Ilgıt ılgıt esen seher yelleri,Sevdiğim dağların salında kaldı.Bir yanı lâle de, bir yanı sümbül,Gönül mürevvetsiz gelinde kaldı. Gelin oturalım edepli, utlu,İkimiz arası pek muhabbetli.Sırmalı tellerden altın savatlı,Kemer kuşak kızın belinde kaldı. Gel sevdiğim, sığınalım suphana,Yavru şahan derler avın kapana.Meze olsun al yanaktan öpene,Ahu zarım tatlı dilinde kaldı. Gelindi hey Karac’oğlan,...
Ilgıt ılgıt esen garbînin yeli,Şu Gâvur Dağı’nın başı duman mı?Deli gönlüm ne kaynayıp coşarsın?Yoksa bugün delirdiğin zaman mı? Benim dostum karşımızdan geliyor,Yenisi de, eskisine gülüyor.Kitabın sözleri bakın çıkıyor,Asır m’azdı, yoksa ahir zaman mı? Karac’oğlan der ki: Girdi düşüme,Tor balaban oynatırdım kuşuma.Alışkan tüfekle dağlar başına,Azrailden özge kula aman mı? KARACAOĞLAN