DOLAR
8,6385
EURO
10,1451
ALTIN
487,20
BIST
1.419
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
31°C
Mersin
31°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
32°C
Pazar Az Bulutlu
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
32°C
Salı Az Bulutlu
32°C

SİLİFKE TAŞKÖPRÜ VE SU DEĞİRMENİ

Silifke tarihi Taşköprü, M.S. 77-78 yıllarında Kilikya Valisi L. L. Octavius Memor tarafından, Roma İmparatoru Vespasianus ve oğulları Titus ile Domitianus adına yaptırılmıştır.

Taşköprü 19. yy.‘ın sonlarına kadar orijinal şeklini korumuştur. Birçok defa tamir ve tadil edilmiştir. Bilinen en büyük onarım 1875 yılında Silifke Mutasarrıfı Mehmet Ali Paşa tarafından yaptırıldığı köprü ucunda yer alan hitabede yer almaktadır.

Lise yıllarımızda,1972 yılında köprü üstüne tahta iskele üstünden gidip geldik. Akşamları öğrenciler gelip, kitap okurduk. Drina Köprüsü. O köprüyü Silifke Taşköprü’ye benzetirdik. O geçen aşkları Silifke köprüsü üstünde yaşardık. Şiirler okurduk, öyküler anlatırdık. Mut, Gülnar, Anamur’dan okumaya gelen öğrencilerin akşam buluşma yeri olurdu. Gündüzleri ustalar, akşamları bizlerin mekanı oldu. Dar dediler, biraz genişlettiler, taş duvar korkuluklar yıkıldı, demirden korkuluk yapıldı. Düşünmediler ki bu çocuklar poyrazda nasıl geçecekler. İlk kış da bunu gördük.

“Vay be taş korkuluklar ne işe yarıyormuş.“

SİLİFKE’de halk Göksu ırmağının sağında yerleşim yerleri seçmişler. Taş köprüden geçince; karşı yaka derlerdi. Tosmur Aşireti Kale’nin arkasına yerleşince, onlara Karşıyaka’dan Avarlık vermişler. Yıllarca, köprüden geçip, tarlaları ekmişler, bağ, bahçe yapmışlar. Zaman gelmiş, Tosmurlu ile Avarlık arasına Silifke mahalleleri kurulmaya başlamış. Gazi Mahallesi derken, Sarıcalar Köyü kurulmuş. Öyle ya Veli Ağa’nın Çiftliği Sarıcalar köyü oluvermiş. Yıllarca köprünün ötesi mezarlık olmuş. Mezarlar sökülüp sökülüp binalar yapılmış. Lise, İlkokul, Askerlik Şubesi, DSİ ve Cumhuriyet Alanı, Atatürk Tarım Kredi Kooperatifi, her gelen evler yapmışlar, ama Göksu Nehri taşınca sular altında kalmışlar. Tosmurlu, Bucaklı, Cami Kebir, Saray, Say ve Pazar karşı Mahallesine seller hiç uğramamış. Eski köy vardı, sonradan göçmenler gelmiş, her defasında sular basmış.

1960’lı yıllarda köyden kentte göçler başladı. Silifke ile biz de öyle tanıştık. Okulumuzun birisi; Cumhuriyet diğeri ise Sakarya, Gazi Paşa. Sakarya okulu Pazar karşı’dan gelmiş. Uzun yıllar aynı binayı paylaştılar. Bucaklı İlkokulu yanınca bir binayı üç okul paylaştık.
İşte bu okula gitmek için Taşköprü’den geçerdik. Poyrazlı günlerde karşıya geçmek ölüm. Taş korkuluğu kendimize siper yaparak geçerdik. Şapkalı ağabeylerin işi zordu. Elleri ile iyi tutmazlarsa, aşağıda sele kapılır giderdi. Kapıda bekleyen Çolak Müdüre dert anlatmak mümkün değil.
Poyraz olmazsa Taşköprü’den geçmek keyifli olurdu. Köylerden at arabaları, eşekler katırlar ile buğday, arpa seklemleri gelirdi. Merdiven başında yükler indirilir, elleme yapılarak, ya da omuzda o çuvallar değirmene taşınırdı. Bir sesler gelirdi. Su çarkı ve değirmen taşları. Onları dinlerken okula gitmeyi unuturduk.
Bir gün baktık değirmen yıkılmış. Sanırım yazın yıkılmış, yayla dönüşü onu göremedik. İçimizden bir parça sökülmüş gibi oldu. Yüreğimize bir acı çöktü.

Kaymakam demiş ki:
“Bu değirmen yüzünden Silifke’yi sel basıyor. Yıkılsın!“ yıkmışlar.
Onu bilmem ama, Silifke‘yi her zaman sel bastı. Ayakların altını oydular, bir zamanlar tarih kokan, sohbet kokan Göksu lokantası, yanında Çalıklı Doktorun yazıhanesi, hele o Kemal Güder‘in kahvesini sel aldı götürdü. Vallahi şaşırdık, yılın mühendislik olayı; yıkım ekibine gerek kalmadan sular götürdü gitti.

Bir Kaymakam dedi ki :
“Taşköprü – Baraja kadar, Göksu kenarına bent yapalım, kenarına da parklar olsun.“ vallahi deli “ dediler. Tayini çıktı. Ama gitmeden çok delilik yapmıştı. Pazar karşı mahallesine çamlar diktirdi. Cuma günleri kente inen köylüleri angarya çalıştırıp, kaleye yol yaptırdı. Üçüncü projesi olmadı. Sonra duyduk ki, gazeteci Ahmet Nadir Caner’i kızdırmış, bir iki yazı tayini çıkmış.

Ermenek Barajı yapılınca Silifke nefes aldı. 2000 yıllarda baraj kapaklarını açmışlar. Say ağzında su büklümünün doğal yapısını bozmuşlar, bir de baktık ki, Göksu Nehri az kalsın yatak değiştirecekti. Son seli o yıllarda yaşadık.
2014 yıllarına geldiğinde Taşköprü yorulmuş dediler, aman bakıma alınsın. 1989 yıllarında konuşulmaya başlanan üçüncü köprüyü belediye yapmaya karar verdi. Plancılar Taşköprü’nün hemen üstünde bir yeri tespit etti. Taşköprü bakıma alınacaktı.
“Tarihi Su Değirmeni de koyacağız.” Bu güzel bir proje idi. Heyecanlandık. Üçüncü köprü yapıldı. Adını Atatürk Köprüsü koydular. Yapanların emeklerine sağlık. Ama Taşköprü’yü trafiğe kapatıp bir türlü bakıma alamadılar. Tabi bizim hayaller de gitti. Taşköprü’den geçerken dönen su çarklarının sesini duymak başka bir bahara kaldı.

Silifke Kalesi’ne gelen 15-20 milyon ödenek ile restore çalışmaları sona doğru geldi. Ha proje hazır, birkaç milyon ödenek ile Taşköprümüz elden geçirilse, Tarihi Su Değirmeni eklense, hayallerimiz gerçek olur. Köprüden geçip, kaleye ulaşmak. Seyir tepesinden Akdeniz’e bakmak.
Kaleden aşağı baktığımızda; o deli Kaymakam Saffet Bekaroğlu’nun projesini görür gibi oluyoruz. Göksu Nehri barajdan akıyor, bir kıvrım yaparak, aşağılara doğru akıp gidiyor. Nehrin kenarına bir set yapmak kenarına yürüyüş yolları, parklar yapmak. Görünen beton yığınlarının nefes aldığı yeri görmek. Biraz daha ileri giderek, Göksu nehrinde yüzen kayıkları, tekneleri görmek. Zor mu? Hayal kurmak yasak değil ki ?

Kaynak:
1. Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kaynakları.
2. AKDENİZ SANAT DERGİSİ, 2016, CİLT 9, SAYI 19 92
SİLİFKE TAŞ KÖPRÜ’NÜN RÖLÖVE TESPİTLERİ VE TARİHİ DÖNEM ANALİZİ
Evindar YEŞİLBAŞ*
3. NAZAN KUNDAK – YAĞLIBOYA RESİM ÇALIŞMALARI..

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.