DOLAR
46,6255
EURO
53,1127
ALTIN
6.130,13
BIST
14.274,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Parçalı Bulutlu
30°C
Mersin
30°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
29°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Pazar Açık
30°C
Pazartesi Açık
30°C

Meryem UYSAL

BİLLURİ

EMEKLİLİĞE DAİR

Emeklilik ihtimali, emekliliği hak kazanmadan çok önce gündemime girmişti. İş yerinde ufak bir zorluk çıksa aklıma emekli olmak geliyordu. Zira hayatıma ”ya hep ya hiç” durumu hakimdi. Bir şey ya çok iyi olacak ya da hiç olmayacaktı. Derslerim ya çok güzel olacak ya da derse girmeyecektim. İlişkiler ya sonuna kadar samimi olacak ya da görüşülmeyecekti. Hayat elbette böylesi bir şey değildi.

Genelde bu yapımı en yakın arkadaşım Prof. Dr. Serpil Önder’in desteğiyle yeniyordum. Fikir alışverişi yapıyorduk ve sonuçta ben olaylarda orta yolu bulmayı yeğliyordum. Emeklilik meselesinde de böyle oldu. Düşüncesinin başlamasından yaklaşık on yıl sonra emekli oldum. Bu ertelemede en büyük pay Serpil hanımın idi. Ancak bu on yıl içinde diyabet olmuştum ve bu hastalık fiziksel performansımı çok düşürmüştü. Araba kullanmış olsaydım sanırım bir süre daha çalışırdım. Zira bazı huzursuzluklarımız olsa da okulu, arkadaşlarımı ve öğrencilerle birlikte olmayı seviyordum. Serpil hanımdan ayrılmayı da elbette istemezdim. Kafa dengi arkadaşlık gerçekten insana bulunmaz bir destek.

Yan etkileri göz ardı edersek emekli olmamdaki en büyük etken diyabet ve ulaşım zorluğu idi.

Sınıfı ve öğrencileri özlemekle beraber şu an halimden çok memnunum. Kendime yeterken emeklilik nasip oldu diye. Kimse hasta olmayı beklemesin bence.

Tek üzüntüm 2 yüksek lisans ve 1 doktora öğrencimin tezlerinin sonraya kalması idi. Neyse onları da kazasız belasız sonlandırdık. Emeklilik sonrası çok sevdiğim öğrencilerimin tezlerini başarı ile bitirmeleri beni en çok sevindiren konuydu. Elbette kimsenin mağdur olmasını istemeyiz. Tezlerin tesliminden sonra derin bir nefes aldım. Asıl emekliliğim bundan sonradır. Özellikle mastır ve doktora öğrencilerimiz evlatlarımız gibidir.

Yaklaşık 5 yıldır emekliyim. Bu esnada bir kişi hariç önceki gibi saygı ve sevgi gördüm arkadaşlarımdan. Çok yorgun ve hasta olduğum bir gün Kampüse gitmek zorunda kalmıştım. Çıkışta o kişiden beni eve bırakmasını rica ettim. Duyumsamazlığa getirdi. Ben çalışırken hali böyle değildi.

Yaşlandıkça kemikler gibi kalp de incelirmiş. Yaş alanlara hele rahatsız iseler itinalı davranmak gerekir.

Onlar en çok saygı bekler. Ben büyüklere her zaman çok saygılıydım. Hele hocalarıma…

Belki bunun için açıldı tüm kapılar sonuna kadar…

İyisiyle kötüsüyle hepsi geride kaldı. Şanslıydım hocalarım, idarecilerim beni sevip kolladılar.

İki asistanım oldu. Her ikisi de pırıl pırıl, güzel ahlaklı, yetenekli ve herkesçe sevilen insanlardı.

Dünyanın en iyi bölüm başkanına sahiptik. Kendisinin sayesinde uzun süre kardeşlik ortamında çalıştık. En yakın arkadaşımla aramızda sadece birkaç oda vardı. Diğer bölümlerde de çok değerli arkadaşlarımız mevcuttu ve gerek sosyal gerekse bilimsel olarak ortak davranışlar içindeydik.

Fakülte içinde sevildiğimi hep hissettim. Benim de kimseye karşı en ufak kötü bir düşüncem olmamıştır. Her zaman belli bir uyum içindeydik. Evet şanslıydım…

Nasip eden Allah’a şükürler olsun.

Bu günleri de dolu dolu ve verimli geçirmeyi lütfetsin Rabbim.

Herkese sağlıklı emeklilikler dilerim.

 

Aşağıdaki şiir emeklilik günlerimi çok güzel ifade etmektedir:

PENCEREDEN BAKINCA

Sabah ezanıyla başlar

Bizim sokakta hayat

Bak yaşlı bir adam

Almış simit tezgahını

Telaşlı adımlarla ilerliyor

Her gün ama her gün aynı saat

Tıpkı aşağıdaki börekçi kız gibi

 

Esnafların bir kısmı erkenci bir kısmı geç

Öğrenci ve memurlar ise daha stabil

Şu hanım temizliğe gidiyor belli

Saat yedi elli

En geç sekiz onların işe başlama vakti

 

İnsandan çok servis var caddede

Sitelerin önünde birkaç çocuk ve anne

Herkes telaş içinde

Kolay değil bu hengâme

 

Ben emekliliği çok sevdim

Allah’ım müteşekkirim

Devamlı eyle sıhhatimi ki

Sevdiğin ve sevdiğim işlerle ilgilenebileyim.

BİLLURİ

Meryem UYSAL

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.