DOLAR
13,4540
EURO
15,3752
ALTIN
787,09
BIST
2.085,76
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Yağmurlu
8°C
Mersin
8°C
Yağmurlu
Salı Hafif Yağmurlu
7°C
Çarşamba Açık
8°C
Perşembe Az Bulutlu
9°C
Cuma Hafif Yağmurlu
9°C

Mutlu İnekler Mutlu Sütler

Günlük yaşamımız içinde yolda sokakta konuşmuş olduğumuz dilimiz, dinleyip duyanlarca yerine göre öylesine iki ayrı uca çekilip yorumlanabiliyor ki ortaya çıkarılan sonuçlar, kendi içimizden geçenlere göre iyiye de yorulabilir kötüye de yorulabilir duruma düşüyor, diyerek önce kendi attığımız bu başlıkla ilgili önlemimizi almış olalım… Evet, Mutlu yada Mut’lu İnekler, mutlu yada Mut’lu Sütler diyerek bir başlık atalım dedik… Siz bu başlığı iyiye yada kötüye yormadan önce konuya giriş yapalım da kaygı duyulacak değil, gerçekte çok parlak bir düşünceden söz edişimizi şöyle bir açalım, açıklayalım izninizle…

Biliyorsunuz son bir kaç yıldır ‘sıfır atık’ konusu özellikle ulusal ölçekte önemli bir yan gündem olarak korunup tutuluyor… Ülkemizde biraz toplumsal yapımızdan dolayı olsa gerek, kamu eliyle bir girişim başlatılmadıktan sonra o konunun toplum içinde ilerlemesi çok sağlıklı olamıyor… İşte bu bağlamda gündeme alınan geri dönüşüm konusu ile ilgili güzel bir uyanışın gerçekleşecek olması, tüm ülkemiz değerleri açısından yöremiz adlandırması ile ”yoyulacak” ne varsa bilinçsiz tüketimin önüne geçmeyi amaçlıyor…

Ulusal düzenimizi oluşturan tüm kamu kurumları, geri dönüştürülebilir atıklar konusunda son iki yıldır belli bir düzen içine alınmış olup, yapılan çalışmanın işlerliği ile sağlıklı ilerleyişi, çevrimiçi ağ üzerinden kullanılan uygulama ile sürekli izlenir duruma getirilmiştir… Ancak toplumun, kendi evleri ile iş yerlerinde, yapılmakta olan bu çalışmalara eşlik edip bireysel olarak da geri dönüşüm uygulamasına katılım sağlaması, ileri uygar toplumlarda gönüllü bir duyarlılıkla sürdürülebilir bir tutumdur… Ne denli özenti olmamak adına bunu yazmak istemesek de özellikle batı ülkelerinde, evlerde kullanıldıktan sonra çöpe atılmayıp daha sonra geri dönüşüm kutularına bırakılmak üzere torbalarda saklanıp biriktirilen kağıt, cam, plastik, metal türü atık içerikler için, sokakların belirli yerlerine konumlandırılan geri dönüşüm toplama alanlarının çok iyi işe yaradığını biliyoruz…

Önümüzdeki yılları içine alacak olan süreçte, geri dönüşüm ile katı atık uygulamaları konusunda sağlanan kamu düzenine, toplumsal yapıyı birey birey oluşturan kendimizin de özel yaşamımızla katılımımızı diliyor, sonucun başarıma ulaşması için ise bu katılımın kesinlikle gerekli olduğunu düşünüyoruz…

Şimdi size bu konuyla Mut’un ne ilgisi var onu açıklayalım…

Türkiye, yıl boyu tüm aylara yayılan, tarımsal üretimin çok olduğu, yeryüzündeki sayılı ülkelerden birisidir… Tarımsal üretimimize bağlı, doğal olarak yeme içme geleneği açısından da yine tüm ülkeler arasında oldukça iyi bir konumdayız… Tarımsal üretimimiz ile birlikte gelen tüm bu bolluk ise yeme içme alanı konusunda bizi varlıklı bir ‘atık üreticisi’ durumuna getiriyor…

Öyleyse yeme içme alanı konusunda varlıklı bir ‘atık üreticisi’ olmanın ne demek olduğu üzerine artık eğilmeliyiz… Evet, kısaca açıklamak gerekirse sözünü ettiğimiz bu konu, evlerimizdeki çöp kutularının meyve sebze kabukları ile yemek atıklarıyla dolup taşması, ne yazık ki bunların da değerlendirilmeden doğrudan sokaktaki çöp kutularına atılması sorunumuz…

Özellikle yaz aylarında yenilen kavun karpuz kabuklarının, bir kaç gün boyunca evlerimizde yer alan soğutucuların içinde torba yada kaplarda saklanıp biriktirilerek daha sonra inek, koyun, keçi besleyen süt üreticilerimize taşınıp ulaştırılması konusu, ülkemizde yem giderlerinin düşmesine, süt verimliliğinin artmasına, süt ile birlikte tereyağı, yoğurt ve peynirin tadının da güzelleşmesine büyük katkı sağlayacaktır… İlk bakışta önemsiz, gereksiz yada toplumun uğraşmak istemeyeceği düşünülebilecek bu yeme-atık geri dönüşüm konusu duyarlılığının, gerçekte ülkemizin geleceğini sağlık açısından kurtarabilecek çok önemli bir girişim olacağını şimdiden öngördüğümüzü, bunun da başlangıç yerinin kesinlikle Mut olması gerektiğini söyleyelim… İyi de neden ?

Çünkü kapalı ortamlarda, sağlık açısından yetersiz, doğal olmayan yemlerle yine kendi doğal ortamlarından uzak yetiştirilip yaşamak durumunda bırakılan mutsuz ineklerden, koyunlardan, keçilerden ‘mutsuz süt’ alınmaktayken, evlerimizde onlar için biriktireceğimiz yeme-atıkların onların doğal beslenmesine yardımcı olacağını, doğal besinler yiyen bu yaşam arkadaşlarımızın da bize ‘mutlu sütler’ vereceğini şöyle bir düşünün…

Mutsuz inekler mutsuz sütlerden mutlu inekler mutlu sütlere başarı öyküsünün başlatılacağı yer işte bu yüzden Mut olmalıdır…

Yurdumuzda ulusal ölçekte kamu kurumları eliyle başlatılıp sonrasında ise toplumsal yaşamın tüm alanlarında yayılması beklenen geri dönüşüm ile evsel atıkların değerlendirilmesi alışkanlığı konusuna Mut’un sözünü ettiğimiz açıdan bir başlangıçla eklenmesi, yine bu başlangıca ulusal ölçekte yerli üretimin öncülerinden olan Vestel yada Arçelik gibi kuruluşların girişim ortağı olarak çağırılması aşaması için Mut’ta konuşlu yerel kuruluşların konuya katılması çok önemli bir yer tutacaktır…

Ulusal-uluslararası ölçekli dayanıklı tüketim aygıtları üreticisi olan Vestel yada Arçelik gibi yerli kuruluşlarımız ile yapılacak olan bilgi-görüş alışverişi süreçleri sonucunda; güç tüketimi az olacak ev içi için yada güneşten güç alan sokakta konuşlu soğutucu aygıtların üretiminin yapılıp, bu aygıtlar içinde evsel yeme-atıklarının sararıp solmadan sağlıklı bir biçimde saklanması, yine benzer soğutucu özellikte geliştirilecek taşıyıcı araçlarla bu yeme-atıkların süt ürünleri elde ettiğimiz yaşam arkadaşlarımız olan inek, koyun, keçilerin yaşam alanlarına ulaştırılması çalışması bir bütün olarak tüm yeryüzüne örnek gösterilecektir…

İsterseniz bu konuyla ilgili bireysel başlangıcı kendi evinizdeki buzdolabınızda yeme-atıklarınızı kutu yada torbalara koyup biriktirerek, ardından da atıklar biriktikçe süt aldığınız komşunuza bunları götürerek deneyimleyebileceğiniz bu çalışma, kurumsal düzeye getirildiğinde bir başarı öyküsüne dönüşecektir… Bu girişim, bir yandan gerçekten doğal beslenip mutlu olan mutlu süt elde edilen yaşam arkadaşlarımızı bize kazandırırken diğer yandan mutlu sütten elde edilecek ürünlerle yalnız ülkemizde değil uluslararası ölçekte de Mut’u çok önemli bir yere taşıyacaktır…

Ne dersiniz, bu konu üzerine sizin de kafa yorup düşünce geliştirebileceğiniz bir ayrıntı yok mu?

Aytaç Kurtuba

Yazarın Diğer Yazıları
“masaustu
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.