Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
21°C
Mersin
21°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
22°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
18°C
Pazar Hafif Yağmurlu
17°C
Pazartesi Yağmurlu
15°C

İPEK SABAHLIK

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş. Cumhuriyet’in solu öteki kabul etmesi. Osmanlı ruhunun hiç eksilmeden yürümesi. Kurulan laik Cumhuriyet değerleri bir bir gitmiş. Adım adım şeriata giden düzen gelmiş.
İşgal güçleri her bir köşeyi işgal ediyor. İstanbul’da HALİDE EDİP ADIVAR, kurtuluş heyecanı veren bir mitingde yüz binler bir araya geliyor. Anadolu ateşi tutuşuyor. Zorlu mücadele, türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar. Osmanlı şeriat düzeni yerine Cumhuriyet geliyor.
İşte roman kahramanı Suat Derviş‘in 1905’te başlayan ve 1972’de sona eren yaşamı bir roman olarak karşımızda, önce eşitim okudu, sonra ben okudum. Gelinim, kızım Nesrin Acar Üçyıldız’ın kitaplığından beğenilerek alınan bir kitap; bir solukta okumak. Onun yaşam mücadelesi, köşklerden tek odalı evlere giden yoksulluk öyküsü. Ardında bıraktığı yapıtlar.
En iyi çağdaş eğitim almış bir kız, bir kadın. Piyano eğitimi, şan eğitimi. 16 yaşında Nazım Hikmet aracılığı ile İKDAM’da ilk şiiri yayınlanır. Bir bakarsınız ozan olur, yazar olur. Ama gittiği yolunda hep ötekilerle birlikte olmuş. Geldiği saray düzeni yerine halkın yaşamına dokunmuş. Üç koca eskimiş. Son eşi ile kafaları iyi uymuş, ama dönemin yönetim anlayışı onları öteki görmüş. Düşüncelerinden dolayı yaşamı ceza evlerinde geçmiş.
Almanya, Fransa, Rusya’da tanınan bir yazar, ama sol sosyalist bir düşünce kadını. Zor günler, zor yıllar. Kurtuluş Savaşı yılları, Cumhuriyet dönemi, Atatürk dönemi, İnönü, Celal Bayar dönemi, 27 Mayıs Devrimi, 12 Mart’a gelen süreç içinde Türkiye tarihi. Roman bir tarihi bize anlatıyor.
Edebiyatçılar bir araya geliyor. Edebiyat dergilerinde ilmik ilmik Türk yazını ortaya çıkıyor. Ama hepsi halkın sorunlarına bakıyor. Derin devlet, yani Osmanlı uzantıları her zaman egemen. Onları yaşatmıyorlar. Nazım Hikmet, Sebahattin Ali, Mustafa Suphi, Serteller ve Reşat Fuat, Mehmet Rauf, Suat Dervişler. Ceza evleri, ölümler.
Romanı okuyunca anladım ki, gerici, şeriat yanlıları pusuya yatmışlar. Zamanı gelince köşe başlarında derin devlet içinde emperyalist uşakları, ilerici Cumhuriyet yanlısı aydın, yazar, siyasetçi kim varsa saf dışı etmişler.
Sol, sosyalist düşünce komünizm ile mücadele kapsamında hep cıs olmuş. Kitaplar toplatılmış. Gazeteler kapanmış. Yazarı çizeri aydını ya sürgün edilmiş, ya kaçmış, ya da yolda öldürülmüş.
Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Ümit Kaftancıoğlu, Fakir Baykurt, Dursun Akçam ve yüzler, binler hep mücadele içinde okuyucusuna ulaşmış. Ama hep bedel ödemiş. Ama Çetin Altan gibi dönme dolaplar ise, her dönemde ayakta kalmışlar. Doğu Perinçek gibi siyasetçiler, yoldaşlarını içeri tıktırmışlar.
Roman içinde Suat Derviş’in 67 yıllık yaşam sürecine sığan olaylar. Osmanlı yıkılıyor, Cumhuriyet dönemi, 1., 2. Dünya Savaşı. 1. Dünya Savaşı sonrası parçalanan Osmanlı Devleti, 2. Dünya Savaşı’nda savaşa girmeyen bir Cumhuriyet devleti. Cumhuriyet kazanımları. Köy Enstitüleri, aydınlanma dönemi. Egemen siyasi kadrolara sızan gerici, işbirlikçi yöneticiler. İngiliz, Alman, Fransız yerine Amerika işbirlikçileri.
1960’lı yıllarda ortaya çıkan siyasi kadrolar, işçiler, sendika hakları. Toplumsal mücadele yollarında adım adım ilerleme. 12 Mart’ta sola inen balyoz darbesi.
Siyasi analizi yapmak istersek, Cumhuriyet her dönem kendi iç dinamikleri olan solu, sosyalist düşünceyi hiç sevmemişler. Onları öteki görüp, hep tepelerine balyozu vurmuşlar. Yaptıkları anayasayı tanımayanlar. Bir zamanlar bu anayasalara bol diyenler vardı. Şimdi değişsin diyorlar.
Suat Derviş’i çok sevdim. Ötekileri çok güzel anlatmış. Mücadele dolu yaşamı. Saray, köşk kızı. İki odalı evler, okumak, yazmak. Sonra gözleri görmez olmuş. Sefalet içinde ölmek. Ama üstünde anasının verdiği İPEK SABAHLIK onunla birlikte toprağa verilmiş.
Cumhuriyet neden sallanıyor diye merak edenler. İPEK SABAHLIK romanını bir okusunlar. Suat Derviş ve tüm emekçileri, aydınları, düşünen insanları saygı ile anıyorum. Aydınlık içinde olsunlar. Selam olsun satılmadan yazabilen yazar, aydınlara, gazetecilere…
İnanın bir şeyler olacak.
ÖTEKİLER BİR ARAYA GELECEK.
CUMHURİYET KAZANIMLARI İLE DONANMIŞ YENİ BİR DÜNYA DOĞACAK.
ADINI İNSANCA HAKÇA BİR DÜZEN KOYACAĞIZ.
BOLCA ÜRETİM, HAKÇA TÜKETİM.
(*) İPEK SABAHLIK
BİR SUAT DERVİŞ ROMANI
OSMAN BALCIGİL.
DESTEK YAYINLARI. www.destekdukkan.com NİŞANTAŞI – İSTANUBUL
Suat Derviş (Saadet Baraner)
1905’te İstanbul’da doğdu. 23 Temmuz 1972’de İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Saadet Baraner. Tıp profesörlerinden İsmail Derviş Bey’in kızı. Yazar Reşat Fuat Baraner’in eşi.
Özel eğitim gördü. Bir süre Almanya’da Berlin Konservatuvarı ve Edebiyat Fakültesi’nde okudu. 1932’de Türkiye’ye döndükten sonra Son Posta, Vatan, Cumhuriyet, Gece Postası gibi gazetelerde röpotajları ve romanları yayınlandı.
Reşat Fuat Baraner ile birlikte Türkiye’de toplumsal gerçekçi akımın ilk yayın organlarından sayılan “Yeni Edebiyat Dergisi’ni 15 Ekim 1940 -15 Kasım 1941 arasında yayınladı. Bu dergide kısa öyküler, fıkra ve eleştiriler yazdı. 1944 tutuklamaları sırasında eşi Reşat Fuat Baraner’i sakladığı ve yasadışı Türkiye Komünist Partisi’ne katıldığı gerekçesiyle yargılandı, bir yıl hapse mahkum oldu. Paris’e gitti. 1953-1963 yılları arasında Fransa’da kaldı. 1963’te Türkiye’ye döndükten sonra romanlarının yazımı ve yayınıyla uğraştı, Devrimci Kadınlar Birliği’nin kuruluşunda görev aldı.
Edebiyata şiirle girdi. Gerçekçi ve toplumsal edebiyatın yerleşip gelişmesine öncülük eden yazarlardan biri olarak ünlendi.
YAPITLARI – Roman: Kara Kitap (1921), Ne Bir Ses Ne Bir Nefes (1923), Hiçbiri (1923), Ahmed Ferdi (1923), Behire’nin Talibleri (1923), Fatma’nın Günahı (1924), Ben mi (1924), Buhran Gecesi (1924), Gönül Gibi (1928), Emine (1931), Hiç (1939), Çılgın Gibi (1934), Fosforlu Cevriye (1968), Ankara Mahpusu (1968, ilk olarak 1957’de Paris’te Fransızca).
İPEK SABAHLIK
BİR SUAT DERVİŞ ROMANI (*)
Celal Necati ÜÇYILDIZ
KİRMEN
Yazarın Diğer Yazıları