DOLAR
44,8475
EURO
53,0170
ALTIN
7.021,24
BIST
14.543,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
27°C
Mersin
27°C
Az Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
26°C
Cumartesi Yağmurlu
19°C
Pazar Yağmurlu
20°C
Pazartesi Yağmurlu
20°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

    İKİ ANLATI

    Kolonya

    Eyüp Sabri Tuncer kolonyalarının ilk yıllardaki satışı iyi gitmez, hatta batma noktasına gelir. Sahibi yardım istemek için Vehbi Koç’un yanına gider. Konuğuna kahve söyler Vehbi Koç. Kahvesinden bir yudum alarak Eyüp Sabri Tuncer’e çevirir yüzünü:
    “Sana maddi yardım yapamam. Ama şöyle bir katkı sunabilirim. (Bu arada da masasındaki kolonya şişesinden konuğuna kolonya sunar. Kolonya da Sabri Tuncer Kolonyasıdır) Görüyorsun kapağın deliği çok küçük, sallıyorum sallıyorum, gramla akıyor! Böyle olursa bir yılda bir şişe ancak alır bir insan. Deliğini büyülteceksin ki tüketim çoğalacak, sen de kazanacaksın.”
    Böyle yapar ki batmaktan kurtulur Eyüp Sabri Tuncer.

    Hiç

    Neyzen Tevfik, Bursa Valiliğinin önünde arzuhalcilik yapmaktadır. O günlerde de Damat Ferit Paşa Bursa’ya gelir. Valiliğe girerken bir bakar ki gömleğinin bir kolunun yarısı yok, pantolonu bin bir yamalıklı, ayakları terlikli birisi arzuhalcilik yapmakta, bir köylüye dilekçe yazmaktadır. Paşanın ilgisini çeker bu arzuhalci.
    Dilekçesini yazdıran köylü de, elinde dilekçeyle Valiliğe çıkmaktadır.
    Dilekçeyi bir okur paşa, anlatım öyle güçlü ki, böyle görünüşlü bir adamın böyle bir dilekçe yazabileceğine olanak veremez.
    Arkasından iki kişiye daha dilekçe yazar Neyzen Tevfik. Hepsi ayrı makamlara, konuları farklı.
    O dilekçeleri de okur paşa. Sözler, tümceler yine çok güzel. Döner gelir Neyzen’in yanına.
    “Yazdığın dilekçeleri çok beğendim, anlatımın çok güzel. Ben Damat Ferit Paşa’yım, seni Valiliğe kâtip olarak aldırtacağım.”
    “Sonra?”
    “Çok yeteneklisin, başkâtip olursun.”
    “Sonra?”
    “Saraya aldırırım seni.”
    “Sonra?”
    “Sarayın başkâtibi olursun.”
    “Sonra?”
    “Benim yerime sadrazam olursun.”
    “Sonra?”
    “Sonrası var mı? Daha ne olsun! Sonrası hiç.”
    “Ben zaten bin hiç’im, hiç olmak için bu kadar çabalamaya ne gerek varki!?”

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.