DOLAR
45,4172
EURO
53,2452
ALTIN
6.859,20
BIST
14.687,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
23°C
Mersin
23°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
23°C
Cuma Hafif Yağmurlu
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
23°C
Pazar Hafif Yağmurlu
23°C

HAYALİN KADAR VARSIN

HAYALİN KADAR VARSIN
A+
A-

Hayali ve hikayesi olmalı insanın; hayalin kadar varsın, hayalin kadar güçlü, hayalin  kadar büyüksün.

Hayalperest değil elbet; “hayalci olmak” ayrı, “hayali olmak” ayrı…

Hikayenle, hayalinin arayüzü bulunduğun andır. Hayalin muhteşemse hikayende muhteşemdir. Hayalin; düşlerin, projelerin ve ideallerindir. Hikayen ise, gerçekleşen hayallerin, geride bıraktıklarındır. Hikayen ve hayalin; heyecan veriyor,  kendine ve çevrene moral ve motivasyon kazandırıyorsa anlamlıdır.

“Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır” denildiği gibi,  hikayemiz de; daha büyük hayallerin ve işlerin enerji kaynağıdır.

Hayal; umudu taze tutar, yaşama sevinci kazandırır. Hayalin, heyecanın ve umudun bittiği an; öldüğün andır. Şunu yapmazsam, bunu görmezsem, “gözüm açık gider” sözü, hayallerin sınırsız olduğunun açık bir ifadesidir.

Her insanın küçük veya büyük hayali, bir de başarı hikayesi vardır. Kalite tesadüf olmadığı gibi, başarı da tesadüf değildir. Tesadüfse, o başarı onun değildir.

Bu durumda büyük yazar, şair, sanatçı ve devlet adamlarının, büyük hayalleri ve geniş kitleleri etkileyen, heyacanlandıran veya hüzünlendiren derin hikayeleri olması eşyanın tabiatı gereğidir. Bunun, devlet hayatımızda, zengin tarih ve kültür dünyamızda sayısız örnekleri mevcuttur.

“Ne efsunkâr imişsin âh ey didâr-ı hürriyet,
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretden.”

mısralarıyla andığımız, Vatan ve Hürriyet Şairi Namık Kemal’in, heyecan ve hayal dünyasının gerisinde; sürgün, zindan ve çile dolu bir  hayat hikayesi bıraktığı ve o hazin hikayeden beslenen nice büyük eserlere imza attığı bilinen bir gerçektir.

57 yıllık ömrüne 11 savaş, 24 madalya, 7 nişan, 13 kitap, 1 ülke sığdıran ve “Benim yaradılışımdaki yegane fevkeladelik Türk olarak dünyaya gelmemdir.” diyen Mustafa KEMAL’ in  gençlik yıllarından itibaren hayalinde Türk Dünyası ve arkasında muhteşem bir başarı hikayesi olmasaydı,  Türkiye Cumhuriyeti devletini kurabilir miydi? Türk milletinin ATATÜRK soyadını layık gördüğü o büyük lider, hasta haliyle yollara düşmüş ve ülkeyi sıkıntıya sokmamak için, gerekirse Cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılıp, savaşmayı göze alarak Hatay’ı T.C. sınırlarına dahil etmiştir. Ne yazık ki, Musul sorununu çözmeye ömrü vefa etmemiştir

Atatürk’ün vefatından sonra, 2. Dünya savaşı  yıllarında,  Sovyetler Birliği sınırları içindeki soydaşlarımıza uygulanan baskı, sürgün, zulüm ve işkence had sayfaya ulaşmış; ülkemiz de benzer baskılardan nasibini almıştır. Türk kimliğini ve Türk Dünyasının meselelerini öne çıkaran aydınlar,  ırkçılıkla suçlanarak takibe alınmış; Zeki Velidi Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş ve bir çok arkadaşı tutuklanarak cezaevine konulmuştur. Türkçülük akımının ilk kıvılcımları olan bu hareket,  sonraki yıllarda Alparslan Türkeş tarafından siyasi arenaya taşınmış ve Türkçülük ve Türk Dünyasının meseleleri yüksek sesle dile getirilmiştir. Türk Birliği hayaliyle yaşayan ve arkasında sürgün, tabutluk, hapis ve çile dolu bir  hayat hikayesi bırakan Türkeş, sağlığında Sovyetler birliğinin dağıldığını ve Türk Cumhuriyetlerinin kurulduğunu görme mutluluğuna erişmiştir.

Kişilerin,  aydınların, sanatkarların ve liderlerin olduğu gibi, milletlerin de hayalleri ve hikayeleri vardır.

Muhteşem bir başarı hikayesi olan Türk Milletinin,  elbette hayali de muhteşem olacaktır.

Bu hayal; Atatürk’ün emaneti Türkiye Cumhuriyetini güçlü ve müreffeh bir ülke yaparak, Türk cumhuriyetleri ve  topluluklarının ortak hareket etmesini, ortak siyasi ve ekonomik  kararlar almasını sağlayacak “Türk Birliği”ni tesis etmektir.

Başta ifade ettiğim gibi; hayalin kadar varsın, hayalin kadar büyük, hayalin kadar güçlüsün.

@kpınar 220121

ETİKETLER:
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.