DOLAR
13,4504
EURO
15,3677
ALTIN
787,75
BIST
2.085,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
°C
Mersin
°C
°C
°C
°C
°C

Nurhan Yıldız Bakaner’den GAMKA

Nurhan Yıldız Bakaner’den GAMKA
“728x90“

Hemşehrimiz Nurhan Yıldız Bakaner’in “Gamka” adlı yeni şiir kitabı çıktı. Nurhan Yıldız Bakaner, 1968 yılında Mut’un Pamuklu Köyü’nde doğdu. İlk kitabı olan “Mor Baharın Tomurcuğu”nu lösemi hastalığından vefat eden eşi Nejat Bakaner’in anısına yazmıştı. Bakaner, ilk kitabının ardından “Gamka” adlı kitabını okurlarıyla buluşturdu.

Yeni kitabı ile ilgili olarak sözü Nurhan Yıldız Bakaner’e bırakalım:

“İnsan yazmasaydı gerçek yaşamı bulabilir miydi?
Yazmak korkusuzca anlatabilmek değil midir düşünceleri ve de özgürce sorgulayabilmek değil midir yaşamın ta kendisi.
Yazmasaydım yaşadıklarımı ya da konuşmasaydım yazdıklarımla; aşkı yüreğimde hissedebilir tanımlayabilir miydim? Sevmeseydim ya da sevilmeseydim delice gerçek anlamda yakaladığım dostluğun sırrına erebilir miydim?

Yazmak istemesem de yaşadığım zaman dilimleri içerisinde efsaneleri kıskandıran aşklarım, içimi ısıtan dostluk ateşi ve çocuk düşlerimin yaşanmışlıkları var yüreğimde. Ben yazmasam içimdeki çocuk zamana saklanan düşlerinin peşini bırakmaz. Çünkü içimdeki çocuk onlarla konuşup onlarla dertleşiyor ve gönlümün isyan ettiği yerde sevmelere doyamadığı aşklarını, yarım kalan düşlerini bilinmezlere uğurlarken arkadaşım, sırdaşım kısacası yoldaşım oluyor.

Kanatlarımı çırparken yeni bir yaşama; söyleyemediğim güzel sözleri konuşamadığım, anlatamadığım ne varsa üşüyen yüreğimden çıkarıp edebiyatın kalemine sarıldım. Bu kalemi elime tutuşturan arkadaşım, yoldaşım hatta her şeyden önemlisi sırdaşım dediğim insanın kapısını çaldım oda yüreğini bana açtı. Gamını kederini paylaştığım gönül gözüm, ince sızım şiir sözüm gamkam; sevgiyle sarılışına ve yürekten bakışına hasret kalan yüreğimin sesini nasıl anlatabilirim. Tabi ki yazarak. Evet yürek dostum, diğer yanım; acılarım düğüm düğüm olurken yalnızlıklarımı karanlığa gömüp, yakamozların ışığında tek başına yüzebilmeyi öğrendim. Artık yalnızlık kokan bu kalem; Dosta ayarlı zamanların sokak aralarında gezinirken hem kalemine yoldaş hem de sevdasına sırdaş arar yaşadığı zamana seslenerek; yaşama sarılıp umudum olur musun der. Yeşilin her bir tonu gözlerimi okşarken yüreğimde kısırlaşan komediler gülümsemeye başlar.

Çünkü aşkı yaşarken sevdaya tutukluydum, sevdayı yaşarken de aşka tutuklu. Şimdi her iki güzel duyguyu tadan yüreğime aşkı, sevgiyi ve dostluğu aşılayan gönül dostlarıma teşekkür ederken sevdaya tutuklu sayfalara yazıyorum yaşadıklarımı. Çünkü ben sevda emekçisiyim ve bu emeğimin karşılığını da yazarak alıyorum. O yüzden bu kitabımı yazarken;
En güzel elbiseleri giyip üzerime, en çılgın sözlerimle seslendim sevdiklerime…

Acıların duvarlarını yıkıp mutluluklara gülümsemeyi başardım.
Sevdayı ilmek ilmek satırlara işleyip
Geleceği yakamozların kalemiyle renklendirirken hem kalemime yoldaş hem de sevdama sırdaş olan, gamını kederini ve her şeyini benimle paylaşan yegâne dost gamkama seslendim. Çünkü dostluğun benim dünyamdaki adı Gamka.”

Kemancı

Geçmişin sevdalarına serenat yapıyor gibisin kemancı
Yapma!
Hani bir âşık gibi dokunmayacaktın kemanın teline
Hani saçlarımı okşayacaktı serseri bir el
Yakamozlarla dans ederken gözlerim
Sen bir şarkı mırıldanacaktın sessizce
Gülüşüne hasret dudaklarım gamzelerini öpecekti…
Araya saklanan acının küllerini savurup
Sevda bahçelerine ekilen gülleri derecekti bir dost eli…
Sen şiir yazacaktın ben duygularımı akort edecektim
Sen beste yapacaktın
Ben maziye dalıp bir aşk masalı anlatacaktım
Sen usul usul inletirken kemanındaki nameleri
Ben yamaçlarında aşkı yudumlayacaktım..
Olmadı kemancı olmadı!
Yüreğimi çaldığın yetmedi
Birde sözlerimi çalıyorsun ya…
Çalma!
Gözyaşlarım damla damla dökülürken sayfalara
Özlemini silmekten yoruldum.
Çalma!
Sevmelere doyamadığım aşkları, yarım kalan düşleri
Bilinmezlere uğurlamaktan yoruldum.
Çalma!
Ardında bıraktığın sevilesi kadınların acılarını yazmaktan yoruldum.
O yüzden çalma kemancı çalma
Aynı senfonileri tekrar tekrar çalma!
Bu günün sevdalarına çal…
Geçmişin sevdaları hiçbir makama sığmadı hepsi düşlerimde kaldı…

20 Haziran 2021

Gamka’nın okurunun bol olmasını diliyoruz!

Haber Merkezi

“masaustu
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.