DOLAR
45,6152
EURO
53,1254
ALTIN
6.623,10
BIST
13.814,90
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
22°C
Mersin
22°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
24°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
23°C
Pazar Yağmurlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
23°C

BENELUX – PARİS – ALSACE TURU / 1

Ortaokula başladık. Elit tabaka çocuklarına İngilizce bize de Fransızca sınıfları düştü. Yılsonu ikmale kaldık. Çare bulundu. Beyrut Koleji Mezunu Rahmetli Sadık Taşucu amcamız beni yaylada bağ evinde 2 ay derse çalıştırdı. Fransızca dil yapısı, müzik dili ile Fransızca telaffuz, derken sınava girdim.
“Ben dersime çalıştım, ne soracaksanız hazırım.”
Fransızca öğretmenim Kemal Taşkıran:
“Seni kim çalıştırdı?”
“Sadık Taşucu.”
“Tamam çık, sınıfı geçtin.”
İşte Fransızca ile böyle tanış olduk. Paris sokakları, Notre Dame Katedrali, Versay Sarayı ve Fransızca şarkılar ile dersi sevdik. Lise 1’de iken lise son sınıfta öğrencilere kurs verdik. Ama Fransızca öğretmenim Rahmetli İlyas Yalçın:
“Ah keşke, gazetecilik kadar, Fransızca’yı seçseydin, o zaman seni kimse tutamazdı.”
56 yıl boyunca hep Fransa ve Paris’e gitmeyi hayal ettim. Eh bu yıl biriktirdiğimiz eşitim Nuran Üçyıldız ile birlikte Eurolar ile tatil tur firması ile Avrupa’ya yola çıktık. Tur 43 kişi imiş ama Silifke’den kısa bir süre önce yitirdiğimiz Cezeryeci Ali (Silifke Yoğurdu Lokumu) ve eşiti 2 kişi tura gelemedi. Tur rehberimiz Sabriye Hanım sabahları yoklama yaptı. Aliler yok dedi.
Çukurova Hava Limanından 6 Mayıs gecesi saat 03.30’da hareket ettik. Hava alanında siyaset dostumuz Ali Çavuş eşiti Şenol Çavuş ile karşılaştık. Aynı uçakta birbirini tanımayan 41 kişi uçtuk. Uçak 05.00 civarında güneş doğudan gözüktü. 10 bin fitte güneş erken doğuyormuş.
Köln Duesseldorf Havalimanında bizi elinde Türk bayrağı ile rehberimiz Sabriye Manea karşıladı. Kapıda bekleyen kaptan Kadir Yalçın’ın otobüsü ile yola çıktık. İlk durağımız Köln oldu. Orta Çağdan kalma yapıları ile ünlü kentte, Köln Gotik Katedrali, Hochenzollernbrücke Köprüsü, Kaiser gibi yerleri gezdik. Gotik Katedrali bizi büyüledi. Girerken saygı gereği şapkamızı elimize aldık. Kimisi mum yakıyor, kimisi dua ediyor. Kendimizi o inanç duygusunun içinde bulduk. Tanrıya oradan niyaz ettik. Alman, Fransız savaşları sırasında birkaç kez bombalanan demir köprü hala duruyor. Altından Ren nehri akıyor. Tekneler gezi turları yapıyor. Korkuluk kenarlarında kilitli anahtarlar gördük. Sorduk. Sevgililer, sevgileri birbirlerine kitlensin diye bu asma anahtarları takmışlar. Sonra bunu Paris, Lüksemburg’ta da gördük.
Yıllarca savaş içinde olan Fransa, Almanya gün gelince orada var olan Avrupa ülkeleri ile kardeş olmuşlar. Tek devlete doğru adım atmışlar. Şengen anlaşması ile sınırlar kalkmış. Serbest dolaşım. EURO para birimi ile her bir yerde ticaret. Eh bizim pasaport da 5 ülkeyi gezdik. Ancak giriş, çıkış mührü ile ayrıldık. Oysa geçen yıllarda gittiğimiz Balkan turunda özellikle Amerika’nın bölüp parçaladığı Yugoslavya’dan, Arnavutluk’tan kalan 6-7 ülkeden geçtik gittik. Her ülkede pasaport delik deşik oldu.
Amsterdam’a varınca bizi kanallar ve tarihi şatolar karşıladı. Dam meydanı, Kraliyet Sarayı, Central Station ve dar sokaklarında gezdik. Kentler yapılmadan meydanlar yapılmış. Etrafına okul, kültür merkezleri yapılmış. Meydan bütün kentte açılıyor. Oradan buradan akın akın geliyorlar. Biz de Taksim Meydanı var. Ama halk oraya besmele ile giriyor. Hele 1 Mayıs dedin mi, adamların tüyleri kalkıyor. Ama oraya girilmez.”
Hollanda deyince; yel değirmenleri, inekler, süt, peynir. İşte bizler ikinci gün sabahı masalsı köy, su kanalları etrafında tarihi köyler. Yollardan yarı üşüyerek geçiyoruz. Her taraf yemyeşil, otlar diz boyu. Bir yandan biçiyorlar bir yandan büyümeye devam ediyor. Yörede üretim devam ediyor. Yel değirmenleri çalışıyor. Un öğütüyor. Hayvanlara yem üretiyor. Yel değirmenleri yanında süt, peynir atölyeleri, yörede üretilen peynirin her çeşidi burada, yöresel giysiler içinde üretici kadınlar size gülümsüyor. Kanallar içinde tekneler geziyor. İçinde gezenler size el sallıyor. Bir tekne yapmışlar içine bir inek bindirip yürütmüşler. Onların geçeceği oval köprüler. Evler, sokaklar arasında köprüler ile ulaşılıyor. Dedik ya sınır, çit, tel örgü yok. Kanallar doğal sınır.
Bizde eve dam deriz ya, burada her kente verilen ismin ardında bir dam var. Velandam’a (Gülendam) varıyoruz. Su birikintisi, gölet, baraj kenarlarında yerleşim yerlerine verilen bir isim. Biz de sandık damlardan kurulu köyler. Yerleşim yerleri.
Zaan Nehri kıyısında Zaandam ve Zaan Schans’da işte böyle bir yer. Sizi büyülüyor. Durgun akan sular. Koyu bir renk. Yeşil, kahverengi. Köyler içinde elektrikli araçlar. Motorlu taşıt girmiyor. Aman gürültü yağmasın. İnekler rahatsız olmasın.
Her yerde rüzgar gülleri dönüyor. Bütün damların başında güneş panelleri. Sokaklarda, caddelerde elektrik direkleri yok. Bütün şebeke yer altında. Eh Hollanda deyince deniz yüzeyi altında bir ülke.
Peynir, yörede üretilen şaraplar raflarda dizilmiş, evlerde giyilen tahta takunyalar. Renk renk işlenmiş. Peynir tadımları, alınan peynirler, şaraplar. Altın gibi sarı peynirler. İnek, keçi ayrı ayrı…
Hem kuzey, hem daha batıda olmak. Güneş 21, 22’ye doğru kayboluyor. O bölgeden, o bölgeye gidiş. Konaklama yerlerine ancak 22.00’de ulaşıyoruz. Burada ülkemiz gibi yemek kültürü yok. Balık, et var. Ama bol salata yerine ayran, şarap yerini alıyor.
Akşam konaklamaya geldiğimizde, halam oğlu kirvem Datlı Veli’nin oğlu Kemal Er, eşiti ve oğlu ile bizi bekler bulduk. Onlarla sohbet etmek, uzun yıllar sonra burada görüşmek güzeldi. Bize ve onlara mutluluk, sevinç verdi.

KİRMEN

Celal Necati ÜÇYILDIZ

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.