Mut İlçemiz

BODRUM CEM EVİNDE MARAŞ KATLİAMI ANILDI

BODRUM CEM EVİNDE MARAŞ KATLİAMI ANILDI
Celal Necati ÜÇYILDIZ
Celal Necati ÜÇYILDIZ( celalnecatiucyildiz@hotmail.com )
KİRMEN
25 Aralık 2019 - 13:11

BODRUM Alevi Bektaşi Kültür Derneği’nde her yıl olduğu gibi bu yılda 24 Aralık 2019 Salı günü saat 19.30 da Cem evinde Maraş katliamı anıldı.

Saygı Duruşu’nun ardından Naciye Bayır Maraş Katliamı ile ilgili konuşmasını yaptı.

 “Cennete gideceğim” zannıyla elindeki baltayla kundaktaki bebeğin parçalandığı, nice vahşetin sergilendiği yerdir Maraş.

19-26 Aralık 1978 yılında gerici faşist güçlerce yapılan, cumhuriyet tarihinin en büyük, en acımasız ve en vahşi katliamlarından biridir Maraş.

Alevi ve solcu kesimlerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde, Alevilerin yaşadığı evler tek tek çarpı işareti ile işaretlenerek insanların Hitler faşizmini aratmayacak şekilde vahşice katledildiği yerdir Maraş.

Kadınlara tecavüz edildiği, bebeklerin boğazlandığı, çocukların gözlerinin şişlendiği, baltalarla, şişlerle insan kıyımlarının yapıldığı yerdir Maraş.

Döndü Ünver’in yedi buçuk aylık, Esma Suna’nın dokuz aylık bebeğiyle birlikte katledildiği yerdir Maraş.

Ali Tıraş’ı parça,  parça edip kazana akıttıkları kanında kaynattıkları yerdir Maraş.

Canların katledildiği, tecavüzün, nefes almanın yok edildiği yerdir Maraş.

 Her şeyi hesaplanan, bir planla yürürlüğe konan faşist bir eylemdir Maraş Katliamı.

Katliamları yapanların değil, katliamları gündeme getirenlerin suçlu görüldüğü yerdir Maraş Katliamı.

İşkenceyle, cezaeviyle, zorunlu göçle katliamın ve katliamcıların unutturulmaya çalışıldı yerdir Maraş Katliamı.

 Katliamları sadece kaba vahşetle anlatmak eksik olur. İnsanlığa ve insana ait olan bütün değerlerin katledilmesinin adıdır katliam.

Tarihimize açılmış en büyük yaradır Maraş.

Kanayan yara…

Yaranın adı da Ağıtsız Maraş.                                              

Maraş Katliamının üzerinden tam 41 yıl geçti ama yara kanıyor. 19 Aralık ile 26 Aralık 1978 arasında yaşanan katliamda, sadece bir hafta içerisinde resmi verilere göre 111 kişi, resmi olmayan beyanlara göre ise 500’ün üzerine insan yaşamını yitirdi, yüzlerce insan yaralandı, 210 ev, 70 iş yeri tahrip edildi. Katliamın hedefinde ise Aleviler ve devrimciler vardı. Türkiye tarihinin en karanlık katliamlarından biridir Maraş Katliamı.

Maraş katliamıyla birlikte Maraş’ta yaşayan Aleviler Maraş’ı hızla terk ettiler. Katliamdan sonra köylerine dönen Aleviler, Maraş’ta güven içinde yaşamanın imkânsızlığına karar vererek Maraş’tan ayrılarak yurtdışına çıkmak zorunda kaldılar.

Katliamdan dolayı Maraş’ı terk edenlerin mal varlıklarına büyük ölçüde el konmuş, arsaları evleri gasp edilmiştir. Yükselmeye başlayan Alevi sermayesi yok edilmiş, el konulmuştur.

Maraş Katliamı elbette öncelikle doğrudan o kentte yaşayan Alevileri hedefledi ve etkiledi. Maraş Katliamı,Maraş’ da yaşayan bütün Alevilerin -tıpkı yıllar sonraki Sivas gibi- miladı oldu. Örneğin, büyüklerimizin ‘kahraman’ değil ‘kanlı’ Maraş tabiri, hâlâ hatırımızdadır.

Katliamın ardı ise maalesef alışılagelmiş süreç…

Eksik ve yetersiz incelemeler, eksik bırakılmış ve saklanan dosyalar, adil olmayan yargılamalar, mahkeme basmalar, öldürülen avukatlar, bulunamayan, serbest bırakılan suçlular, azmettiriciler, sonrasında önemli mevkilere getirilenler…

Tıpkı Ortaca, Çorum, Sivas, Gazi, Gezi, Roboski, Reyhanlı, Ankara, Suruç ve daha niceleri gibi…

Maraş adaletini vicdanlarımızda aramaya devam ediyor. İnsanlık suçu zaman aşımına uğrayamaz. Maraş davası adaletin sağlanması için yeniden görülmelidir.

Tarihleri boyunca devletlerin Alevilerle hep hesabı olmuştur. Aleviler toplumsal özellikleri itibarıyla ceberut devlete karşı tutum alan mazlum toplumsal yapılarla birlikte olmuşlardır. Bu nedenle hep Alevileri kontrol etmek, denetim altına almak bu anlayışın en temel görevi arasında olmuştur.

Maraş katliamını ve sonrasında yaşanan katliamları unutmadığımızı ve unutturmayacağımızı belirtmek istiyoruz. Maraş katliamının 41. yılında yaşamını yitiren canlarımızı saygıyla anıyor; katilleri koruyucularını ve onları yönlendiren insanlık dışı gerici faşist ideolojilerini ve dünya üzerinde yaşanan tüm katliamları ve soykırımları kınıyor ve lanetliyoruz.

Ezilen tüm toplumsal yapılar gibi Alevilerinde, yapılan bunca katliamdan sonra, bir kez daha böylesi katliamlara izin ve fırsat vermemesi gerekir.

Toplumun, bu katliamlarla yüzleşmesi ve toplumsal tüm dinamiklerin insan hak ve özgürlükleri konusunda tam bir dayanışma ve örgütlenme içerisinde olması şarttır.

İnsanlığımızı öldürmeyelim, insanlık ölmesin   “…

41 yıl önce ABD 12 eylül gibi darbenin zemini oluşturmak için eylemi Maraş ta kor. Senaryo gereği alevi – Sünni çatışması zemininde 3-4 gün devam eden olaylar ile katliam yapılır. Öyle ki, dönemin iç işleri bakanı seyirci kalmanın ezikliği içinde istifa eder. Tarihe kara bir leke olarak kalır. Her yıl Türkiye de ve Avrupa da anma günleri düzenlenir. Katliam lanetle anılır.

1978 sonrası Maraş halkı ve sermayesi orayı terk eder,Mersin, Adana ve Avrupa ülkelerine giderler. Ama oralarda katliamları unutamazlar, unutturmazlar. Başta alevi örgütleri ve sol, sosyalist örgütler her yıl buna sahip çıkar. Maraş ta bir iki yıl öncesine kadar , anma etkinliği yasaklanırken, alevi örgütlerinin mücadelesi sonunda orada da anma etkinlikleri yapılmaya başlandı.

Slayt olarak gösterilen belgesellere bakıldığında; vahşeti , katliamı bir kezz daha lanetlemeden geçemiyoruz. Ama lanetlemek yetmiyor. Karanlık güçler hala ayakta.  Savaş sınırları aşmış, ırak, Suriye , Libya. Afganistan, Pakistan , Maraş ın katliamının bir versiyonu. Orada aynı filmleri görüyoruz. Ne yapmak lazım. İşte bu etkinlikte, Hıdır  Çam, Hasan Harmancı, Celal Necati Üçyıldız, Dursun Ali Turan, Maraş olayları içinden sağ kurtulan Musa, bu konuda görüşlerini belirtiler. Ortak payda: “ÖRGÜTLENME, KENETLENME, BİRLİK OLMA, DİRİ OLMA“

© Mutilcemiz.Net 2019 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com