DOLAR
8,5131
EURO
10,0312
ALTIN
479,99
BIST
1.418
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Gök Gürültülü
27°C
Mersin
27°C
Gök Gürültülü
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
Cumartesi Az Bulutlu
32°C
Pazar Az Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C

Nihat MUSTUL

YAZARIN KALEMİNDEN

MUT KAYISI MÜZESİ

17.02.2021
0
A+
A-

Mut kültürü için iki büyük öneriyi yıllardır hep yazdık, seslendirdik durduk. Ama somut bir adım atabildik mi? Atamadık. Neydi bu öneriler?
Birincisi Mut Kültür Müzesi.
Bunun için Ziraat Odası Salonunda bir toplantı düzenledik Mut Çıtlık Dergisi olarak. Kaymakamlıkta da bir toplantı yapıldı. Yetkili herkesle görüştüm bu konuyu, yazdım, çizdim. Ama bu büyük kültür işini yeterince kimse önemsemedi, verilen sözler yerine getirilmedi. Ölüme terkedildi Mut kültür varlıkları. On üç yıl sonra elde var sıfır!
Koskoca Mut’ta, her yönüyle hızla büyüyen Mut’ta bir kültür müzesi yok!
Kendimizin yok oluşu bu…
İkincisi su değirmeni.
Su değirmeni önemli bir kültürümüz. Nice köylerde, Mut’un içinde bile altı yedi tane vardı, böyle söylüyor eskiler, hepsi bir bir kapandı. Bir tek Kıravga’da kaldı şimdi.
Bunlardan birisi de “Kale Değirmeni” adıyla Kalepınarı’nın altındaymış. Bunu da yazdım çizdim hep, Belediye Başkanlarıyla görüştüm, “Simgesel de olsa Kalepınarı’nın altına bir su değirmeni yapalım, bu kültür kaybolup gitmesin, hata kimisine ‘Kültür canakıyanı (katili) olmayalım’ dedim.”
Bu önerim de önemsenmedi hiç.
İşte şimdi, olmayacağını bilir gibiyim ama, Mut için bir önemli öneri daha:
Mut Kayısı Müzesi. Kayısı Gen Bankası gibi bir şey.
Kayısıyla ilgili bütün yetkililere öneriyorum bunu da. Ziraat Odasına, İlçe Tarım Müdürlüğüne, Sanayi Odasına, Belediyeye, Kaymakamlığa…
Mademki bizim birinci gelirimiz kayısı, dağ taş kayısı bahçesi, bayramını bile yapıyoruz, neden bir Kayısı Müzemiz yok o zaman!? Neden?
Benim çocukluğumda çeşit çeşit ne güzel harap kayısılar vardı, sonra şekerpare, sonra tokalıoğlu, sonra acı ve tatlı gilik Karacabey, sonra septik…
Tabi arkasından hızla, sayısına ve adına bile yetişemediğimiz yeni türler.
İşte bu yeni türlerin gelişmesiyle eski türlerin yok olmasını yaşıyoruz şu anda. Bu da tarım adına, kayısı kültürü adına çok acı bir şey.
Belki de bir iki yıl sonra yerli tokalı, septik diye bir kayısı kalmayacak Mut’ta. Tatlı gilik Karacabey kalmadı bile belki.
Ya yarın bu kayısılar dillenir de, “En büyük gelir kaynağınız biziz, bizim için bayram bile yapıyorsunuz, bizim kültürümüzü bile korumadan yoksunsunuz!” derlerse, nasıl vereceğiz bunun hesabını, nasıl!?
Yapacağımız şu: Dört beş dönümlük bir yere bir bahçe kuracağız. Kapısına Mut Kayısı Müzesi tabelasını asacağız. İçinde gelmiş geçmiş, gelecek ne kadar tür varsa hepsi yer alacak, hiçbir tür kaybolmayacak.
Gelin bu öneriyi bari önemseyin, yabana atmayın!

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.