DOLAR
45,1849
EURO
53,0440
ALTIN
6.714,35
BIST
14.443,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
23°C
Mersin
23°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
23°C
Cumartesi Yağmurlu
21°C
Pazar Hafif Yağmurlu
20°C

Seval KADIOĞLU

HAYATA VE İNSANA DAİR

    SESSİZ ÇIĞLIKLARIMIZ İLE GÜRÜLTÜNÜN İÇİNDEYİZ…

    Sessiz çığlıkların gürültüsünde nefes almaya çalışıyoruz. Zor ki ne zor günler dedirtecek bir tüneldeyiz. Yaşananları anlamlandırmaya, ifade etmeye yetecek hiçbir kelime yok. Olamaz da…  Suyun üzerinde kalmaya çalışıyoruz adeta çırpınıyoruz boğulmamak için …

    Zifiri karanlıkta suçlu arıyoruz.  Tüm bu olanlara kim sebep oldu sorusu zihnimizde yankılanıyor. Ama birçoğumuz biliyoruz ki bu bir anda olmadı. Evin duvarlarına sızan bir nem gibi yavaş yavaş sinsice şiddet evlerimizde yer edindi.

    Uygun olmayan programları eleştirdik ama seyretmeye devam ettik. Seyredenleri alkışladık. Teknoloji bağımlılığından dert yanıp, bilgisayar oyunlarını eleştirip çocuklara ilk fırsatta oynamaları için imkan sunduk. Çocuk bakıcısıymış gibi çocukları ekranlara teslim ettik.

    Bilinçli kullanıcı olmayı öğretemedik. Öğretme çabamız da olmadı…  Birçok şeyi eleştirdik. Ama sadece eleştirdik. Ama kendimiz olumsuz rol model olmayı bırakmadık. Başkaları yapamaz ama biz yapabiliriz dedik.

    Şiddeti bizler meşrulaştırdık. Bir gruba ait olmak uğruna, birilerine yaranmak uğruna şiddete alkış tuttuk.

    Birçok şeye biz müsaade ettik. Şiddet dilini biz normalleştirdik.

    Okullarımız eğitim ve öğretimin olduğu yerken; veliler, sen çocuğuma ahlak dersi veremezsin dersini anlat geç dediği zaman biz kaybettik. Okul demek Matematik, Türkçe, Fen bilgisinin öğretildiği yer değil sadece. Orası aynı zamanda bir eğitim yeri. Saygıyı, ahlakı, doğruluğu, toplumsal kuralları aileden sonra öğreneceği yerdir okullar. Ama bizler çocuğunu uyaran öğretmeni cezalandırmayı, eleştirmeyi tercih ettik. Okulu derslerden ibaret sandık.

    Ahlaklı bir birey olsun, şükreden bir birey olsun, dini bütün bireyler olsunlar diye dualar ezberlettik. Evet sadece ezberlettik. Duaların anlamından bi haber bireyler yetiştirdik. Kur’an-ı Kerim’in Alak Suresi’nin ilk ayeti olan ve ayrıca Hz. Muhammed’e gelen ilk vahiy “Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku.”’dur. Ama bizler okumak yerine gerçekliğin yerine geçen gölgelere daldık. Yavaş yavaş kalbimizin ritmini kaybettik… Ne olduğunu anlayamadan birçok şeye alkış tuttuk. Birçok şey meşrulaştı… En kötüsü de alıştık birçok şeye…

    Merhamet, sevgi, saygı hatırlanması zor, bulunması zor birer olgu haline geldi. Sessiz çığlıklarımız ile gürültünün içindeyiz.

    Birilerinin bizim neye dönüşeceğimizi fısıldamasına dur deme zamanı! Sevgiyle, bilgiyle güçleneceğimiz, merhamet ile yeşereceğimiz günlere…

    Yazarın Diğer Yazıları
    Yorumlar

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.