1954 senesinde anamın arzusu üzerine beni köyden sözlemişlerdi. Bu benim fikrim değildi. Anam bana hanım değil, kendine hizmetçi alıyordu.
Ancak önce kızı vermediler.
Ben o kızı almam diye feryat etsem de duyan olmadı.
1958 yılında istesem de istemesem de evlendim.
Herkes feryadımın haksız olduğunu söylüyordu. Oysa onların planları başkaydı. Ben evlenip Kurtsuyu’ndaki fabrikaya gideceğim. Karım ekmek ve yemek yapacak. Bana ve Mahmut ağama hizmet edecekti. Mahmut ağamın hanımı ise Mut’ta oturacaktı. Hesap buydu. Böylelikle babam da bana fazla masraf yapmayacaktı.
Ben evlendiğimde giydiğim elbisenin ceketi Mahmut ağamındı. Pantolon benimdi. Oysa Mahmut ağam evlendiğinde 4 kat yani 4 takım elbisesi vardı.
Evlendiğimiz gün cebimde 2,5 lira vardı. O ceketi de isteye isteye sonunda benden aldılar. İşte bu da babamın adaletiydi…
BİLLURİ
Meryem UYSAL