DOLAR
45,3648
EURO
53,4078
ALTIN
6.886,48
BIST
15.050,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
22°C
Mersin
22°C
Açık
Cuma Çok Bulutlu
24°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
26°C
Pazar Parçalı Bulutlu
25°C
Pazartesi Az Bulutlu
26°C

Mehmet AKPINAR

İMBİKTEN SÜZÜLENLER

    GÜNDEME DAİR

    Sıcak bir yaz geçiriyoruz, lakin gündem hep parçalı bulutlu… Hükümet, genel seçimlerin ardından bozulan ekonomik dengeleri düzeltmeye çalışırken sağanak halinde gelen zamlar toplumun her kesimini endişeye sevk etmiş;  memur ve emeklilere yapılan maaş artışları, özellikle emekliler açısından ciddi bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Çalışanlara verilen seyyanen artışın emeklilerden esirgenmesi 15 milyon emeklinin tepkisine yol açmış, her yerden feryatlar yükselmiştir. Bu tepkileri gören yetkililer çözüm arayışına girmişlerse de ekim ayında mı, yıl sonuna kadar mı, seyyanen mi, oransal mı tartışmalarıyla konuyu belirsizliğe sürüklemişlerdir. Yağması beklenen yağmur şimdilik gök gürültüsünden ibaret kalmıştır. Bilinmelidir ki emeklilerin dayanacak gücü kalmamıştır.

    İktidar kanadında durum böyleyken muhalefet cephesi ne yapmaktadır, ülke meseleleri ile ilgili ne gibi açıklamaları vardır?  Maalesef kendi iç sorunları ile uğraşmakta, birbirlerine el ense çekmektedirler. Birisinde genel başkan kim olmalı; kalmalı mı, gitmeli mi tartışması sürerken, diğerinde parti hangi eksende yoluna devam edecek, ittifak olacak mı, olmayacak mı noktasında kafa karışıklığı devam etmektedir. Bu ahval içinde ülke meseleleriyle ilgili sağlıklı bir değerlendirme yapmaları elbette beklenemez! Nitekim Sayın Cumhurbaşkanı’nın, “Memurlarımıza zamlar gelirken, emeklilerimize hiçbir şeyin gelmemesi olacak bir şey değil…”sözleri muhalefet boşluğunu doldurmaya çalışır niteliktedir.

    Bu tartışmalar arasında ülke adım adım yerel seçimlere doğru yol alıyor.  Metropol kentlerden ilçelere kadar her yerde seçim hesapları, ittifaklar, adaylıklar konuşuluyor; gönlünde Arslan yatanlar bir bir ortaya çıkıyor, çıkmaya devam ediyor. “Ben de varım” diyebilen, medeni cesaret gösteren herkesi kutluyorum. Toplum karşısına çıkabilmek öyle kolay bir iş değil. Önce teşkilatların, sonra toplumun teveccühünü kazanacak ve milletin terazisinde tartıya çıkacaksınız. Milletin terazisi şaşmaz, en doğru kararı verir; bu sonuca saygı göstermeyi, bir eksiklik varsa kendinde aramayı bilmek gerekir.

    Ekonomik dengeler yerli yerine oturmadan, hayat pahalılığına çare bulmadan, 15 milyon emeklinin mağduriyeti giderilmeden gidilecek bir yerel seçimde, ittifakta sorun olmaması bir şans olmakla birlikte, iktidar partilerinin işi kolay değildir. 1989 Yerel Seçimlerine benzer bir sonucun yaşanması ihtimal dahilindedir. Ancak, kendi iç sorunları ile uğraşan muhalefet partilerinin ittifakla seçime girmemeleri halinde özellikle metropol kentlerin çoğunu kaybedeceği açıktır. Gelinen noktada bu ittifakı sağlamaları ve birlikte yol yürümeleri de kolay görünmemektedir. Şayet muhalefet, genel seçimlerde olduğu gibi, iktidar ve cumhurbaşkanı öylesine yıprandı ki kimi aday göstersek kazanır anlayışıyla hareket ederlerse aynı akıbeti yaşamaları kaçınılmazdır.

    Yerel seçim sonuçlarını belirleyici iki önemli husus öne çıkmaktadır:

    1. Ekonomik politikaların güven kazanması, hayat pahalılığının kontrol altına alınması ve özellikle 15 milyon emeklinin yılbaşından önce rahatlatılması.

    2. Muhalefetin ayrı ayrı veya ittifak halinde seçime girmesi. Ancak, HDP ile yapılan bir ittifakın bir önceki seçimdeki başarıyı getirmesi zor görünmektedir.

    Elbette adayların kimliği, birikimi ve hizmet üretme kabiliyeti seçim kazanmak için önemlidir. Özellikle küçük il ve ilçelerde bu husus daha bir önem kazanmaktadır.

    Son olarak, adaylara acizane birkaç tavsiyem olacak:

    1. Projelerinizi net ortaya koyun ve arkasında durun.

    2. “Ben” duygusuna kapılmayın, samimi olun ve rakiplerinizi küçümsemeyin.

    3. Belediyecilik bir ekip işidir. Meclis üyeleri dahil, belediyeyi yönetecek kadroları hem siyaset hem hizmet yönünden liyakat sahibi kişilerden seçin.

    Herkese başarılar diliyorum.

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.