DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
19°C
Mersin
19°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Hafif Yağmurlu
18°C
Pazar Yağmurlu
17°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Parçalı Bulutlu
18°C

Seval KADIOĞLU

HAYATA VE İNSANA DAİR

    NEZAKETSİZLİĞİN GÜÇ SAYILDIĞI GÜNLERDEN BİLDİRİYORUM…

    Nezaketsizliğin güç sayıldığı zamandan sesleniyorum. Günümüzde nezaketsizlik demek istediğim gibi her şeyi istediğim gibi hallederim demek. Nezaketsizlik demek ben güçlüyüm demek olarak yorumlanıyor maalesef…

    Eskiden böyle miydi? Kız olsun erkek olsun ne kadar nazik, kibar diye övülürdü kişiler. Şimdi nezaketli yetişen kişiler maalesef zorbalar tarafından hedef haline gelmiş durumdalar.

    Nezaketsizlik her yerde!! Her sosyo-ekonomik düzeyde mevcut. Her statüde de mevcut. Günümüzde selam vermenin acizlik selam vermemenin bir güç göstergesi sayıldığı süreçteyiz. İş yerlerinde, sosyal ortamlarda rahatlıkla gözlemleyebilirsiniz. Birisine en temelde birey olduğu için gösterdiğiniz nezaket karşı taraftan acizlik, zayıflık gibi görünüp size güç gösterisinde bulunabiliyor, buna cesaret eden o kadar çok kendini bilmez var ki…

    Peki bu nezaketsiz insanların yetiştirdiği çocuklar nasıl olacak? Evet doğru bildiniz. Birer zorba adayı. Neden okullarda akran zorbalığı arttı hiç düşündünüz mü? Çünkü birçok yetişkin de günlük hayatına baktığımızda hangi statüde olursa olsun zorbalık peşinde olduğunu görüyoruz. Selam vermenin, nezaketli davranmanın acizlik olarak görüldüğü şu dönemde bazı toplumsal sorunları aşabilmemiz çok zor görünüyor.

    Herkese nezaket dersi vermeliyiz.

    Trafiğe çıktığınızda hele de kadınsanız siz trafik kurallarına uysanız bile karşı taraf daattttt diye o kornaya basar ve sizin hata yaptığınızı yolun ona ait olduğunu iddia eder.

    İş hayatında da aynısı aslında. Kadınsanız doğru yaptığınız iş üzerinden dahi sorgulanabilirsiniz ya da bir erkek tarafından yapıldığında üzerinde durulmayacak bir olay, eğer bir kadın yaptıysa “aaa durun bakalım nedir bu” diye üzerinde kafa patlatılabilir. Ben güçlüyüm mesajını verecek ya…

    Toplumumuzun değişik paradoksları mevcut. Nezaketin, iyi huyun önemsendiği, hoşgörü ve merhamet temelinde olan dini inançlarımıza rağmen, küçümseyerek insanlara yüz çeviren, kibirli davranan, selam dahi vermeyen, nezaketten uzak olan biz değil miyiz? Nasıl bir paradoks bu?

    Nezaketli davranmadıkça bizler “nezaketsizlik” virüs gibi yayılacaktır. Güzel şeylere tutunmaya ihtiyacımız var toplum olarak. Her geçen gün yaşanan kötü olayların sayısı artıyor. Bizler merhametli, nezaketli çocuklar yetiştirmeye çalışarak onlara iyi bir rol model olarak bir nebze olsun toplumun dokusunu değiştirmiş olacağız. Toplum dediğimiz kim? Toplumu kim oluşturuyor? Tabi ki biziz. O halde her birimiz çocuklarımızı merhametle, hoşgörüyle, nezaketle yoğurup yetiştirirsek trafikte, okulda, sosyal hayatta, iş hayatında kısacası her yerde görünen manzara değişecektir.

    Bir domino taşı gibi nezaketsizliğin yıkılacağı günlere diyor çocuklarımızı ilmek ilmek güzellikle işleyeceğimiz günlere hızla ulaşmak ümidiyle…

    Psikolog Seval KADIOĞLU

    Yazarın Diğer Yazıları