DOLAR
32,4047
EURO
34,5351
ALTIN
2.459,33
BIST
9.814,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
24°C
Mersin
24°C
Açık
Salı Açık
26°C
Çarşamba Açık
25°C
Perşembe Az Bulutlu
22°C
Cuma Az Bulutlu
21°C

Meryem UYSAL

BİLLURİ

DR. KİBAR AK

A+
A-

Yıllardan bir yıl; güz dönemi başında yüksek lisans ve doktora sınavları yapılacaktı.

Adaylar ön görüşmeler için fakülteye gelmeye başlamışlardı. 

        Van 100. Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümünden, fakülte birincisi, iyi derecede ingilizcesi olan parlak bir aday da görüşmeye gelmişti. Van’da çalışan yakından tanıdığımız bir hocamız benim adımı vermiş, ancak ben birkaç gün okulda olamayınca bölümdeki diğer hocamızla da görüşmüştü. 

        Sonunda; iki aday da sınavı kazandı. Birisi Van’dan gelen öğrenci, diğeri Kibar Ak isimli Tokat Erbaa Meslek Yüksek Okulunda uzman olarak çalışan, Bubrestid’ler üzerine mastır yapmış birisi idi. 

         Danışmanlar belirlenirken, Özdemir bey hemen Van’dan gelen öğrenciye sahip çıktı. “Ben alabilirim” dedi. Bir an müdahale edecek oldum. Sonra “Hocayı üzmeye değmez” dedim ve paylaşıma razı oldum. 

Meğer ne iyi yapmışım. 

“İnsan ne yaparsa kendine yapar” derler. 

Bu teslimiyetim kendime yaptığım en büyük iyiliklerdendir. 

        O çocuk bir ay geçmeden hocaları tarafından asistan olmak üzere Van’a çağrıldı. 

Konya’yı bırakıp oraya geri döndü. 

        Kibar ise doktoraya başladıktan sonra kurum değiştirerek Samsun Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’ne geçti. Buranın araştırma imkanları elbette çok daha genişti. Tezi Karadeniz bölgesinde yürüteceğinden 19 Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü’nün seçkin hocalarından Prof. Dr. Celal Tuncer bizi kırmayıp Kibar’ın ikinci danışmanlığını üstlendi. Onun da desteğiyle Kibar, uygulamaya yönelik, yepyeni konseptler içeren güzel bir tez hazırladı. Bu tezden  6 yayın çıktı. 

Bu yayınlar benim Profesörlük dosyamda önemli bir yer kapladı. 

         Kibar doktorası bittikten sonra da bizi bırakmadı. 

Her bayram, her kandil aradı. Vefasında samimi ve devamlı idi. 

          Daha sonra çalıştığı enstitünün müdürü oldu. 

Eminim Tevfik Turanlı gibi o da yapıcı kişiliği ile kurumunda işlerin daha insani ve daha verimli yürümesinde büyük pay sahibidir. 

         Her iki öğrencimin başarıları benim gurur kaynağım olmuştur. Alçakgönüllülüğü ve dostane ilişkileri elden bırakmadan kendi yollarında ilerlemişlerdir. 

        Allah sıkıntının büyüğünü sevdiği kullarına verirmiş. Kibar da bunca güzel şey arasında büyük bir acı yaşadı. Gözbebekleri oğullarını denizde kaybettiler. 

Allah’tan dileyelim ki bu yürek acısının hiç olmazsa yangısını onlardan alsın. Yerini yaşama sevinciyle doldursun. Doldursun ki dünyada zaten az olan güzel insan sayısı biraz daha azalmasın. Hayatın içinde olsun ve herşeye rağmen mutlu yaşasınlar…

BİLLURİ

Meryem UYSAL

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.