Bir zamanlar Silifke Say Mahallesi’nde bir Kadın yaşamış. Tepenin başına iki katlı bir ev yaptırmış. Alta mutfak, kiler, üstte iki odalı bir ev. Çok şık giyinir, hoş sohbeti ve güzel sesi ile dinleyeni büyülermiş. Hatırı sayılı dostları gelirler, yemekler hazırlanır, sonra duvarda aslılı duran cümbüşü eline alır çalıp söylemeye başlarmış....
“Eğri gider, büğrü gider Silifke‘ye doğru gider.“ Çocukluğumuzda bize bilmece sorarlardı. Bilmecenin de birisi buydu. Yanıtı “GÖKSU“ nehri. Toros dağlarından çıkan sular, eğriler çizer, vadileri yarar sonra da Akdeniz’e ulaşır. Göksu nehri üstünde asırlardır uygarlıklar yaşamış. Özellikle Selefkos döneminde büyük bir kent olmuş. O dönemden bize kalan en büyük yapıt...