Mut İlçemiz

HAÇKA YAYLASINDA YAŞAM BAŞKA OLUR

HAÇKA YAYLASINDA YAŞAM BAŞKA OLUR
Celal Necati ÜÇYILDIZ
Celal Necati ÜÇYILDIZ( celalnecatiucyildiz@hotmail.com )
KİRMEN
23 Ekim 2020 - 20:24

TAŞELİ yöresinde; Torosların orta yerinde Gavlak Dağı vardır. Onun çevresinde Haçka Alanı  ve diğer tanımı ile Haçka Yaylası. Bir zamanlar adı geçen Sultani Bozkır’ın yurtlarından birisidir. Göksu vadisinde yer alan Kara Hacılı, Sabak, Keben ve Gündüzler köylerin de yer alan Yörükler gelip , bir köşede yurt tutmuşlar. Yurdun başında birer çardak. Ağıllar yer almış. Yaz ayları gelince gelmişler , davarlarını gütmüşler, bir ucu Uzuncaburç, Mara, Çaltı Bozkır, diğer ucu Mut’un Sason kanyonu. Çatak, Karacaoğlan, Sarı Kavak köyleri arasında davarlarını gütmüşler.

Şimdilerde sürüler yok.  Bahar gelince geliyorlar, Yüğlük Dağlarından poyraz esmeye başlayınca, sahildeki evlerine göçüyorlar. Elma, üzüm bağları, ceviz ağaçları dikilmiş, tek tük kuyular var. Ama çeşmelerden sularını doldurup götürüyorlar. Haçka , Tol, Hal Dede  Çeşmesi ve Gelin Kuyusu,Şaban Kuyusu  , bazı yurtlarda çıkarılan kuyular. Deynekçiler, su arama cihazlarının biri geliyor, biri gidiyor. Umut ya çıkarsa; o zaman Avar ekilecek. Domates, biber, fasulye.. armut, elma, ceviz daha verimli olacak.

Şimdilerde Gündüzler Mahallesi (Köyü) kapı numaraları ile evler sıralanmaya başlamış. Tapu kayıtları Seyranlık, Sabak,  Yeni Su  fark etmiyor. Ama Gündüzler köyü çıkışında Toprak yol başlıyor. Her yurdun yanından bir yol geçiyor. Haçka düz bir alan gibi, onun için Haçka Alanı diyorlar. Yamaç olan yerlere bağlar ekmişler. Sonra elma, armut, ceviz yer alıyor. İlle de suya ihtiyaçları var.

İki gün boyunca; Yaşar Ahrazoğlu, Sibel- Abidin Yılmaz ın konuğu olduk. Bize Kevser Yel rehberlik etti. 44 yaşında 7 çocuğu var.en büyüğü askerde, babadan, deden kalma yurtta davar evinde yaşıyor. Üzüm bağları, elma bahçeleri, ayva ve ceviz dikiyor… traktörü, Reno aracı ile oradan , oraya koşturuyor.

Onun rehberliğinde ; tarihi dev bir ağaç ; Delikli Ardıç ( Yağ Ardıcı) ziyaret ettik. Gelenler , gidenler uğruyor, deliğinden geçip, dilek diliyorlar. Kadınlar, kızlar, davarı yitenler, medet umuyorlar. Haçka Çeşmesi orta yerde, elektrik 2013 yılında Mersin Milletvekili Prof. Dr. Zafer Üskül ‘ün aracılılığı ile getirilmiş, hayır dua ediyorlar. Şebeke ulaşmayan evler ise Güneş Panelleri kurmuşlar. Aydınlatma, çamaşır bulaşık makineleri  bile bu enerji ile çalışıyor. Şimdilerde bir el bekliyorlar. Haçka belinde çıkarılan sudan, ya da Aksuvat suyundan su bekliyorlar. İşte o zaman Haçka Alanı daha anlam bulacak. Ardıçlar arasında, Katran Ağaçları arasında meyveler, domates, biber, lahana , salatalıklar yetişecek .

Taşlı , tozu yollardan hoplaya, zıplaya , Gelin Kuyusu, Hal  Dede Çeşmesi, Şaban Kuyusuna gidiyoruz. Yollarda üzüm bağlarından üzüm , elma, ayva koparıyoruz. Tahtacı mahallesinde Yaşar Kırbaş ‘a uğruyoruz. Öğleye kadar çalışmış, çadırının önünde dinleniyor.Tahtacı Yaşamı  ile ilgili söyleşi yapıyoruz. Buralarda çalışırken, bu tarlaları satın almışlar.

“ buraları yurt tuttuk.” Diyor.  Komşuları arazilerine ev yaptırmaya başlamış. O da yaptırmaya hazırlanıyor..  yöre üzümlerinden hazırlanan siyah şarabından tadıyoruz. Haçka Üzümleri, hem sofralık, hem de şaraplık üzümler. Selefkiya Şarap Fabrikası beyaz üzümleri almaya başlamış. Başka şarap üreticileri de gelip , gidiyor. Daha Pazar kurulamamış. Bir zamanlar Tekel rakı fabrikaları için kuru üzüm alırken, en fazla ürün Gündüzler, Sabak, Haçka ‘dan gidermiş.

Hakça ‘nın aşağısında Tol Alanı var. Oraya gidiyoruz. Tol Köprüsünden kalan kemerler hala ayakta, hemen yolun altında Tol Çeşmesi, sular coşku ile akıyor. Çeşmenin önünde Mustafa Soğancı nın bahçesi var. Turizmci oğlu Muhammet  bize kahve ikram etti.  Bir de bakıyoruz, Mersin Büyük şehir aracı çeşmeden su içiyorlar. Tahsin Çelik arkadaşı görüyoruz. Muhtar ile görüşmeye gidiyorlar. DSİ, Sulama Birlikleri Yeni Su ya sulama suyu götürmeye çalışıyorlar. Su Haçka dan çıkıyor, ama projeye Haçka Alanı, Tol Alanı dahil edilmemiş. Dedik ya ; Haçka Ovası su bekliyor, DSİ, Mersin Büyük Şehir ; kim katkı sunarsa, derman olursa, hayır dua edecekler. Tabi   ki tozlu yollar bakıma ihtiyaç var. Silifke Belediyesinden hizmet bekliyorlar. Ona da hayır dua edecekler. Delikli Ardıç ı ziyaret edenler , su ve yol için dua etmeye başlamışlar bile.

Şahan Kuyusuna ardıç, katran koruluklarının arasında tozlu, taşlı yollardan gidiyoruz.  Kayalıkların arasında iki kuyu, başında bir kova, su çekiyoruz, buz gibi içiyoruz. Yanında lastik çizmeden yapılma bir de tuluk koymuşlar. İsteyen kova, isteyen tuluk. Önünde su teknesi. Önceleri davarlar sulanmış. Şimdilerde gelen , geçen bir kova su çekip içiyorlar.

Gündüzleri bahar havası, akşam olunca Yüğlük Dağlarından esen rüzgar, artık üşütmeye başlamış. İşini bitiren, ya da çocukları olanlar, yükünü saran sahilde ki evlerine göç ediyorlar. Traktörler çift sürüyor. Nohut, buğday ekiyorlar. Eski den davar varken, gübreye ihtiyaç yokmuş. Şimdilerde suni gübre atıyorlar. 

Akşam Gökyüzü burada daha güzel oluyor. 1400- 1500 rakımında yıldızlar daha yakın elle de tutulacak gibi. Evler arası 500 metre ile 1000 metre arasında değişiyor. . Bu Corona günlerinde  sosyal mesafe kendiliğinden sağlanmış. Aşağıdan Göksu vadisinden gelen rüzgar, Yüğlük dağlarından esen rüzgar. Katran, ardıç kokuları; buraları yaşanılacak yer yapmış. Artık oradan, buradan arazi alanlar, ev yaptıranlar başlamış. Arda Sitesi(Beş Evler ) , emekli olan, buraları sevenler aldıkları beş- on dönüm arazi başlarına birer ev yaptırıp sağlıkla oturmaya devam ediyorlar.

Evlerinde konuk olduğumuz Sibel- Abidin Yılmaz çifti, Sivas tan, Almanya, Ankara, Susanoğlu derken buraları yurt edinmişler. Birikimlerini buralara yatırıyorlar. Ev yapmışlar, birileri yakmış. Yeniden yaptırmışlar. Ceviz fidanı dikmişler, bu yıl ürün vermeye başlamış. Asmalar dikilmiş. Suları yok, tanker ile su getiriyorlar. Elektrik güneş ten. 14.000 liralık bir GES ile çamaşır bulaşık makineleri çalıyor. Ev aydınlanıyor. 7/24 elektrik çalışıyor. Burada kış, yaz oturuyorlar. Kevser, Bayram ile kardeş gibi olmuşlar. Bir birlerine sırtlarını dayamışlar. Üretmeye devam ediyorlar. Her şey den öteye sağlıklı yaşam devam ediyor.

İlk gün evinde konuk olduğumuz Ustamız Ahmet Ahrazoğlu’ nun kardeşi Yaşar Ahrazoğlu , bağına , bahçesine bakıyor. İnşaat işleri yapıyor. Biz evlerine konuk olduğumuzda, akşam 21.00 e kadar tarlada ekin ekmeye devam ediyordu. Evinin yanında komşuya bir ev yapıyor. Ağabeyi Ahmet Usta’yı yardıma çağırmış. Göç zamanı geliyor. Çocuklar okula gidiyor, yaşlı anneleri  Hamide Durdu  Teyze artık üşümeye başlamış, sahil istiyor. Ahmet Usta bizi aracına aldı, bir zamanlar çocukluğunun geçtiği Haçka yaylasına götürdü. Heyelan nedeni ile Silifke – Mut yolu kapalı olunca; kestirme yollardan gittik. Gökbelen-İmambekirli,Kargıcak, Nasrullh, Gündüzler yaklaşık 50 km. yol ile ulaştık.

İki gün kardeşine yardım etti. Bizler de eşim Nuran Üçyıldız ile birlikte gezdik. Böylelikle Gavlak Dağı çevresin de yer alan Haçka Yaylasını da görmüş olduk. Yeni yurt tutacaklara gönül rahatlığı ile önerebiliriz. Gidiniz, 5- 10 dönüm yer alın, doğa ile baş başa sağlıklı yaşama devam edin.

Çarşamba günü saat 17.00 de Haçka yaylasından ayrıldık. Bu kez dönüşte Kepez, Sabak, Değirmen dere , Karahacılı  dan Çamdüzü’ne ulaştık. Gün bitiminde 18.30 da kapılar açılıyor. Sabah 06.00 da kapanıyor. Göksu vadisi, Mut’tan gelen araçlar kontrollü olarak heyelan bölgesinden geçiyorlar. Geçerken baktık, Çamdüzü tünelinin bittiği yer altında Göksu nehri üzerine Viyadük ayakları dikilmeye başlamış. Tünelin ucunda ışık görünmeye başlamış. Dileriz bir an önce biter. Silifke- Mut yolu trafiği rahatlar.

İki günlük bir Haçka gezisi sonrasında Gökbelen deki evimize geldik. Gökbelen den gördüğümüz Gavlak dağını artık görmüş olduk. Hayal ettiğimiz Haçka Yaylasında iki gün kaldık. Havasını, suyunu tattık. Dostlar ile bir araya geldik. Doğa güzellikleri içinde yer alan Haçka’ya bir el uzanır yolları yapılır, suları akar… işte o zaman Haçka Yaylası Yaşanılacak bir yer olur. 

O doğal parkurlarda doğa gezginleri yürüyüşlerini yaparlar. Delikli Ardıç’ı ziyaret edip, Haçka Çeşmesinden, Tol Çeşmesinden su içerler. Ya da Gündüzler Köyünde Koç Başlı Kız Kulesini,  ören yerini gezerler.

“ Not :

GÜNDÜZLER KÖYÜ

Köy yaklaşık 150 yıl önce kurulmuştur. Köyün yukarısında bir yere Yörükler gelip yerleşmişler. Bir gün devenin biri kaybolur. Aşağıda kapız ağzında şimdiki köyün altında kuytu bir yere çökmüş olarak bulurlar. Sabah güneş doğup, sıcaklık vurunca;

“ burası sıcak, güneşli, gündüzlü bir yer “  derler ve yukarından 4-5 km. aşağıya göçerler. Önce Nasrullah köyünün sınırları içinde iken Gündüzler adı altında köyleri oluşur. Köy de yakın zamana kadar 18 hanenin dolduğu, daha sonra gelenlerle, özellikle yaz aylarında buranın bir merkez köy olarak Pazar kurulduğu,   çok kalabalık olduğu rivayet olunur.

Köyün 4-5 km. yukarısında Koç Başlı( Kız Kulesi)  bir kale bulunmakta. Orada halen ayakta bir gözetleme kulesi, kaya mezarları ve kayanın üzerinde bir kadın heykeli bulunmaktadır.

Köye bağlı Haçka Yayası yer alır. Karahacılı köylülerinin  arazileri yer alır.

Kaynak kişi: Nevzat Gültekin, 1952 doğ. Halen Gündüzler köyünde Bakkallık yapıyor. “

© Mutilcemiz.Net 2020 Sitede bulunan tüm paylaşımların hakları saklıdır, izinsiz ve direkt bağlantı gösterilmeden kullanılamaz. Muthaberleri.Com