Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Yağmurlu
13°C
Mersin
13°C
Yağmurlu
Pazartesi Yağmurlu
12°C
Salı Hafif Yağmurlu
12°C
Çarşamba Az Bulutlu
10°C
Perşembe Açık
13°C

Ali UYSAL

ÖYKÜLERİYLE KARACAOĞLAN ŞİİRLERİ

    YÖRÜK GÖÇÜ

    Bağ kurma bağlanırsın
    Ev yapma eğlenirsin
    Çek deveyi sür koyunu
    Beğlendikçe beğlenirsin.

    Adı belli olmayan bir Yörük ozanı böyle diyor. Yörük yaşamını kusursuz tanımlayan bir dörtlük. Devinimli yaşamı sever Yörükler.
    Gerçekte iki yerleşim yerleri vardır: Yayla ve sahil. Geleneksel Yörük göçü bu iki bölge arasında gerçekleşir. İlkbaharda sahilden yaylaya, sonbaharda yayladan sahile. Yeni aşklar, yeni öyküler, yeni türküler doğar bu göçlerde. Her göç yeniliktir Yörüklere göre. Bu nedenle sevilir.

    Yitikler arasına karışan halk kültürümüzden bir sahnedir Yörük göçü. İki kez çıktı karşıma. Çocuktum, bilinçsizdim. Bugünkü bakışımla yorumluyorum da bir doğa harikasıydı: Keçiler, oğlaklar, eşekler, develer, insanlardan oluşan sere serpe bir dünya. Sesler de bu görünüme uyumlu.
    Develer art arda katarlanmış, yanakları çanlarla donatılmıştı. Çanların ses tonlarına göre adları var. En incesi gildirek. Bir üstü gıdırak. Bu ikisi keçilere takılır. En kalın seslisinin adı da lümbürdek. Develer içindir.

    En görkemli deve en başta. Katar başı. Bu deveyi obanın en güzel kızı çeker. Genellikle o kız Karacaoğlan’ın sevgilisi olur.
    Mevsimlerin en güzeli ilkbahardır. Bahar Toroslarda bir başka güzeldir. Yaylalarda daha da güzeldir. Menekşeler sümbüller mis gibi koku yayar çevreye. Beş yüz yıl öncesinden söz ediyoruz.
    Beş yüz yıl önceki yıllardan biri. İlkbahar gelip çatmıştı. Toprakta, ağaçlarda, çiçeklerde, gençlerin yüreklerinde telaş da başlamıştı. Yörük obaları ise göç hazırlıklarındaydı.
    Sevgili ya da obası bir an önce yaylasına kavuşmak ister. Karacaoğlan ise sevgiliyle birlikte gitmeyi düşler. Yaylaya göç sevgiliyle daha da güzelleşir. Sevgiliye dileğini sunabilecek yalnız sazı ve yanık türküsü vardır:

    Eğer benim ile gitmek dilersen
    Eğlen güzel, yaz gelsin de gidelim
    Bizim eller kırçılıdır aşılmaz
    Yollar çamur, kurusun da gidelim,

    Aşar idim Karaman’ın elini
    Köprüsü yok, geçemezsin selini
    Gerdan yaylasını perçem belini
    Lale sümbül bürüsün de gidelim,

    Sökülsün dağların buzu, sökülsün,
    Sökülsün de düz ovaya dökülsün
    Erzurum Dağı’nın kışı çekilsin
    Mor koyunlar melesin de gidelim,

    Karacaoğlan der ki, buna ne fayda
    Hiç rağbet kalmamış yoksula bayda
    Bu ayda olmazsa gelecek ayda
    On bir ayın birisinde gidelim.

    Öyküleriyle Karacaoğlan Şiirleri – Ali Uysal

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.