Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Yağmurlu
13°C
Mersin
13°C
Yağmurlu
Salı Hafif Yağmurlu
13°C
Çarşamba Az Bulutlu
11°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
12°C
Cuma Az Bulutlu
13°C

Mehmet AKPINAR

İMBİKTEN SÜZÜLENLER

    TRUMP’IN KORKUSU

    Donald Trump, sert söylemleri ve pervasız dış politika hamleleriyle dünyaya korku salan bir lider görüntüsü verse de, aslında siyasetini korkularının üzerine inşa eden bir figürdür. Uluslararası hukuku yok sayan tavrı, kurumları değersizleştiren dili ve krizden beslenen yaklaşımı; gücünden çok iktidarını kaybetme endişesinin ürünüdür. Venezuela süreci bu gerçeği açıkça göstermiştir. Washington, bu ülkeyi askerî işgal yoluyla değil; ekonomik yaptırımlar, siyasi baskılar ve içeriden çözme yöntemleriyle teslim almaya çalışmıştır. Toplumsal desteği zayıflamış, halkıyla bağları gevşemiş yönetimler, bu tür müdahalelere karşı daha kırılgan hâle gelir. Dış müdahaleye açık çağrılar ise ülkenin egemenliğini daha da savunmasız bırakır.
    Trump’ın iştahını kabartan tam da budur: Direnç göstermeyen yapı, sessiz kalan toplum, dağınık siyaset… Halktan güçlü bir karşı duruş yükselmediğinde, müdahale “kolay” görünür. Bu nedenle mesele yalnızca bir lider ya da bir ülke meselesi değil; küresel güç ilişkilerinin geldiği tehlikeli noktadır.

    Ancak Trump’ın asıl korkusu dış politikada değil, kendi ülkesinin içindedir. Seçimleri kaybetme ihtimali, yargı süreçleriyle yüzleşme endişesi ve siyasi geleceğini yitirme korkusu, onu daha saldırgan ve kontrolsüz hâle getirmektedir. Kurumlarla çatışması, sistemi hedef alması ve seçmene yönelik panik içeren çağrıları bu ruh hâlinin yansımalarıdır.
    Trump, gücü kaybettiği anda hesap vereceğini bilen bir liderdir. Bu yüzden kriz üretir, dış tehdit algısını diri tutar ve şövenist refleksleri kaşır. Korkusunu bastırmanın yolunu dünyayı korkutmakta bulur.

    Bu tablo, Türkiye açısından da ibretle okunmalıdır. Ancak Türkiye, böyle senaryolara açık bir ülke değildir. Köklü devlet geleneği, güçlü toplumsal refleksi ve egemenlik bilinciyle, dış müdahalelere karşı tarihsel bir dirence sahiptir. Siyasal farklılıklar ne kadar keskin olursa olsun, konu devletin varlığına ve ülkenin bağımsızlığına geldiğinde ortak bir duruş sergilenebildiği defalarca görülmüştür.

    Bu coğrafyada ayakta kalmanın yolu; yüksek sesli hamaset değil, güçlü ekonomi, caydırıcı savunma kapasitesi ve dengeli diplomasidir. Devlet aklı, ölçülü söylem ve toplumsal birlik, geleceğin en sağlam teminatıdır.

    Trump’ın korkusu geçicidir.
    Ama devletlerin hafızası kalıcıdır.
    Önce ülkem.

    ✍️Mehmet Akpınar

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.