Medet, medet âlemleri Yaradan!Yâri benden, beni senden ayırma.On sekiz bin âlemleri var eden,Yâri benden, beni senden ayırma. Bu güzelle anda ilet tenimi,O türaba arka eyle kendimi.Yâr ver de âleme ilet canımı,Yâri benden, beni senden ayırma. Bire benim ala gözlü meleğim,Sığa kolun, kan bulaşır yeleğin.Gece gündüz budur Mevlâm dileğim,Yâri benden, beni...
Mavi donlum sallanıyor karşımda,Gündüz hayalimde, gece düşümde.Eksilmeyen sevdası var başımda,Yâr sevdası çetin hâldir Yaradan. Ey tor mavi donlum, geçemem senden,Ölmeyince ayrılır mı can tenden?Kızlarla tor olmuş, kaçarsın benden,Yüzünü bir bana döndür Yaradan. En yüksek yerlerde avcılar gezer,En derin göllerde ördekler yüzer.Yufka olan dudak şekerler ezer,Kızıl yanakları baldır Yaradan. Karac’oğlan der...
Maraş’tan olur beylerin ulusu,Urfa’dan gelir Kürdün valisi.Halep’ten, Antep’ten şura berisi,Sılayı arz eden gelsin gidelim. Garipler yatağı Tarsus, Adana,Ağa derim dost elinden tutana.Gitme demem sılasına gidene,Sılayı arz eden gelsin gidelim. Alt’ay oldu ben çizmeyi giymeyi,Dost elinden şeker şerbet ezmeyi.Gönül ister kır at ile gezmeyi,Sılayı arz eden gelsin gidelim. Karacaoğlan der ki:...
Ilgıt ılgıt esen seher yelleri,Sevdiğim dağların salında kaldı.Bir yanı lâle de, bir yanı sümbül,Gönül mürevvetsiz gelinde kaldı. Gelin oturalım edepli, utlu,İkimiz arası pek muhabbetli.Sırmalı tellerden altın savatlı,Kemer kuşak kızın belinde kaldı. Gel sevdiğim, sığınalım suphana,Yavru şahan derler avın kapana.Meze olsun al yanaktan öpene,Ahu zarım tatlı dilinde kaldı. Gelindi hey Karac’oğlan,...
Ilgıt ılgıt esen garbînin yeli,Şu Gâvur Dağı’nın başı duman mı?Deli gönlüm ne kaynayıp coşarsın?Yoksa bugün delirdiğin zaman mı? Benim dostum karşımızdan geliyor,Yenisi de, eskisine gülüyor.Kitabın sözleri bakın çıkıyor,Asır m’azdı, yoksa ahir zaman mı? Karac’oğlan der ki: Girdi düşüme,Tor balaban oynatırdım kuşuma.Alışkan tüfekle dağlar başına,Azrailden özge kula aman mı? KARACAOĞLAN
Poyraz yeli esme bağrım eziktir,Yolum yurda gider etme yazıktır.Geçti yazım güzellerle yaylada,Şimdi kış mı bilmem hava bozuktur. Havalanmış turnalar da ötüşür,Yol almışlar sahillere yetişir.Eğlen gönül eğlen hava yatışır,Bulutların önü köşel çiziktir. Karac’oğlan der ki: Yolum Mardin’de,Kaldım şu karlı dağların ardında.Bir suna da bu mihricanın derdinde,Yıldız durur yerinde demir kazıktır. KARACAOĞLAN
Pınar nerde ceylanların?Nere gitti seyranların?Fani dünya da pek döngür,Belli nişan verenlerin. Höbek höbek oba yeri,Dağılmış hep dilberleri.Nice döndü bahtın geri,N’oldu yüce eyvanların? Seher yeli gelir geçer,Garip kuşlar konar göçer.Melül melül kumru öter,Boştur yeşil meydanların. Karac’oğlan der: Aç gözün,İzleri var gelin kızın.Kısası da budur sözün,Seni bilsin hayranların. KARACAOĞLAN
Paşam beni kara görme,Kara isem meyil verme.Ala göze siyah sürme,Çekilen kara değil mi? Kuzum bana etme gücü,Yüreğime olur acı.Ak gerdana zülüf ucu,Dokunan kara değil mi? Kırmızı gülün hindası,Melek simalı kendisi.Kabetullah’ın örtüsü,Örtülen kara değil mi? Karacaoğlan direnme,Okuyalım elif name.Ak kâğıda Hak kelamı,Yazılan kara değil mi? KARACAOĞLAN
Ötme turaç, ötme, işin var senin,Şahan salıp avlanacak yer değil.Vardım, gördüm, ağyar göçmüş yurdundan,Vatan tutup eğlenecek yer değil. Güzel, senin ak saraylı yurdun var,Divitin var, kalemin var, ördün var.Güzel, senin türlü türlü derdi var,Hoşça sallan, karşındaki tor değil. Bir düğme diktirem göğsün ağ ise,Etrafı da lâle, sümbül, bağ ise.Eğer güzel...
Öteni yokladım öten yok imiş,Yürü yalan dünya senden usandım.Çok emekler verdim hep zayi oldu,Cesedim içinde candan usandım. Ağırdır kalkmıyor yükümün tayı,Demirdir çekilmez feleğin yayı.Aradım cihanı nazlı yar deyi,İl içinde olan sözden usandım. Kadalı kavgalı şu benim başım,Yüklendi barhanam kaldı kardaşım.Her daim akıyor gözümden yaşım,Ağlama gözlerim senden usandım. Karac’oğlan der ki:...
Ömrüm uzun eyle ey Bârî Hüdâ,Hamd-ü senâ, şükür etmek isterim.Çalışıp kazanıp nefis taamlar,Dişlerim var iken yemek isterim. Açıldı dehanım, söyler zebanlar,Sana muhtaç bunca şahlar, gedalar.Al, yeşil hırkalar, türlü libaslar,Böylece münasip giymek isterim. Bir küheylan at ver, istemem eşek,Üstü kaplan postu, tek olsun öşek.Kuş tüyünden yastık, yumuşak döşek,Keçeler içinde yatmak isterim....
Ölüm, ardıma düşüp de yorulma,Var git ölüm, bir zaman da yine gel.Akıbet alırsın, komazsın beni,Var git ölüm, bir zaman da yine gel. Şöyle bir vakitler yiyip içerken,Yiyip içip yaylalardan göçerken,Yine mi geldin, ben senden kaçarken?Var git ölüm, bir zaman da yine gel. Çıkıp bozkurtlayın uluşamadım,Yalan dünya sana çıkışamadım.Eşimle, dostumla buluşamadım,Var...
Oturmuş pınara kız ile gelin,Onlar birbirine arz eder halın.Boğum boğum kınalanmış ak elin,Gelin hiç söylemez, kız nazlı güzel. Tereviyi yuyup kodular taşa,Daha ne gelecek sağ olan başa?Tülbent yağlık vurmuş şu hilâl kaşa,Gelin hiç söylemez, kız nazlı güzel. Altın düğme dikmiş kırmızı yüze,Sürmeler çekmiş de mest ala göze.Âşığız biz, yalan yakışmaz...