DOLAR
44,6144
EURO
52,4639
ALTIN
6.812,73
BIST
14.073,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
18°C
Mersin
18°C
Az Bulutlu
Pazar Parçalı Bulutlu
17°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
19°C
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Çok Bulutlu
23°C

Seval KADIOĞLU

HAYATA VE İNSANA DAİR

    BUGÜNÜN GERÇEĞİ, TOPLUMUN GELECEĞİ… İYİ OLMA TERCİHİ

    Değerlerimizi kaybediyoruz… Peki biz bu durum için ne yapıyoruz “Sürekli eskiden böyle miydi?” nidalarını yükseltmekten başka?

    Günümüzde popüler kültür etkisinde kalarak bilinçsizce her şeyi tüketen ve her şeyi normalleştiren biz yetişkinler “ahlak” kelimesini de işimize geldiği gibi yorumlamıyor muyuz sizce?

    Bizim toplumumuz değil miydi yangın zamanında bir kesim canla başla destek olmak için çırpınırken aynı toplumdan bazı kişiler ise 5 liralık malı 15 liraya satan. Nasılsa yangın için ihtiyaç olan malzemeleri  birileri alacak değil mi?

    Bizim toplumumuz değil miydi deprem zamanında sağlam kalabilen konutlar için kira bedelini kat ve kat üstüne çıkaran?

    Bizim toplumumuz değil mi daha fazla kar marjı için inşaattan malzemeden çalan, sütün içine su karıştıran ve sayılabilecek binlercesi…

    Ahlaklı olmanın öneminden bahsedip, başkalarının yaptığı davranışları “ahlaksızlık” adı altında eleştirip kendisinin yaptığı her şeyi ise mantığa bürüyen büyük bir kitle yok mu toplumumuzda?

    Okullarda bu kadar değerler eğitimi verilmeye çalışılıp değerlerimiz yönünde çocuklarımıza olumlu yönde bir kazanım sağlayamamak sizce de çok ironik değil mi?

    Oysa ki biz daha okul öncesi dönemden itibaren verilen eğitimlerde büyüklere saygı göstermenin, küçükleri korumanının, doğruluğun, dürüstlüğün önemini vurgulamadık mı? Peki biz bu cendereye neden düştük? İşte bu noktada aileler devreye giriyor. Çocuklarımıza dürüstlüğün öneminden ahlaklı olmanın öneminden bahsedip, biz kar marjı için her şeyi normalleştirirsek, yalanı normalleştirirsek gelinen noktanın bu olması kaçınılmaz.

    Hiç etrafınızda yok mu birilerinin bir şeyleri eleştirdiği, ama belli bir makama geldiğinde eleştirdiği şeyleri normalleştirdiği ve bir sorun olarak görmediğini belirten?

    İnandıklarının aksine iki yüzlü davranmaya çalışmak bir tercih meselesi değil mi sizce de? İyi ya da kötü olmak.

    Ahlak bir toplumun temelidir ve toplumun sağlıklı gelişmesini sağlayan bir faktördür. Bu yüzdendir ki tam da şu an da bizi var ettiğini varsaydığımız toplumsal değerlerimiz acımasızca derinden sarsılıyor. Sosyal ilişkilerimizde, yaptığımız işlerde bizler dürüstlükten, doğrudan, olması gerekenden, inandığımız değerlerden uzaklaştıkça bu toplumun krizleri de maalesef bitmeyecek.

    Şu an ekonomik olarak büyük bir krizden geçsek de geçmişe baktığımızda her inişin bir çıkışı olduğunu görüyoruz. Ekonomi elbette düzelecek. Peki ya toplum…

    Toplumda ciddi bir ahlaki çöküntünün eşiğindeyiz. Buna dur diyecek müdahale edecek biz ebeveynleriz!!! Söylediklerimiz ile davranışlarımız da tutarlı olduğunda belli değerleri çocuklarımıza kazandırabileceğimizi altın harflerle zihnimize kazıyalım.

    Derin bir “oh!” çekerek geride kalan kötü günlerin üzerini sımsıkı örtebileceğimiz huzurlu günlere ulaşmak dileğiyle…

    Yazarın Diğer Yazıları