DOLAR
46,6255
EURO
53,1127
ALTIN
6.130,13
BIST
14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
30°C
Mersin
30°C
Açık
Pazartesi Açık
31°C
Salı Açık
30°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C

Seval KADIOĞLU

HAYATA VE İNSANA DAİR

    KADIN OLMAK…

    Kadın kelimesi cinsiyeti temsil eden bir kavram olsa da aslında birçok anlamı da barındıran bir kavram olduğunu düşünüyorum. Coğrafyamızda kadın demek emek demektir. Kadın demek güç demektir. Kadın demek merhametin temsili demektir. Kadın demek mücadeleci ruh demektir.

    Toplum içerisinde kadınların zayıflığı temsil ettiği güçsüz olduğu algısı empoze edilmeye çalışılsa da tarihe baktığımızda ülke toprakları için büyük mücadeleden çekinmeyen sırtına mermi taşıyan nice Şerife Bacılar, hayatını başarılarla bezemiş nice Türk kadınları mevcut.

    Anadolu’da okuma yazma bilmeyen birçok kadın olsa da kendi çocuklarının eğitim alabilmesi için büyük mücadele verip zorluklara göğüs gören kadınlarımız var.

    Coğrafyamızda üretken kadınlarımız var. Yoktan var eden, azı çoğaltan kadınlarımız. Dokunduğu her şeyi güzelleştirebilecek güce sahip kadınlarımız var. Eşine, çocuğuna, anasına, babasına, kardeşine, akrabasına veya arkadaşına dokunuşuyla hayatı güzelleştirecek kadınlarımız…

    Toplumsal cinsiyet rollerinin sosyal olarak inşa edildiği, ana rahmine düştüğümüzden itibaren empoze edildiği aşikar. Gerek medyanın gerekse toplumun kadınları cinsel bir obje haline getirmesi, güzellik algısını pekiştirip tüketim kültürüne yönlendirmesi için bunu ilmek ilmek gençliğe yedirmeye çalışanlar var. Ticari kaygılar, çarpık düşünce kalıpları uğruna kamusal ya da özel alanda çalışan kadınlarımız eleştiri yağmuruna tutulduğu zamanlarda olmuyor değil hele de hem bir çalışan hem de anneyseniz acımasızca eleştiriler her zaman birileri tarafından yapılmaya hazır ve nazır şeklide bulunur.

    “Modernlik”, “özgürlük” kavramlarının birçokları tarafından çarpıtılmasıyla kadınların da erkeklerin de olmayacak şeyleri yaptığına şahit oluyoruz. Ama bu demek değildir ki hepsini aynı kategoriye koymalıyız.

    Kadınların sadece cinsel bir objeymiş algısının yıkıldığı, olumsuz beden algısına kadar götürebilecek güzellik algısının empoze edilmediği, cinsiyetinden dolayı hayata bir sıfır yenik başlayacak algısının yıkıldığı, tek başına bir kadının ayakları üstünde durabileceğinin zihinlere kazıldığı gün kadınlar daha mutlu olacaklardır.

    Yazarın Diğer Yazıları