
Yöremizde yaşlıların sık sık çağırdığı bir Kayabaşı Havası vardır. Bu uzun havanın hikayesini yaşlılar şöyle anlatmaktadır.
Bir zamanlar Mut’un Gençali köyünde develeri, koyun ve keçi sürüleri çok olan zengin bir aşiret beyi ve bu beyin uzun saçlı, 12 belikli, fidan boylu, gök öncekli, al yanaklı ve al edikli güzel bir de kızı varmış. Bu bey yazın yaylaya göçer, kışın da sahile dönermiş. Başka bir obadan da yakışıklı karayağız bir delikanlı, bu güzel aşiret kızına aşık olmuş. Oğlanın gönderdiği dünürleri geri çeviren aşiret beyi, kızı oğlana vermeyip umudu kestirmiş. Aslında kız da oğlana vurgunmuş. Gönül ferman dinler mi? Oğlan yanmış, tutuşmuş kıza, sevmiş onu delicesine. Kızın mensup olduğu aşiret, alabahar yaylaya göçmüş, kız gider de oğlan kalır mı seyilde? O da almış sazını, düşmüş sevdiğinin peşine. Kızın geçtiği dağa, taşa, gölgelendiği ağaca, konduğu yurda, çıktığı yokuşa, gezdiği düze ve su içtiği pınara sormuş on iki belikli yavuklusunu.
Bu iki aşık dünyada birbirine kavuştu mu, kavuşmadı mı bilemiyoruz. Ama onların ölümsüz aşkı, Mut’un Gençali köylülerinin dudaklarında hâlâ tazeliğini korumakta, yöremizin bu güzel türküsü, dillerde terennüm edilmektedir.
İşte Türkümüz:
Başına bağlamış bir incecik bürüncek
Aklım hayran oldu ben o yari görüncek
Yokuş başından geri aşağı dönüncek
Günden yana perde yapmış zülfünü.
Yine boranlandı dağların başı
Akıttım gözümden kanılen yaşı
Sana derim sana Kargıcakın Kız Taşı
Nazlı yarim geçmedi mi buradan.
Düz Ağaç dedikleri bir yaman yazı
İçinde eğleşir bir körpe kuzu
Sana derim sana Dandının düzü
Nazlı yarim geçmedi mi buradan.
Ulamanın suyu soğuktur içilmez
Öküz Sulağı coşkundur geçilmez
Bizim yaylada güzel çoktur seçilmez
Nazlı yarim geçmedi mi buradan.
Bizim elin yaylası da daşlı gayalı
Gayası da birbirine dayalı
Önü gök öncekli arkası tülün mayalı
On iki belikli bir güzel geçmedi mi buradan.
Şiirde geçen coğrafî isimler Gançali köyü ile yaylası arasında geçmektedir.
Dandı Düzü: Gençali yaylasında bir düzlük.
Düz Ağaç: Adı geçen yaylada bir semt. Kargıcak’tan sonraki mevki.
Kargıcak: Yörede aynı adı taşıyan bir çok yer olmakla beraber mevzu olan Kargıcak, aynı yörede kamışlı, sulak bir yerdir.
Kıztaşı: Kargıcak denilen semtte hakkında efsane anlatılan bir taştır.
Öküz Sulağı: Ulama yaylası ile Dağpazarı köyü arasında bir pınar.
Yokuşbaşı: Aynı yaylaya giderken çıkılan dik bir yokuştan sonra gelen geniş düzlük.
NOT: Bu derleme Süray VURAL tarafından yapılmış ve İçel Kültürü 1, (9), Eylül 1989, s. 18. de yayınlanmıştır. Kendisine bu çalışmasından dolayı şükranlarımı sunarım.
Kaynak: Saffet Öztürk