DOLAR
32,4942
EURO
34,5714
ALTIN
2.480,80
BIST
9.552,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
26°C
Mersin
26°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
25°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
22°C

Meryem UYSAL

BİLLURİ

SIR KAPISI

A+
A-

Aylin o gün yine içinde bir isteksizlik ile uyandı. Ramazan Bayramı arifesi idi oysa. Kocası ile öyle anlaşmışlardı. Kurban Bayramı’nda kayınvalidesinin, Ramazan Bayram’ında ise annesinin yanına gidiyorlardı. Ona kalsa sabah erken yola çıkmayı isterdi. Ama kocası Selim işlerinin olduğunu öne sürerek dışarı çıkmıştı.
En az 3-4 yıldır hali böyle idi. Artık eşinin her nazına koşmuyor hep meşgul olduğunu söylüyordu.
Bugün yine aynı şey oldu. Geldiğinde öğleden sonra olmuştu bile. Aylin ise bekletmeyi ve beklemeyi hiç sevmezdi. Ancak bu kez sesini çıkarmadı. Kocasının işlerinin kötü gitmesine üzülüyor, onu daha fazla üzmemek için susuyordu. Bir gün iyi şeyler olacak ümidi ile anlayışlı olmaya çalışıyordu Selim’in çevirdiği dolaplardan habersiz.
Yola ancak saat 16’ya doğru çıkabildiler. Kırmızı pikap son zamanlarda sık sık arıza yapmaktaydı. Aylin arabanın henüz tamire gitmediğini anlayınca hem endişelendi hem de çok sinirlendi. Ancak sorun sadece bundan ibaret de değildi. Arabanın benzini de bitmek üzereydi. Yolun yarısında çok yoğun kar yağışı
başlayınca Aylin yakındaki şehirde akrabalarında kalmak istedi. Adeta basireti bağlanan Selim ise yola devam etti. Bir süre sonra tehlikeli bir yerde arabanın benzini bitti ve karanlıkta karlar içinde çaresiz kalakaldılar.  Pikabın kliması da yoktu. Kalınan yer çukur olduğu için ne otobüsler ne diğer arabalar isteseler de duramadılar.
Sonunda çocukla beraber yol kenarına inerek otostop yaptılar.
Nihayetinde biri durdu. Teşekkür ederek arabaya bindiler.
Selim kendini tanıttı. Arabayı kullanan kişi de “Ben RIDVAN AYDIN” dedi.
Aylin şaşırdı zira RIDVAN AYDIN onun sözlenip ayrıldığı kişiydi. Hasbelkader konulan söz bir ay bile sürmeden bitmişti. Evlilik Aylin’i korkutmuş aksine meslek aşkı başını döndürmüştü.
Aylin şaşkınlığını atmaya çalışırken Rıdvan efendi bir şekilde her ikisi ile de sohbet etti. “Saat 15’ten beri yola çıkmaya çalıştım. Aslında bu saate kalmazdım” dedi.
Tüm işaretler bunu gösteriyordu. Orada karşılaşmaları mukadderdi.
Rıdvan yolda on dakika müsaade isteyerek namazını kıldı.
Aylin bu olanlar karşısında çok ezildi. Ne kendisi ne de kocası namazda böylesine titizdi.
Memleketlerine varınca Rıdvan adres sormadan onları Aylin’in ailesinin evine bıraktı.
Yüce dağların zirvesinde gerçekleşen bu karşılaşmadan çıkarılacak ders nedir?
Aylin Rıdvan’la yüzük takarak ona söz vermiştir.
Rıdvan onu benimsemiş ama evliliğe tam hazır olmayan Aylin geçerli bir sebep olmadan yüzüğü atmıştır.
Gerek Rıdvan gerek ailesi bu duruma çok üzülmüşlerdir.
Eskiler bir kızı ilk isteyende büyük bir kusur yoksa bahane aramaz genellikle verirlermiş.
Bunun sebebi de:
“Bir kızda birinin gözü kalırsa o kız onmaz” inanışıymış.
Şimdilerde kızlarımız Aylin gibi ufak bir sebepten kolayca söz, nişan hatta evlilikleri bile bozmaktadırlar. Halbuki bunlar çocuk oyuncağı değil çok ciddi kurumlardır.
Bu ilişkilerde kul hakkının daha da önemli olduğu dolayısıyla gönle dayalı muamelelerde daha da dikkatli olunması gerektiği bilinmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.