadır. Antik ismi Coropıssus olan kentin Karaman’dan Silifke’ye inen bir antik yol üzerinde oluşu eski kente ayrı bir önem verildiğini göstermektedir

Özellikleri: Antik bir şehir kalıntısı üzerine kurulmuş olan yayla köyünde, bakkallar, kır kahveleri, sağlık ocağı, jandarma hizmet vermektedir. Köy ortasında bulunan kilise kalıntısı ve bir evin bahçesinde bulunan mozaikler görülmeye değer tarihi kalıntılardır. Çevresi ardıç ve maki türü bitkilerle çevrili olan köyün, iç kısmı ise meyve ve sebze bahçeleri ile kaplıdır.

Mersin Mut ilçesi, Dağpazarı bulunan bu kilisenin planını ilk olarak Headlam çıkarmış ve yapının Iustinianus devrinden önce IV. yüzyılda yapıldığını ileri sürmüştür. 
Kilise kesme taştan yapılmış olup, araştırmacılar bunun üç nefli bazilika olduğunu iddia etmişlerse de, sonraki çalışmalardan sonra farklı bir plan şeması gösterdiği ortaya çıkmıştır. Kilise doğu duvarına bitişik kare planlı merkezi bir alan ile onu üç taraftan çevreleyen beşik tonozlu dehlizlerden meydana gelmiştir. 

Kilisenin önünde içeriye üç kapı ile açılan bir narteks bölümü, dışarıya taşkın bir apsisi bulunmaktadır. Sonraki dönemde kiliseye bir takım ek yapılar eklenmiştir. Bunlar batıda tamamen toprağa gömülü olan 14.00×21.00 m. ölçüsünde ve 6.00 m. yüksekli inde bir sarnıç ile onun batısındaki vaftizhane olması muhtemel bir yapıdır. 
Bu kilise son devir Bizans mimarisinde dikkati çeken dehlizli tip kiliseler ile benzerlik göstermektedir. Bundan ötürü de binanın ibadet mekânına yüksek, merkezi bir kubbe, yapının ana kitlesinden taşarak yükselmekte ve üç taraftan da basık dehlizlerle çevrilmektedir.


Sur Dışındaki Bazilika (DAĞPAZARI MUT) 

Mersin Mut ilçesinde, Dağpazarı Kilisesi yakınında nehir yatağında üç nefli bir kilise ortaya çıkarılmıştır. Gough 1959 yılında bu yapı üzerinde çalışmış ve yapmış olduğu kazılarla kilisenin narteksini, batısındaki bir atriumu ve taban mozaiklerini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca kilisenin bema kısmında bulunan bir rölik muhafazası bugün Adana Müzesinde koruma altına alınmıştır. Bazilikanın basit bir ambonu da ortaya çıkarılmıştır. 

Bazilikanın MÖ.V.-IV.yüzyıllara ait olduğu sanılmaktadır.

Dağpazarı Savaşı 

II. İbrahim Beyin ölümünden sonra bölünen Karaman ülkesi iki kardeş tarafından idare edilmeye başlanmıştı. Çok geçmeden kardeşler (İshak ve Pir Ahmet beyler) arasında geçimsizlik başladı. Karaman ülkesinde tek sultan olmalıydı. İshak Bey İçelden asker çekip Beyşehir civarına vardı. Pir Ahmet Bey de Konyadan geldi. İki kardeş Beyşehir ile Kıreli arasındaki düzlükte karşılaştılar. Pir Ahmet Bey yenilerek kaçtı . İshak Bey gelip Karamana oturdu. Pir Ahmet Bey Fatih Sultan Mehmetten yardım istedi. Fatihte Gedik Ahmet Paşa komutasında bir miktar asker gönderdi. İshak Bey de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Beyden yardım getirdi. İki ordu Karaman önlerinde tekrar karşılaştılar. Pir Ahmet tarafı gene yenildi, Gedik Ahmet Paşa da birlikte Afyona kadar çekildiler. Böylelikle Ova il, İç il birleşti İshak Bey elinde kaldı.
Akkoyunlu askerler gittikten sonra Osmanlı destekli Pir Ahmet Bey kuvvetleri tekrar harekete geçerek Dağ pazarı önünde üçüncü defa karşılaştı, bu defa İshak Bey yenildi. Silifke kalesine sığınmak istedi ise de tutunamayıp Uzun Hasan Beyin yanına gitti. 1466

(Şimdi Yapıntı köyünün yaylası olan Navdalı özü ile Küçükkoru özünü ayıran Tömbekli burun üzerinde rast gele konulmuş toplu mezarlar var. Zamanla üzerindeki toprağın akmasıyla açığa çıkan insan kemikleri gözlenmektedir. Dağpazarı muharebesinin kalıntısı olması kuvvetle muhtemeldir).

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com