
Bu ülkenin her bir ferdi “Anka”dır. Yanar ama küllerinden yeniden doğar. Biz “Anka” olduktan sonra ateş bize neyler… Bizi daha bilge, daha ölümsüz, daha cesur, daha kararlı, daha sabırlı yapar en fazla.
Kıymetli dostlar,
Simurg, Zümrüdüanka veya sadece Anka; kökeni Pers mitolojisi ve edebiyatına dayanan, efsanevi, iyicil bir kuştur. İyiliği ve erdemi temsil eder.
Hepimiz bir Anka’yız. Bu saatten sonra yediğimiz meyvelerin çekirdeklerini çöpe atmayalım. Hangi meyve olursa olsun çekirdeklerini biriktirelim. İlk yağmurlar yağdıktan sonra; Kasım ayı ortalarından başlayıp Mart ayına kadar yanan bölgelerden geçerken o tohumları doğaya serpelim. Hangi tohum olursa olsun serpelim.
Özellikle harnup ve defne tohumlarını.
Toprak ana bereketlidir ve bizim topraklarımıza kan eksek can biter.
Bu yazımı okuyan herkese şimdiden teşekkür ediyorum. Çünkü biliyorum bu öneriye kayıtsız kalmayacaksınız.
Aydıncık’tan saygı ve sevgilerimle…
Gülcan DURU